ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Kültür
  3. Tsundoku: Kitap almaya yenilmenin ve sahaflarda sürpriz aramanın adı
Kültür

Tsundoku: Kitap almaya yenilmenin ve sahaflarda sürpriz aramanın adı

Japoncada kitapları satın alıp okumaya yetişemeden biriktirme alışkanlığına verilen tsundoku, kitapçıların ve sahafların çekiciliğiyle birlikte ele alınıyor. Metin, algoritmaların geçmiş tercihlerimizi izlediği dijital dünyaya karşı, raflarda tesadüfen bulunan kitapların okuru yeni düşüncelere ve gelecekteki haline taşıyabildiğini anlatıyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 26 Eylül 2026 04:00·Güncelleme: 26 Eylül 2026 04:29·4 dk okumaBu haber 790 kez okundu
Tsundoku: Kitaplara yenilme sanatı
Tsundoku: Kitaplara yenilme sanatı
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

The Economist dergisinin Eylül’ün ilk haftası yayınlanan sayısında bir kitapçıyı ya da sahafı iyi yapan özelliklere kafa yoran bir yazıya rastladım. Yazı, Amerikalı din adamı Henry Ward Beecher’ın yaklaşık bir buçuk asır önce söylediği hoş bir saptamayla, insan tabiatının hiçbir yerde bir kitapçıdaki kadar zayıf olmadığı deyişiyle açılıyordu.

Beecher, güzel bir yemek karşısında duyduğumuz iştahın bile, büyük bir kitapçının rafları arasında dolaşırken aklımızın bir köşesinde konuşan o doymaz kitap edinme arzusunun yanında pek masum kaldığını düşünmüş. Bu cümleyi okuyunca, yıllardır kitapçılardan taşıyabileceğimden fazla kitapla çıkmamın nihayet bilimsel olmasa da ahlaki bir mazeretini bulduğumu düşündüm.

Japonların benim yıllardır büyük bir disiplinle yaptığım, kitap alıp okumaya yetişemeden biriktirme işine bir isim bile verdiklerini sonradan öğrendim: Tsundoku. Kitapçıya çoğu zaman bir kitap almak için girer, üç beş kitapla çıkarız.

Bizi mutlu eden oraya girerken varlığından bile haberdar olmadığımız bir kitabın kapağına dokunmak, birkaç sayfasını karıştırmak ve ardından, evde okunmayı bekleyen onlarca kitabı hatırlatan aklımızla, “ama bunun bu baskısını bir daha nerede bulacaksın?” diye kulağımıza fısıldayan o karşı konulmaz ses arasındaki kısa hesaplaşmadan, koltuğumuzun altına sıkıştırdığımız kitapla galip ayrılmaktır.

The Economist dergisindeki yazıda Paris’te Notre-Dame’ın karşısındaki Shakespeare and Company ’nin geçmiş yüzyıllardan bugüne sızmış hissi veren havasından, Londra’daki Daunt Books ’un yukarıdan ışık alan güzel salonlarından ve Hatchards ’ın gıcırdayan döşemelerinden söz ediliyordu. Bana göre, bir kitapçının, özellikle de ikinci el satış yapan bir sahafın hafızamızda kalan asıl mimarisi, raflarının kendisidir.

İnternet kitapçılığı yüzünden kitapların artık gezilemeyen depolarda saklanması, kitapçı-severler için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Dijital siteler aradığımız kitabı birkaç saniye içinde bulup önümüze getirebiliyor; oysa bir sahafın rafları arasında dolaşmanın heyecanı, hangi yazarla, hangi kitapla, hatta hangi eski baskıyla karşılaşacağımızı önceden bilememekten geliyor.

Aklımızdaki kitabı rafta bulmak tabii ki güzel; asıl büyü ise aramadığımız, belki varlığından bile haberdar olmadığımız bir kitabın sırtını görüp elimizi uzattığımız o küçük tesadüfte saklı. Dijital sitelerin algoritmaları, daha önce satın aldığımız kitaplardan hareketle bundan sonra neleri sevebileceğimizi giderek daha isabetli tahmin ediyor. Ne var ki algoritmanın tanıdığı kişi, kaçınılmaz olarak geçmişteki biziz.

Sevdiğimiz yazarlardan, tıkladığımız kapaklardan, satın aldığımız kitaplardan yola çıkarak yarın da aynı okur olarak kalacağımızı varsayıyor. Oysa nazik, babacan ve meraklı bir sahaf, “Bak, elimde böyle bir şey de var,” diyerek uzattığı, adını daha önce hiç duymadığımız bir kitapla bizi geçmiş tercihlerimizin çizdiği çemberin dışına çıkarabiliyor.

Algoritma geçmişteki okur kimliğimize seslenirken, iyi bir sahaf henüz tanımadığımız, gelecekteki okur halimize bir kitap uzatır. Aynı şekilde, ünlü bir yazarın çok satanlar listesindeki son romanını pek çok yerde bulmak mümkündür. Marifet, o yazarın yirmi yıl önce yazdığı ve artık kimsenin vitrine koymadığı kitabının da o sahafta sizi bekliyor olması.

Dolayısıyla iyi bir sahaf, sayıca çok kitabın bulunduğu bir yerden ziyade, içeri girerken hangi sürprizlerle karşılaşacağımızı merak ettiğimiz, içimizi kıpır kıpır ettiren mekândır. Bir de yazarların sevdiği kitapçılar var.

San Francisco ’daki, Beat Kuşağı şairlerine yuva olmuş City Lights’ ın şair Lawrence Ferlinghetti tarafından kurulmuş olması, Shakespeare and Company ’nin tarihinin Ulysses ’i yayımlama cesaretini gösteren Sylvia Beach’e uzanması boşuna değildir.

Bizde de kim bilir kaç yazarın yolu Beyoğlu ve Kadıköy ’deki, Ankara’da Zafer Çarşısı ’ndaki sahaflardan geçmiş, o raflardan çekilip alınan kaç kitap henüz yazılmamış başka bir kitabın ilk cümlesine vesile olmuştur. Yazının başındaki Henry Ward Beecher haklıydı: İnsan tabiatının en zayıf olduğu yer gerçekten bir kitapçıysa, ben bu zayıflığımdan kurtulmak için çaba gösterdiğimi pek söyleyemem.

Bir kitap almak niyetiyle girip on bir kitapla çıktığım, eve dönerken çantamın ağırlığını ezilen omuzlarımda hissedip yine irademe yenildiğimi düşündüğüm çok oldu. Yine de yıllar sonra kütüphanemde o gün hiç aramadığım halde karşıma çıkan bir kitabı gördüğümde, kimin kime yenildiğinden artık o kadar emin olamıyorum. İyi bir kitapçıdan çıkarken biraz irademizi, biraz paramızı, biraz da zamanımızı içeride bırakıyoruz.

Yolculuğumuza beraber devam etme kararı aldığımız birkaç kitap ise henüz tanımadığımız hayatlara, düşüncelere ve hatta gelecekte dönüşeceğimiz insana açılan kapılar oluyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

05:30

26 Eylül 2026 AFAD ve Kandilli son depremler listesi

04:17

Ömer Koç: Avrupa’nın Gazze tutumu ahlaki inandırıcılığını yitirdi

04:00

Lacrima, haute couture gelinliğin ardındaki zanaatkârların emeğini sahneye taşıyor

04:00

Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı 2026-2030 yürürlüğe girdi

04:00

Osman Kaya, kamuda mobbingin kanunda tanımlanmasını istedi

04:00

Nasrettin Hoca ile Şvayk’ın mizah üzerinden ortaklığı

04:00

Pusula soruşturmasında İsviçre transferleri ve TLY fonundaki yükseliş sorgulanıyor

KREK VR’dan '35 Mayıs' seyirciyle buluşuyorKültür26 Eyl 00:04

KREK VR’ın “35 Mayıs” gösterimleri 3 Ekim’de Paribu Art’ta başlıyor

Berkun Oya’nın yazıp yönettiği “35 Mayıs”, 180 derece üç boyutlu sanal gerçeklik deneyimiyle yeni sezonda yeniden izleyiciyle buluşacak. Sekiz kişilik ve 45 dakika süren seanslar, 3 Ekim’in ardından ekim ayı boyunca belirli günlerde Paribu Art’ta düzenlenecek.
Gün boyu rahat hissetmek için karın şişliğini hafifleten ve sindirimi düzenleyen 3 doğal yöntemKültür25 Eyl 21:09

Karın şişliğini hafifletmek için rezene çayı, masaj ve su tüketimi

Karın şişliği ve gaz sıkışması, yanlış beslenme, yemek sırasında hava yutulması, hareketsizlik veya sindirim sisteminde biriken gazla ilişkilendiriliyor. Rezene ya da nane çayı içmek, karın bölgesine saat yönünde 5 dakika nazik masaj yapmak ve bol su tüketirken sakız ile pipetten kaçınmak rahatlama sağlayabilir.
Susan Sarandon kimdir, hangi filmlerde oynadı? Susan Sarandon neden gözaltın alındı?Kültür25 Eyl 21:27

Susan Sarandon, Netanyahu protestoları sırasında gözaltına alındı

Oscar ödüllü oyuncu Susan Sarandon, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulundaki konuşması nedeniyle düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alındı. 4 Ekim 1946 doğumlu Sarandon, Dead Man Walking ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ını kazandı ve Little Women, The Lovely Bones, Cloud Atlas ile Blue Beetle gibi yapımlarda rol aldı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri