Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Türk-İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, konfederasyonun Ege Bölgesi’ndeki bir yıllık çalışmalarını, grev ve direniş süreçlerini, örgütlenme faaliyetlerini ve çalışma yaşamındaki sorunları değerlendirdi. Özel sektörde sendikal örgütlenmenin giderek zorlaştığını söyleyen Çakmak, “Sahadan ayrılmıyoruz. Performansımızı sahada sergilemeye, işçinin hakkını korumaya çalışıyoruz” dedi.
Türk-İş Ege Bölge Başkanlığı tarafından geleneksel olarak düzenlenen basın buluşmasının beşincisi gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Türk-İş Ege Bölge Başkanı Hayrettin Çakmak, konfederasyona bağlı sendikaların bölgede yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Konuşmasına Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın geçmiş dönem genel başkanlarından, Türkiye’nin ilk kadın sendika genel başkanı ve Cumhuriyet Gazetesi'nin unutulmaz yazarı Şükran Soner’i anarak başlayan Çakmak, “Çalışma hayatında bizlere ışık olan Şükran ablamızı rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun” dedi.
“ÇALIŞMA HAYATININ SORUNLARINI MASAYA YATIRDIK” Türk-İş’in son bir yılda Ege Bölgesi’nde yürüttüğü faaliyetleri anlatan Çakmak, Ankara’da Türk-İş Genel Merkezi’nde dört kez Başkanlar Kurulu toplantısına katıldıklarını söyledi. Çakmak, “Çalışma hayatıyla ilgili gelişmeleri değerlendirdik. Genel merkezimizin düzenlediği iki eğitim programında bölgemizi temsil ettik.
İzmir’de ise altı Başkanlar Kurulu toplantısı gerçekleştirdik ve çalışma hayatındaki güncel sorunlarımızı masaya yatırdık” diye konuştu. İzmir’de kamu kurumları ve çalışma yaşamına ilişkin kurullarda da yer aldıklarını belirten Çakmak, İzmir Valiliği başkanlığındaki toplantılara dört kez, İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu toplantılarına ise altı kez katıldıklarını söyledi.
İŞKUR’un çalışma hayatına ilişkin eğitim seminerine katıldıklarını kaydeden Çakmak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından düzenlenen iş gücü piyasası toplantısında da panelist olarak görüşlerini aktardıklarını ifade etti.
“BÖLGEDE ÖRGÜTLÜ YAPIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ” Ege Bölge Başkanlığı’nın İzmir’in yanı sıra Uşak, Denizli, Manisa, Muğla, Aydın ve Soma’yı kapsadığını söyleyen Çakmak, Denizli’de il temsilciliğinde değişikliğe gittiklerini belirtti. Çakmak, “Denizli’de temsilcilerimiz, çalışanlarımız ve şube başkanlarımızla iki kez toplantı yaptık. Denizli sanayisinin bizim için çok kıymetli olduğunu kamuoyuyla paylaştık.
Uşak’ta da sanayinin büyümesiyle birlikte örgütlenme faaliyetlerimizin altyapısını güçlendirmek amacıyla toplantılar gerçekleştirdik” dedi. Konak ve Buca belediye başkanlarıyla da görüştüklerini söyleyen Çakmak, “Bu belediyelerde örgütlü yapımız var. İşçilerimizin sorunlarıyla ilgili temaslarda bulunduk” diye konuştu.
Çakmak, bir yıl içerisinde sekiz televizyon programına katıldıklarını, KESK ve DİSK başta olmak üzere çeşitli meslek ve emek örgütlerinin temsilcileriyle de bölgedeki çalışma yaşamına ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. TEMEL CONTA’DA 595 GÜNLÜK MÜCADELE Bölgedeki grev ve direnişlere ilişkin de konuşan Çakmak, Temel Conta işçilerinin 595 gün süren mücadelesine dikkat çekti.
Fabrikanın Kemalpaşa’dan Pancar Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınmasının ardından direniş çadırını da taşıdıklarını anlatan Çakmak, “595 gün boyunca çok zor koşullarda mücadele ettik. Çadırımızı kurduk, eylemlerimizi gerçekleştirdik. Davalar açıldı, tehditlerle karşılaştık. Sendikal haklara ilişkin davaları kazanmamıza rağmen işvereni masaya oturtamadık” dedi.
