Altında 17 yıl sonra bir ilk: Yatırımcı talebinde tarihi hareketlilik
Altın fonlarına ağustosta gerçekleşen 201 tonluk net giriş, tarihin en yüksek üçüncü aylık seviyesi oldu. Vadeli işlemlerde profesyonel yatırımcıların net uzun pozisyonları da ikinci en yüksek parasal büyüklüğe ulaşırken, fiyatların kısa vadeli yönünde Fed’in faiz politikası ve ABD’de açıklanacak enflasyon verileri öne çıkıyor.
Altında 17 yıl sonra bir ilk: Yatırımcı talebinde tarihi hareketlilik
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararına ilişkin beklentiler altın fiyatlarında dalgalanmaya neden olurken, altın fonlarında dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Ağustos ayında altın fonlarına 201 tonluk net giriş yapıldı.
Bu rakam, altın fonları tarihinde kaydedilen en yüksek üçüncü aylık net giriş oldu. Daha yüksek girişler yalnızca Şubat 2009 ve Mart 2020 dönemlerinde görülmüştü.
Altında 17 yıl sonra bir ilk: Yatırımcı talebinde tarihi hareketlilikAltında 17 yıl sonra bir ilk: Yatırımcı talebinde tarihi hareketlilikAltında 17 yıl sonra bir ilk: Yatırımcı talebinde tarihi hareketlilikAltında 17 yıl sonra bir ilk: Yatırımcı talebinde tarihi hareketlilik
Ağustos ayında fiziki altına dayalı borsa yatırım fonlarına yönelik talep belirgin biçimde arttı. Fonlara bir ayda toplam 201 tonluk net altın girişi gerçekleşti.
Bu büyüklük, küresel finansal krizin etkilerinin sürdüğü Şubat 2009 ve Covid-19 pandemisinin küresel piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtığı Mart 2020'nin ardından tarihin en güçlü üçüncü aylık girişi olarak kayıtlara geçti.
Ağustos ayındaki fon girişleri, Rusya-Ukrayna savaşının başladığı Mart 2022 ile ABD Merkez Bankası'nın üçüncü parasal genişleme programını açıkladığı Eylül 2012 dönemlerinde görülen seviyeleri de geride bıraktı.
Altın piyasasında yatırımcı ilgisi yalnızca fon girişleriyle sınırlı kalmadı. Vadeli işlemler piyasasında profesyonel para yöneticilerinin altındaki net uzun pozisyonlarının parasal büyüklüğü, kayıtların tutulmaya başlanmasından bu yana görülen ikinci en yüksek seviyeye ulaştı.
Söz konusu pozisyonlarda rekor seviye Ocak 2026'da görülmüştü.
Mevcut ons altın fiyatının ocak ayındaki tarihi zirvenin yaklaşık 1.000 dolar altında bulunmasına rağmen profesyonel yatırımcıların pozisyonlarının parasal büyüklüğünün rekor seviyelere yaklaşması dikkat çekti.
Bu tablo, büyük yatırımcıların altının orta vadeli yükseliş potansiyeline ilişkin beklentilerinin sürdüğüne işaret ediyor.
Altın piyasasında dikkat çeken bir diğer gelişme opsiyon piyasasında yaşandı. Altın fonlarında yükseliş beklentisini yansıtan alım opsiyonlarına yönelik talep arttı.
Büyük altın fonlarından birinde satım/alım opsiyonu oranının son 6 ayın en düşük seviyesine gerilemesi, yatırımcıların yükseliş yönündeki pozisyonlarının güçlendiğini gösterdi.
Ancak bu durum kısa vadede düşüş riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yatırımcıların kısa vadeli gerilemelere karşı koruma pozisyonlarını sürdürürken, daha ileri vadede altındaki yükselişten kazanç sağlamaya yönelik pozisyonlarını artırdığı görülüyor.
Altın fiyatlarının kısa vadeli seyri açısından ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası önemini koruyor.
ABD'de ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken işsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde kaldı.
İstihdam verilerinin ardından Fed'in eylül toplantısında 25 baz puanlık faiz artışına gidebileceğine yönelik beklentiler güçlendi.
Faizlerin yükselmesi, faiz getirisi bulunmayan altının yatırımcılar açısından cazibesini azaltarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturabiliyor.
Piyasalarda bu hafta ABD'den açıklanacak enflasyon verileri yakından takip edilecek.
10 Eylül Perşembe günü Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), 11 Eylül Cuma günü ise Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) açıklanacak.