ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Sağlık
  3. Okulun ilk günlerinde kaygıyı azaltan 6 kural
Sağlık

Okulun ilk günlerinde kaygıyı azaltan 6 kural

Uzun tatilin ardından başlayan okul süreci; yeni ortam, kurallar, sorumluluklar ve ebeveynden ayrılma nedeniyle çocuklarda kaygı, ağlama ya da huzursuzluk gibi tepkilere yol açabiliyor. Uzman Psikolog Deniz Mutlu, kısa ve tutarlı vedalaşma, güven duygusunu destekleme, dikkat sorunlarını gözlemleme ve çocukları kıyaslamama gibi yaklaşımların uyumu kolaylaştırabileceğini belirtiyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 8 Eylül 2026 10:14·Güncelleme: 8 Eylül 2026 10:35·5 dk okumaBu haber 478 kez okundu
Okulun ilk günlerinde kaygıyı azaltan 6 kural
Okulun ilk günlerinde kaygıyı azaltan 6 kural
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Uzun bir tatil döneminden sonra okullar açılıyor. Bu dönem çocuklar için yalnızca yeni bir eğitim döneminin başlangıcı değil; aynı zamanda hayatlarında önemli bir geçiş dönemi anlamına da geliyor. Yeni bir ortam, yeni kurallar, öğretmenler, arkadaşlar, artan akademik sorumluluklar ve ebeveynden ayrılma deneyimi, her yaş grubunda farklı şekillerde ortaya çıkıyor.

Ortaokula veya sınav ile girdikleri liseye başlayan çocuklar yeni bir okul düzenine alışmaya çalışırken, lise son sınıf öğrencileri de sınavlar ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle okulun ilk günlerinde ağlama, ayrılmak istememe, huzursuzluk, öfke, daha fazla anne-baba yakınlığı isteme ya da akademik baskı hissetme gibi tepkiler görülebiliyor. Çocuğun zihnindeki temel soru ise aslında “Ben burada güvende miyim, bu sürecin üstesinden gelebilir miyim?” oluyor. Ayrılığı çocuğun kaygısını artıran uzun bir vedalaşmaya dönüştürmek yerine, yaşına uygun, kısa, tutarlı ve güven veren bir yaklaşım oluşturmak, çocuğun süreci daha öngörülebilir hâle getirmesine yardımcı olabiliyor.

Psikoloji Bölümü’nden Uzm. Psk. Deniz Mutlu, okulun ilk günlerinde çocukların yaşadığı uyum sürecine ilişkin önemli önerilerde bulundu.

Elimi bırakıyorum ama sevgim hep seninle: Okul kapısında her gün aynı kısa cümleyle vedalaşmak, çocuk için küçük ama güçlü bir güven ritüeline dönüşebilmektedir. “Elimi bırakıyorum ama sevgim hep seninle” gibi bir cümle, çocuğa yalnızca o an ayrıldığını; ebeveyniyle arasındaki bağın ise devam ettiğini hatırlatmaya yardımcı olmaktadır. Bu tür bir vedalaşma ritüelinde önemli olan, kullanılan cümlenin uzunluğu değil, tutarlı ve öngörülebilir olmasıdır.

Her gün farklı açıklamalar yapmak, vedayı uzatmak ya da çocuğun ağlaması üzerine tekrar tekrar geri dönmek, ayrılık kaygısını artırabilmektedir. Buna karşılık kısa bir sarılma, aynı cümle ve kararlı bir vedalaşma, çocuğa “Burada güvendesin, ben geri geleceğim” mesajını vermektedir. İlk günlerde çocuk ağlayabilir, ebeveyninden ayrılmak istemeyebilir ya da sınıfa girmekte zorlanabilir. Bu davranışlar her zaman okula uyum sağlayamayacağı anlamına gelmemektedir.

Çocuğun yeni ortama alışabilmesi için zamana ihtiyaç duyabileceğini kabul etmek ve bu süreçte duygusunu küçümsemeden yanında olmak önem taşımaktadır. Çocuğun “Gitmek istemiyorum” demesi karşısında uzun açıklamalar yapmak yerine, duygusunu kabul eden ve güven veren bir yaklaşım tercih edilebilir: “Biliyorum, ayrılmak şu an zor geliyor. Ama sen güvendesin ve ben seni almaya geleceğim.” Böylece çocuğun kaygısını ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, kaygıyı yaşayabileceği ve bununla baş edebileceği mesajını vermek en önemlisidir.

Önce güven, sonra uyum: Okula güvenli bir şekilde bağlanmanın ilk adımı, çocuğun kendisinden beklenen davranışları hemen yerine getirmesini sağlamak değil, yeni ortamda kendisini güvende hissetmesine yardımcı olmaktır. Çocuk öğretmenine, sınıfına ve okul rutinine alıştıkça ayrılık kaygısı da çoğu zaman azalabilmektedir. Bu ilk uyum dönemi geride kalmaya başladığında ise ebeveynlerin dikkat etmesi gereken başka bir konu öne çıkmaktadır: Çocuğun okul performansını değerlendirirken yalnızca akademik sonuçlara değil, çocuğun gelişim sürecinin tamamına bakmak gerekmektedir.

Dikkati dağınık demeden önce gözlemleyin: Okulun ilk haftalarında ailelerin en sık dile getirdiği konulardan biri dikkat süresidir. “Dersi dinlemiyor”, “Etkinliği tamamlamıyor”, “Çabuk sıkılıyor” gibi gözlemler önemli olsa da tek başına bir dikkat problemi olduğu anlamına gelmemektedir. Özellikle okulun başlangıç döneminde yaşanan kaygı, uyku düzenindeki değişiklikler, yoğun ekran kullanımı, yeni ortama uyum süreci ve çocuğun gelişimsel özellikleri dikkat performansını etkileyebilmektedir. Bu nedenle geçici bir uyum güçlüğü ile süreklilik gösteren bir dikkat sorununu birbirinden ayırmak önem taşımaktadır.

İhtiyaç duyulduğunda yaşa uygun dikkat testleri ve psikolojik değerlendirmelerden yararlanılabilmektedir. Bu değerlendirmeler; çocuğun odaklanma, sürdürülebilir dikkat, yönerge takibi, dürtü kontrolü, çalışma hızı ve hata örüntüleri hakkında daha sistematik bilgi sağlayabilmektedir. Ancak hiçbir çocuk yalnızca bir test sonucuyla değerlendirilmemelidir. Aile görüşmesi, öğretmen gözlemleri ve çocuğun gelişim öyküsü de değerlendirme sürecinin önemli parçalarını oluşturmaktadır. Buradaki amaç çocuğa bir etiket koymak değil, ihtiyacını doğru anlamak ve gerekli desteği zamanında sunmaktır.

Dikkat becerileri desteklenebilir: Dikkatin sabit ve değişmez bir özellik olmadığı, çocuğun ihtiyacına uygun çalışmalarla dikkat becerilerinin desteklenebileceği bilinmelidir. Odaklanma, görsel ve işitsel dikkat, çalışma belleği, yönerge takibi, planlama ve dürtü kontrolü gibi beceriler uygun çalışmalarla geliştirilebilmektedir. Bu nedenle çocuğun okulun ilk dönemindeki performansını değerlendirirken “Yapabiliyor mu, yapamıyor mu?” sorusundan çok, “Neye ihtiyacı var ve bu beceriyi nasıl destekleyebiliriz?” sorusuna odaklanmak önem taşımaktadır.

Arkadaşın yapıyor, sen neden yapamıyorsun?” demeyin: Okula uyum sağlandıktan ve eğitim süreci ilerlemeye başladıktan sonra çocukların karşı karşıya kalabildiği en önemli risklerden biri de kıyaslanmaktır. Özellikle 1. sınıfta “Arkadaşı okumaya geçti”, “O daha uzun süre dikkatini veriyor”, “O daha güzel yazıyor” gibi ifadeler çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilmektedir. Oysa her çocuğun gelişim hızı, öğrenme biçimi ve güçlü olduğu alanlar farklıdır. Çocuğun başka çocuklara yetişmesi değil, kendi gelişim çizgisi içerisinde ilerlemesi önem taşımaktadır. Bu nedenle ebeveynlerin çocuğun eksiklerine odaklanmak yerine gösterdiği çabayı fark etmesi ve gelişimini kendi önceki performansıyla değerlendirmesi daha destekleyici bir yaklaşım olacaktır. “Daha önce yapamıyordun, şimdi bunu yapabiliyorsun” gibi ifadeler, çocuğun kendi gelişimini fark etmesine yardımcı olurken özgüvenini de desteklemektedir.

Okul başladıktan sonra ne zaman destek alınmalı: Okula uyum süreci ilerlemesine rağmen dikkat güçlükleri devam ediyor, çocuk yönergeleri takip etmekte sürekli zorlanıyor, başladığı işi tamamlamakta belirgin biçimde güçlük çekiyor veya bu durum okul performansını ve günlük yaşamını etkiliyorsa uzman değerlendirmesi yararlı olacaktır. Burada önemli olan çocuğu bir sorun üzerinden tanımlamak değil; davranışın altında yatan ihtiyacı anlamaktır. Erken dönemde yapılan doğru değerlendirmeler, çocuğun güçlü olduğu ve desteklenmesi gereken alanların daha erken fark edilmesini sağlayabilmektedir. Çocukların okula başlarken ihtiyacı olan şey mükemmel bir başlangıç değil; kendilerini güvende hissettikleri, hata yapabildikleri, duygularını ifade edebildikleri ve gerektiğinde destek alabildikleri bir başlangıçtır. Bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına verebileceği en güçlü mesajlardan biri ise şu olabilir: “Alışmak için zamanın var. Hata yapabilirsin. Ben sana güveniyorum.” Çünkü çocuk ilk okuldaki çantasını, ilk dersini ya da ilk ödevini yıllar sonra hatırlamayabilir. Ancak hayatının önemli bir döneminde kendisine güvenilip güvenilmediğini kolay kolay unutmaz.

Kaynak: Habertürk

11:45

Galatasaray'ın Sporting maçı kamp kadrosu belli oldu: Dört isim listede yer almadı

11:44

İtalya'da son 76 yılın en sıcak yaz mevsimi yaşandı

11:42

Diyarbakır’da oğluna 'Cristiano Ronaldo' adını verdi: Kimliğini gören şaşırıyor

11:41

Türk-İş'ten iktidara tepki: İşçi vergi altında eziliyor, otoyollar halkındır

11:40

PISA 2025 sonuçları açıklandı

11:39

1.20 faizli İlk Evim konut kredisi başvuruları başladı mı, ne zaman başlıyor? İlk Evim konut kredisi şartları neler?

11:39

Sunderland - Hull City maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Şifresiz mi?

Bakanlıktan okula dönüşte ailelere önerilerSağlık8 Eyl 10:50

Bakanlıktan okula dönüşte ailelere öneriler

Sağlık Bakanlığı, yaz tatilinin ardından çocuklar ve gençlerin okula dönüş sürecine uyum sağlamalarını kolaylaştırmak amacıyla ailelere yönelik önerilerde bulundu
Okula uyum sürecinde ailelere önemli uyarı: Bu belirtilere dikkatSağlık8 Eyl 10:33

Okula uyum sürecinde ailelere önemli uyarı: Bu belirtilere dikkat

Okula başlama; aileden ayrılma, yeni çevreye girme ve farklı kurallara uyum sağlama nedeniyle çocuklarda kaygıya yol açabilir. Okula gitmek istememe, yoğun ağlama, ayrılma güçlüğü, karın ağrısı, uyku sorunları ve içe kapanma gibi belirtiler izlenmeli; aileler sakin, sabırlı ve tutarlı davranarak süreci desteklemeli. Belirtiler yoğunlaşıp kalıcılaşırsa uzmana başvurulmalı.
İki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldıSağlık8 Eyl 09:29

İki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldı

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, aile sağlığı merkezlerinde son iki yılda 158 milyon kronik hastalık taraması yapıldığını ve 14 milyondan fazla erken teşhis konulduğunu açıkladı. Halk Sağlığı Haftası kapsamında diyabet, hipertansiyon, obezite, böbrek hastalığı, KOAH, inme ve kalp-damar hastalıklarında risk farkındalığı, düzenli izlem ve erken müdahalenin önemi vurgulanıyor.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri