Gürer Aykal piyanist Şahan Arzruni’yi anlatıyor
Önceki hafta New York’taki evinde maalesef ölü bulunan piyanist Şahan Arzruni’nin haberini geçen hafta vermiştim. Ermeni asıllı ve 1943 İstanbul doğumluydu.
Önceki hafta New York’taki evinde maalesef ölü bulunan piyanist Şahan Arzruni’nin haberini geçen hafta vermiştim. Ermeni asıllı ve 1943 İstanbul doğumluydu.

Önceki hafta New York’taki evinde maalesef ölü bulunan piyanist Şahan Arzruni ’nin haberini geçen hafta vermiştim. Onunla Boğaziçi Albert Long Hall’de pek çok etkinlik düzenledik. Kimi zaman bir resital, kimi zaman bir oda müziği. Her etkinlikte çaldığı yapıtları önceden açıklaması ve kimi pasajları önceden piyanoda açıklaması, çok etkileyiciydi.
Şahan çok iyi bir piyanist olduğu kadar çok iyi bir etnomüzikologdu. Getronagan Lisesi ve İstanbul Belediye Konservatuvarı’nda Ferdi Ştatzer ’in piyano öğrencisi olarak okumuş ve eğitimini New York Juilliard Okulu’nda tamamlamıştı. Türk bestecileri kadar klasik ve geleneksel Ermeni müziği üzerine de çalışmalar yapmıştı. 21 Ekim 2026’da New York’ta vefat etmiş.
Maestro Gürer Aykal onu Amerika’dan tanıyordu: “Şahan çok iyi bir piyanist olduğu gibi derinliği olan bir kişiliğe ve inceliğe sahipti. Şahan’ı ilk duyduğumda beğenmiştim. Yüksel Koptagel ’in yardımlarıyla ona ulaştım ve BİFO ile Beethoven ’ın piyano konçertolarını seslendirmeye karar verdiğimiz günlerde, Şahan’ı da davet ettim. Provalar sırasında onun çok duygusal ve fevkâlâde esprili kişiliğini tanıdım.
Türkiye ve Ermenistan arasındaki sorunları müzik yoluyla çözme çabalarına da tanık oldum. Özellikle New York’ta Cihat Aşkın ile verdikleri o tarihi konser Türk ve Ermeni bestecilerden oluşuyordu. Konser öncesinde New York’ta yaşayan Ermenilerin konser salonuna gelen müzikseverleri sokmamak için yaptıkları çağdışı eylem özellikle Şahan’ı çok üzmüştü.
Şahan’ın bu konularda çok çaba gösterdiğini biliyor ve onu destekliyordum.” 83 yaşında hayatını kaybeden Arzruni, son olarak Ermeni kadın bestecilerin eserlerini yorumladığı “By Women: Piano Works by Armenian Women Composers” albümünü yayınlamıştı. Şahan’a 2008 yılında Ermenistan’daki Yerevan Gomidas Devlet Konservatuvarı tarafından “fahri profesörlük” unvanı verilmiş.
2016’da Serj Sarkisyan tarafından Ermenistan’ın en yüksek kültür ödülü olan Cumhurbaşkanlığı Movses Khorenatsi Madalyası’na değer bulunmuş. Bir başka çalışması da bir Osmanlı döneminde bir Ermeni papazı olan Gomidas ’ın yapıtlarını bir dizi CD yapmış olması. Böyle çok çalışkan, çok boyutlu, çok esprili bir dostumuzu yitirdik. Bu ilkbaharda İstanbul’a gelmişti. Ben bu kez onunla buluşamadım.
Ama Yüksel Koptagel ’e “ Beni artık belki de son defa görüyorsun” demiş. Şahan şöyle anlatıyordu: “Gürer Aykal ile 90’ların ortasında tanıştım. Arkadaşım, Peter Sourian beni Carnegie Hall’de, maestro Aykal yönetimindeki Türkiye Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın konserine davet etmişti. Etkileyici bir ilk karşılaşma oldu. Konser sonrasında tebriklerimizi iletmek üzere sahne arkasına koşturduk.
Bir gün Aykallar beni New York’taki bir Türk lokantasına davet etmişti. O gün bana şöyle dedi: ‘Türkiye ile Ermenistan arasında müzik aracılığıyla bir köprü kurmamız ne iyi olur! Sen, Türkiye’de doğmuş ve yetişmiş bir Ermeni-Amerikan vatandaşı olarak katalizör olabilirsin. Ben Erivan’a gidip Ermeni Filarmoni Orkestrası’nı yönetebilirim. Tjeknavorian , (EFO’nın bir önceki şefi) Ankara’ya gelip CSO’yu yönetebilir.
Ve sen de her iki konserin solisti olabilirsin. Zaman içinde bu çemberi genişletip müzikal bütünlük sağlayabiliriz. ’ Gürer benden Ermenistan’da bu projeyi gerçekleştirme imkânlarını araştırmamı istedi, o da Türkiye’de aynısını yapacaktı. Ama maalesef bu proje Ermenistan’daki gelişmeler nedeniyle zaman içinde bir kenara bırakıldı. Gürer’le dostluğumuz ise sürdü.
Gürer kusursuz bir şefti: Destekleyici, yardımcı ve fevkâlâde müzikal.”
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika


