Haber detayı
Haberin ayrıntıları
“Alıkara”da “cinli” bir komiser olan Deniz’e yaşam veren Halit Özgür Sarı, başrolünü bir adli psikoloğu canlandıran Miray Daner ile paylaştığı yapımı, meselğiyle ilgili aldığı kararların sonucu olarak ortaya çıkan ilk adım olarak tanımlıyor. TOD STUDIOS imzalı “Alıkara”, bribirinden çok farklı yaşamları olan iki insanın yolunun kesişme öyküsü. Ancak bu kesişme, ekranın alışıldık toz pembe akıcılığında yaşanmıyor.
Tam tersine biraz zorlama, biraz inat ve çokça sezgiyle kurulan bir hikâye bu. Ancak sezgiye eşlik eden ve kimi zaman onunla çatışan aklın da bu hikâyede yeri var... - Deniz; sertliği, korumacılığı, duygularını göstermekte zorlanması ve taşıdığı travmalarla doğduğu coğrafyanın izlerini güçlü biçimde taşıyor. Bu kadar çok yükü olan bir karakteri canlandırmak size nasıl yansıdı?
Bu tarz bir adamı canlandırırken insan ister istemez mental olarak yoruluyor. Keyifli bir yorgunluk tabi ki.. - Deniz, başlangıçta Işık’ın sesini duyurma çabasını “zengin kız şımarıklığı” olarak görüyor. İkisinin birbirini anlayabilmesi için kendi önyargılarını aşması gerekiyor. Sizce bu ilişki, Türkiye’de farklı hayatların ve kültürlerin birbirini anlamakta yaşadığı zorluğa da işaret ediyor mu?
Bence ilişkileriyle alakalı toplumsal bir mesaj verme kaygısı taşımıyoruz. Deniz ve Işık’ı güzel yapan şey bu. Biz sadece kendi hikâyemizi anlatıyoruz. - Deniz’in, bir yanda yöresel diğer yanda mesleğinin getirdiği daha resmi bir konuşma biçimi var. Bazen bu iki dil peş peşe bile karşımıza çıkıyor. Bu geçişleri çalışırken nasıl bir yöntem izlediniz? Kendim de doğulu olduğum için çok rahat bir süreçti.