Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Altötting her yıl 15 Ağustos’ta insan kaynıyor. Dev bazilikanın önündeki alanda iğne atsan yere düşmüyor. Çoğu insan uzak yoldan geliyor. Onlarca, kimi de yüzlerce kilometre öteden... İçlerinde bisikletleriyle Avusturya’dan, İsviçre’den gelmiş olanlar da var. Altın sarısı bir çadırın altında yaşlı başrahip binlerce insana günün önlemini anlatıyor.
Çevre köy ve kasabalardan Altötting’e akın etmiş yöresel, tarihi, dini giysili gruplar ona kulak kesilmiş. Kısa deri pantolonlu, keçe şapkalı erkekler, rengârenk elbiseleri yere kadar uzanan köylü kadınlar ellerini önlerine kavuşturmuş, başları eğik, boyunları bükük başrahibi dinliyor. Ardından Altötting’in tüm kilise çanları aynı anda çalmaya başlıyor. İlahiler sonsuz.
İnsanlar şöyle bir kımıldanıyor ve ağır ağır yürümeye başlıyor. En önde başrahip, rahipler, arkalarında yöresel politikacılar, değişik üniformalı, tarihi giysili erkekler, kadınlar ve “bayramlıkları”nı giymiş halk. MERYEM’İN MUCİZELERİ Büyük alana açılan dar sokaklardan insanlar akıyor. Ağır ağır yürüyorlar, başları önlerinde.
Sekizgen alanı çevreleyen kiliselerden yükselen çan sesleri kulakları sağır edecek neredeyse. Herkes suskun. Düşüncelerinde bambaşka bir dünyada insanlar. Dini alay upuzun, sanki boyu sonsuz bir yılan. Rahipler dualar mırıldanıyor, binler haç çıkarıp duaları tekrarlıyor. Katolikler “Meryem’in Göğe Yükselişi”ni kutluyor. Huzur içindeki insanlar kocaman alanı dolaşarak “Lütuf Kilisesi”ne gidiyor.