Sürecin alacak davasına dönüştürüldüğünü belirten Çakmak, “Yüksek Hakem Kurulu’ndan gelen kararların da uygulanmadığı noktalar var. Hukuki mücadelemizi bundan sonra da sürdüreceğiz” diye konuştu. TEKSTİL İŞÇİLERİNİN DİRENİŞİ SÜRÜYOR Tekstil sektöründe devam eden bir başka direnişin de yaklaşık 590 güne ulaştığını söyleyen Çakmak, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sürdüğünü belirtti.
Çakmak, “Direnişimiz devam ediyor ancak aynı zamanda toplu sözleşme süreci de masada sürüyor. Görüşmeler şu anda iyi gidiyor, arabuluculuk aşamasına geçildi. İnşallah bu mücadele de sonuçlanır, tekstil emekçileri haklarına ve toplu iş sözleşmelerine kavuşur” dedi.
“TURİZM SEKTÖRÜNDE İLK KEZ GREVE ÇIKTIK” Muğla’nın Bodrum ilçesinde turizm sektöründe önemli bir grev gerçekleştirdiklerini söyleyen Çakmak, işçilerin hakları için başlattığı mücadelenin 11 gün sonra anlaşmayla sonuçlandığını anlattı. Çakmak, “Muğla’da turizm sektöründe ilk kez böyle bir greve çıktık. Alanda bileşenlerimiz bizi yalnız bırakmadı. Kamuoyunu ve kolluk kuvvetlerini bilgilendirdik.
İşverenle ciddi bir mücadele yaşadık ancak 11 günün sonunda bütün haklarımızı alarak mücadelemizi zaferle sonuçlandırdık” diye konuştu. Çakmak, söz konusu süreçte TOLEYİS Sendikası’nın önemli bir örgütlenme başarısı ortaya koyduğunu söyledi.
“34 GÜN SONRA İŞÇİLER TEZGÂHLARINA DÖNDÜ” Bölgede gerçekleştirilen bir başka grevin ise bir holding grubuna bağlı işyerinde yaşandığını belirten Çakmak, toplu iş sözleşmesindeki anlaşmazlık nedeniyle greve çıktıklarını kaydetti. Çakmak, “Bir iki temel madde üzerinden greve çıkmıştık. Bayram sürecinin de araya girmesiyle grev 34 gün sürdü.
Sonunda toplu sözleşmemizi sonuçlandırdık ve arkadaşlarımız mutlu bir şekilde tezgâhlarının başına döndü” dedi. SOMA’DA 88 GÜNLÜK MÜCADELE Soma’daki maden ocakları ve termik santralde yaşanan sorunlara da değinen Çakmak, Soma Termik Santralı’nın yeniden faaliyete geçmesi için 88 gün boyunca mücadele ettiklerini söyledi. Çakmak, “Soma halkı, siyasi partiler ve bölgedeki tüm bileşenlerle birlikte hareket ettik.
El birliğiyle Soma Termik Santralı’nın yeniden açılmasına katkı sunduk. Bu mücadeleye destek veren herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu. EGE ÜNİVERSİTESİ’NDE İŞÇİLER ALACAKLARINI ALDI Ege Üniversitesi’nde Sağlık-İş Sendikası’nın işçilerin alacaklarına ilişkin eylem planı uyguladığını belirten Çakmak, yönetimle yapılan görüşmelerin ardından ücret alacaklarının ödendiğini söyledi.
Çakmak, “Basın açıklamaları ve eylemler gerçekleştirdik. Yönetimle yaptığımız görüşmeler sonucunda işçilerimizin alacaklarını aldık” dedi.
Yol-İş Sendikası’nın Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin, Ege Bölgesi’nde ise yaklaşık 300 üyesinin söz konusu güzergâhlarda çalıştığını belirterek, “Otoyollar sadece yol değildir; soframızdaki üründen üzerimizdeki giysiye kadar her şeyin maliyetini etkiler. Bu hatadan derhal vazgeçilsin” dedi.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika