Saltanatın kaldırılmasıyla sarayın siyasi rolü sona erdi
TBMM, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı; İstanbul’daki Tevfik Paşa Hükümeti’nin 4 Kasım’daki istifasıyla Osmanlı meşruti monarşisinin son hükümeti de sona erdi. Bu süreç, egemenliğin millete dayandırıldığı yeni rejimin kuruluşunda önemli bir aşama oldu.
Atatürk 'sarayı' denklemden çıkarmıştı: ‘Saltanatın kaldırılması’
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan TBMM, saraya veya padişaha üst makam tanımayan ve egemenliği “kayıtsız şartsız” millete veren bir meclis olarak oluşturuldu. Atatürk’ün 24 Nisan 1920’de sunduğu önergeyle hükümetin kurulması, yasama ve yürütme yetkilerinin Meclis’te toplanması ve Meclis’in üzerinde başka bir güç bulunmaması benimsendi.
TBMM’nin kuruluşundan sonra hazırlanan 20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, bu anlayışı anayasal temele taşıdı. Kanunun ilk maddesinde egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu belirtilirken, yürütme ve yasama yetkilerinin Büyük Millet Meclisi’nde toplandığı ve devletin TBMM tarafından yönetildiği hükme bağlandı.
Image
Bu düzenlemeyle Osmanlı Kanun-u Esasi’sinde padişaha ve hanedana tanınan merkezi konumdan farklı bir yönetim modeli ortaya çıktı. Kaynak metne göre, 1921 Anayasası’nda saraya, sultana ve halifeye siyasal sistem içinde yer verilmedi; egemenlik saraydan alınıp millete dayandırıldı.
TBMM’nin 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmasının ardından İstanbul’daki Son Saray Hükümeti, yani Tevfik Paşa Hükümeti, 4 Kasım 1922’de istifa etti. Böylece Osmanlı saltanatıyla birlikte Osmanlı meşruti monarşi düzeninin son hükümeti de tarihe karıştı.
Sarayın siyasi denklemden çıkarılmasının ardından 29 Ekim 1923’te cumhuriyet ilan edildi. Kaynakta, Meclis’in yanında etkili ve yetkili bir sarayın bulunduğu rejimin cumhuriyet değil, meşrutiyet olduğu vurgulanıyor.