Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde geliştirdiği insansız hava araçları ve otonom sistemlerle teknolojik kabiliyetlerini farklı alanlarda genişletirken, yerli ve milli çözümler yeni nesil harekât ihtiyaçlarına göre şekilleniyor.
İnsansız sistemlerde menzil, otonomi, elektronik harp ortamında görev yapabilme ve sahadaki kullanım esnekliği gibi başlıklarda geliştirilen teknolojiler, Türkiye’nin savunma alanındaki ürün yelpazesini de giderek çeşitlendiriyor. Bu alandaki çalışmalara yeni bir platform daha eklendi TOYCA-10E.
ÖZELLİKLERİ DİKKAT ÇEKTİBAYKAR destekli yeni nesil Türk savunma teknolojisi şirketi Skydagger tarafından geliştirilen elektrikli insansız hava aracı TOYCA-10E, 250 kilometrelik menzili ve 10 kilogramlık harp başlığı taşıma kapasitesiyle orta menzilli vuruş kabiliyeti sunarken, katapultla fırlatılabilmesi farklı arazi ve operasyon koşullarından göreve gönderilebiliyor.
Sistem ayrıca yüksek elektronik karıştırma koşullarında görevini sürdürebilmesi ve otonom uçuş özellikleriyle dikkat çekiyor. TOYCA-10E’nin öne çıkan özellikleri, Türkiye’nin insansız sistemlerde yalnızca platform sayısını artırmakla kalmayıp farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik yeni kabiliyetler geliştirdiği bir döneme işaret ediyor.
Skydagger Flight Planner üzerinden planlanan görevleri otonom şekilde gerçekleştirebilen platformun elektronik harp koşullarındaki görev sürekliliği ve 250 kilometrelik menzili, sistemin sahadaki kullanım seçeneklerini genişletiyor.
“ASIL EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ PİSTE İHTİYAÇ DUYMAMASI”TOYCA-10E’nin operasyonel anlamını ve savunma alanında oluşturabileceği imkanları değerlendiren Güvenlik ve Psikolojik Harp Uzmanı, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, sistemin en önemli özelliklerinden birinin herhangi bir piste ihtiyaç duymadan farklı arazi ve koşullardan göreve gönderilebilmesi olduğunu belirtti.
Başbuğ, TOYCA-10E’nin klasik anlamda bir pist altyapısına bağlı olmamasının sahadaki kullanım esnekliğini artırdığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:“TOYCA’nın asıl özelliği piste ihtiyaç duymaması. Bu ürün katapulttan atılıyor ve herhangi bir piste ihtiyaç duymuyor. Dolayısıyla herhangi bir arazide ve farklı koşullarda göreve hazır hale getirilebilmesi önemli bir avantaj.
10 kilogram ciddi bir harp başlığı, 250 kilometre ise ciddi bir mesafe. Bu özellikler bir araya geldiğinde sistemin sahada oluşturabileceği etki de oldukça önemli hale geliyor.” TOYCA-10E (Medium-Range Fixed-Wing)the new member of the team, just entered the game!
Range: 250 kmWarhead: 10 kgPropulsion: ElectricTake-off: Catapult Launch☑ Medium-Range Strike: Mission range of up to 250 km☑ 10 kg Warhead: 10 kg warhead capacity for operational… pic. twitter.
com/yjQfndFTrc— SKYDAGGER (@SkydaggerDrones) September 20, 2026“ELEKTRONİK HARBE KARŞI DAYANIKLILIK ÖNEMLİ BİR FARK YARATIYOR”Coşkun Başbuğ’un değerlendirmesinde TOYCA-10E’nin öne çıkan diğer unsuru ise elektronik harp ortamında görevini sürdürebilmesi oldu.
Modern harekât sahasında insansız sistemlerin yoğun elektronik karıştırma ve haberleşme kesintisiyle karşı karşıya kalabileceğine işaret eden Başbuğ, TOYCA-10E’nin otonom görev yapabilme kabiliyetinin bu açıdan önem taşıdığını söyledi.
Başbuğ, sistemin görevin önceden tanımlanmasının ardından katapultla fırlatılabilmesini ve görev sırasında karşılaşabileceği elektronik harp faaliyetlerinden bağımsız şekilde görevini sürdürebilmesinin operasyonel açıdan değer taşıdığını belirtti:“Diğer sistemlerde de benzer özellikleri olabilir ancak burada en önemli noktalardan biri elektronik harbe ve karıştırmalara karşı sahip olduğu kabiliyet.
Yapay zekâ ve otonom uçuş özellikleriyle bir görev yüklüyorsunuz, ardından sistemi katapulttan fırlatıyorsunuz. Bundan sonraki süreçte araç, karşılaşabileceği elektronik karıştırmalara rağmen görevini sürdürebilecek şekilde hareket ediyor. Hava koşullarına göre uçuşunu gerçekleştirebilmesi ve görevi otonom olarak sürdürebilmesi de önemli. Bunların tamamı her sistemde aynı şekilde bulunmayan özellikler.”
“250 KİLOMETRELİK MENZİL CİDDİ BİR DERİNLİK SAĞLIYOR”TOYCA-10E’nin 250 kilometrelik menzilinin de sistemin operasyonel kullanım alanını genişletebileceğini ifade eden Başbuğ, söz konusu menzilin etkin kullanılması halinde muharip birliklere daha uzak mesafelerden etki oluşturma imkânı sağlayabileceğini söyledi.
Başbuğ, özellikle pist bağımsızlığının MENZİL ve harp başlığı kapasitesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:“250 kilometre çok ciddi bir mesafe. Bu mesafenin etkin şekilde kullanılabilmesi, sistemin çok daha derin bir bölgede etki üretmesine imkân sağlayabilir. Bu da muharip birlik açısından önemli bir kolaylık anlamına geliyor.
Çünkü sistemin sadece belirli bir üs veya pistten kalkması gerekmiyor. Arazide uygun bir noktadan görevi verip koordinatları tanımlayarak fırlatabilmek, sahadaki kullanım seçeneklerini artırıyor.”
“SINIR HATTIYLA SINIRLI BİR KULLANIM ALANI YOK”TOYCA-10E’nin taşınabilir yapısının farklı operasyon bölgelerinde kullanım açısından avantaj sağlayabileceğini söyleyen Coşkun Başbuğ, sistemin portatif olması, gerekli görülen bölgeye taşınarak farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap verebilmesine imkân tanıdığının altını çizdi:“Her türlü saldırı tehdidine karşı bu araç kullanılabilir.
Bunun için hedef bölgenin mutlaka sınır ülkesi olması da gerekmiyor. Operasyonel olarak herhangi bir bölgeye gidildiğinde, sistemin portatif olması önemli bir avantaj sağlıyor. Gereken yere taşınabilmesi ve oradan görevlendirilebilmesi, kullanım alanını genişletiyor.”
Ancak TOYCA-10E’yi asıl öne çıkaran detaylar bununla sınırlı değil…
Kaynak: Hürriyet