ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Fon krizinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi değerlendiriliyor
Gündem

Fon krizinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi değerlendiriliyor

Fon krizinde mağdur yatırımcıların ana paralarının nasıl ödeneceği tartışılırken, 1 milyon liraya kadar olan tutarların önceliklendirilmesi değerlendiriliyor. Yetkililer ayrıca paraların yurt içinde ve dışında ne amaçla kullanıldığını ve hangi ülkelere götürüldüğünü belirlemek için çalışma yürütüyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 1 Ekim 2026 05:54·Güncelleme: 1 Ekim 2026 08:16·5 dk okumaBu haber 636 kez okundu
Fon krizinde yol haritası ne olacak?
Fon krizinde yol haritası ne olacak?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

John Rawls bundan yarım asır önce söylemiş bu sözü, çünkü kurumların yalnızca işlemesi yetmez; adil olduklarına da inanılması gerekir. Finans piyasaları için ise bunun adı güvendir. Bazen bir ekonomik krizi rakamlarla anlatmak kolaydır. Kaç fon tasfiye edildi? Kaç yatırımcı etkilendi? Ne kadar para içeride kaldı? Kim ne kadar kazandı, kim ne kadar kaybetti? Ama bazı krizlerin bilançosu Excel tablolarına sığmaz.

Sermaye Piyasası Kurulu’nun açıkladığı rakama yalnızca “yatırımcı” diye bakmayın. İçinde parasının değerini enflasyona karşı korumaya çalışan da var. Emekliliği için birikim yapan da. Birkaç bin lirasını değerlendirmek isteyen de. Milyonlarla yatırım yapan da. Ve şimdi hepsinin önünde aynı soru duruyor: Benim param ne olacak?

Fakat bence Türkiye’nin sorması gereken daha büyük bir soru var:“Bir finans krizinde kaybedilen yalnızca para mıdır? Yoksa asıl büyük kayıp, toplumun ‘aynı kurallar herkes için geçerli’ olduğuna dair inancının zedelenmesi midir?” MESELE 131 FONDAN İBARET DEĞİLÖnce hakkını teslim edelim. Devlet bu meseleye müdahale etti. Dolayısıyla ortada devletin seyirci kaldığı bir tablo yok. Ama mesele zaten burada bitmiyor.

Çünkü finans piyasalarında güven yalnızca kriz çıktıktan sonra yapılan müdahaleyle ölçülmez. Nereye gitsem herkesin gündeminde olan bu konuda akıllardaki sorular şunlar;- Kriz çıkmadan önce sistem ne kadar iyi çalışıyordu? - Riskler ne zaman görüldü? Kim gördü? Kim görmedi? - Kim hangi bilgiye ne zaman sahipti? - Piyasadaki herkes aynı bilgiye aynı anda ulaşabildi mi?

5 BİN LİRA İLE MİLYONLAR AYNI PİYASADAMeselenin beni en fazla düşündüren tarafı; maaşından artırdığı 5 bin lirayı, 100 bin lirayı, bir fonda değerlendiren vatandaş olduğunu düşünün. Diğer tarafta milyonlarca liralık pozisyon alabilecek yatırımcılar var. Bunda başlı başına yanlış hiçbir şey yok. Bir insanın zengin olması suç değildir. Büyük yatırım yapmak da ahlaki bir problem değildir.

Sermaye piyasasının varlık nedeni zaten tasarrufları yatırımla buluşturmaktır. Fakat;- İki yatırımcı arasındaki fark yalnızca sermaye miktarı olmaktan çıkıp bilgiye erişim farkına dönüşüyorsa, orada mesele değişir. - Sermaye piyasasının temelinde görünmeyen bir sözleşme vardır; Herkes aynı oyunu oynuyor. Riskler farklı olabilir. Para miktarı farklı olabilir. Bilgi, tecrübe, yatırım tercihi farklı olabilir.

Ama kural aynı olmalıdır. Bugün kamuoyunda asıl tartışılan nokta budur. ASIL MESELE: BİLGİFinans piyasalarının en değerli ürünü aslında para değildir. Bilgidir. Çünkü aynı hisseyi aynı dakika içinde alan iki kişiden biri diğerinin bilmediği kritik bir bilgiye sahipse, kâğıt üzerinde aynı piyasada olsalar bile gerçekte aynı oyunu oynamıyor olabilirler.

Bu nedenle gelişmiş sermaye piyasalarında “içeriden öğrenenlerin ticareti” meselesi bu kadar önemlidir. Ama konunun hukuktan önce gelen bir ahlak tarafı da var. Bir garson düşünün. Biriktirdiği az miktarda bir parayı fona koyuyor. Bir emekli düşünün. Yıllarca çalışmış, parasını enflasyona karşı korumaya çalışıyor. Bir de yüz milyonlarla işlem yapabilen yatırımcıyı düşünün. Servetlerinin eşit olması gerekmiyor.

Kazançlarının eşit olması da gerekmiyor. Ama bir şeylerinin eşit olması gerekiyor; “Oyunun kurallarının.” ÇÜNKÜ ENFLASYON İNSANI YATIRIMCI YAPIYORÜstelik bu tartışmayı Türkiye’nin ekonomik şartlarından bağımsız değerlendiremeyiz. TÜİK’in son açıklanan verisine göre Ağustos 2026 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31. 51. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 33.

79, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış ise yüzde 39. 77... Bu rakamlar bize başka bir şeyi anlatıyor. Türkiye’de insanlar yalnızca “daha çok para kazanmak” için yatırım yapmıyor. Bazen sadece parasının değerini koruyabilmek için yatırım yapmak zorunda hissediyor. Eskiden finans piyasasıyla hiç ilgilenmeyen insan bugün mevduatı, altını, borsayı, fonu öğreniyor.

Çünkü cebindeki paranın satın alma gücü eriyor. Bu nedenle küçük yatırımcının güveni artık dar bir sermaye piyasası meselesi değildir. Sosyal bir meseledir. CUMHURBAŞKANI KIZGIN VE KARARLICumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son açıklamaları önemli. Erdoğan, “Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur.

Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz” dedi. Bu sözlerin gerektirdiği standart aslında çok açık. Kim olursa olsun, hangi siyasi görüşten olursa olsun, kime yakın olursa olsun; aynı inceleme, şeffaflık ve hukuk uygulanacak. PEKİ O FOTOĞRAFIN SIRRI NE? Cumhurbaşkanı krizin başladığı ilk günden itibaren bu konudaki bakış açısını net bir biçimde ortaya koydu.

İlgililere neden bu durumun önceden tüm boyutları ile görülmediği sorusunu da net biçimde yöneltti. Edindiğim bilgilere göre, bir gün önce yapılan toplantıda kriz patlamadan çıkanların kim olduğunun bir an önce ortaya çıkarılması ve kendisinin bilgilendirilmesi talimatını verdi. Hangi partiden olursa olsun siyasetçi ya da bürokrat için kanun ne diyorsa o uygulanacak.

Bu kapsamda son bir ayda çıkanlar için inceleme yapılacak. Cumhurbaşkanı’nın bu konuda hem çok kararlı, hem de çok kızgın olduğu belirtiliyor. PARALAR NEREDE? Gerçekten fon mağduru olanların ana paralarının ödenmesi için de harekete geçildi. Şu anda üzerinde durulan modelde sadece ana paraların dikkate alınması değerlendiriliyor. Buna göre 1 milyon liraya kadar olan ana paralar öncelikli olarak ödenebilecek.

Eğer ana para 1 milyonun üzerinde ise, ilk etapta 1 milyon liraya kadar olan bölüm ödenebilecek. Oluşacak havuzda birikecek tutara göre de diğer ödemeler yapılacak. Ancak bu modelde henüz son nokta konulmadı. Bu kapsamda yurt içinde ve dışında paralarla ne alındığı, hangi ülke ya da ülkelere götürüldüğünü tespit için de çalışmalar başladı.

Ekonominin bir milli güvenlik meselesi olduğu vurgusu yapılan toplantıda yabancı yatırımcılara yönelik de güven çalışması üzerinde duruldu. SANDEL’İN SORDUĞU SORUHarvard Üniversitesi’nden Michael Sandel bir kitabında (What Money Can’t Buy: The Moral Limits of Markets) piyasa ekonomisi ile piyasa toplumu arasındaki farkı inceler.

Sandel, piyasanın yalnızca ekonomik faaliyetleri düzenleyen bir araç olmaktan çıkıp, toplumsal değerleri de belirlemeye başlamasını sorguluyor. Yani sorun insanların farklı miktarda paraya sahip olması değil. Sorun, paranın başka şeyleri de satın alabildiğine ilişkin toplumsal kanaatin oluşmasıdır; daha fazla bilgi, yakın erişim, farklı muamele, ayrıcalıklı kapı.

Bir toplumda bunların var olduğuna inanılması kurumlar açısından başlı başına bir güven problemidir. RAWLS OLSAYDI NEYE BAKARDI? Bir başka düşünür John Rawls’ın adalet teorisinde kritik kavramlardan biri adil fırsat eşitliğidir. Toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin varlığı tek başına adaletsizlik anlamına gelmez.

Kaynak: Hürriyet

09:48

Reyhanlı saldırısının Suriyeli faili yakalandı

09:45

KYK burs başvuru ekranı 2026-2027: KYK burs ve kredi başvuruları ne zaman? Gözler GSB duyurusunda

09:44

Mustafa Sandal: Herhangi bir fona dahlim olmadı

09:44

Kasımpaşa maçı öncesi... Okan Buruk'tan Rafael Leao kararı

09:41

El konulan varlıklar yatırımcıların alacakları için kullanılacak

09:41

"Çok güzel bir oyunculuk izledik"

09:40

Papa'dan alıntı yapan Vatikan Büyükelçisi Altun'dan dikkat çekici açıklamalar: 'Diplomasi ötekinin varlığını tanımaktır, onu dinlemektir'

TGC İklim Konferansı sona erdi: Çıkmazlar masaya yatırıldıGündem1 Eki 04:00

TGC’nin iklim konferansında Türkiye’nin politikaları ve COP rolü tartışıldı

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin konferansının ikinci gününde iklim politikaları, COP süreci ve Türkiye’nin uluslararası müzakerelerdeki rolü ele alındı. Oturumlarda gazeteciliğin sorumlulukları ile sürecin politik ve hukuki boyutları da değerlendirildi.
MİT Reyhanlı saldırısının failini yakaladıGündem1 Eki 09:33

MİT Reyhanlı saldırısının failini yakaladı

MİT, Reyhanlı’da 2013 yılında 53 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısının Suriyeli faillerinden Ömer el-Hatip’i, Avrupa’ya kaçmak üzereyken yakaladı.
‘Ver yetkiyi gör etkiyi!’Gündem1 Eki 04:00

“Ver yetkiyi, gör etkiyi” sloganının ardından hızlanan kararlar ve tartışmalı sonuçlar

AKP’nin 2018 seçimleri öncesinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne destek amacıyla kullandığı “Ver yetkiyi, gör etkiyi” sloganı, yetkinin tek kişide toplanmasıyla hızlı kararlar alınacağı vaadine dayanıyordu. Metin, bu sistemin ardından özgürlükler, ekonomi, kamu yönetimi ve denetim alanlarında yaşandığını öne sürdüğü sonuçları eleştiriyor.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri