Haber detayı
Haberin ayrıntıları
YENİ Parti Bingöl İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıya Tanrıkulu ve Demir, Bingöl İl Başkanı Sabri Akyürek, partililer ile ulusal ve yerel basın mensupları katıldı. Toplantının açılışında konuşan Bingöl İl Başkanı Sabri Akyürek, il teşkilatının kuruluş çalışmalarının sürdüğünü belirterek, kısa süre içerisinde örgütlenme çalışmalarını tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Akyürek, Bingöl’de toplumun farklı kesimlerini kapsayan bir siyasi çalışma yürütmek istediklerini ifade etti. Milletvekilleri Tanrıkulu ve Demir’in Bingöl’de iki gün boyunca çeşitli temaslarda bulunacağını belirten Akyürek, ilçe ziyaretleri gerçekleştireceklerini söyledi.
DEMİR: “TOPLUMUN HER KESİMİNE DOKUNMAYA ÇALIŞIYORUZ” YENİ Parti İstanbul Milletvekili Doğan Demir, Bingöl ve bölgede siyaset yapmanın çeşitli zorlukları bulunduğunu belirterek, parti örgütlenmesini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Demir, “Toplumun her kesimine dokunmaya, herkesin ayağına gitmeye çalışıyoruz; gücümüz yettiğince” dedi.
Parti teşkilatlarının sağlıklı şekilde oluşturulmasının önemine dikkati çeken Demir, “Bütün ilçeleri gezeceğiz. Bugün ve yarın da buradayız. Bugün merkezdeyiz, yarın 4-5 ilçemizi Sezgin Vekilimle paylaşacağız. İl Başkanımızın öncülüğünde, katkılarınız ve emeklerinizle dolaşacağız” dedi.
TANRIKULU: “TÜRKİYE ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYOR” YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da yaptığı konuşmada Türkiye’nin uzun süredir zor bir süreçten geçtiğini belirtti. YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanrıkulu, kendilerine “kişisel konforu tercih etmeleri” yönünde bir yaklaşım dayatıldığını ileri sürerek, bunu kabul etmediklerini söyledi.
Tanrıkulu , “Biz kişisel konforu tercih etseydik bu zorluğa katlanmazdık. Bize dayatılan, Ankara’da oturmak ve bu iktidarı değiştirme iddiasından vazgeçmekti. Biz buna rıza göstermedik” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DEKİ REJİM OTOKRASİYE DOĞRU EVRİLİYORDU” Türkiye’deki siyasi sisteme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanrıkulu, mevcut rejimin demokrasi olmaktan çıktığını ve “otokrasi” olarak nitelendirdiği bir yapıya dönüştüğünü ileri sürdü.
Tanrıkulu, “Gücün tek elde toplandığı ve denge-denetleme mekanizmalarının olmadığı, TBMM’nin zayıfladığı, yargının denetim altına girdiği, diğer bağımsız kurumların güçlerinin zayıfladığı bir siyasi rejimdir otokrasi” dedi. 2023 seçimleri ve 2024 yerel seçimlerinin ardından yaşanan siyasi gelişmelere değinen Tanrıkulu, CHP’deki değişim sürecinin ardından yerel seçimlerde iktidar partisinin oy kaybettiğini belirtti.
Tanrıkulu, 2028 yılında yapılması beklenen genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin ise iktidarın seçim sürecini kendi lehine şekillendirmek istediğini ileri sürdü.
19 MART 2025’TEN İTİBAREN OPERASYONLAR YAPILDI” İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara değinen Tanrıkulu, 19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarına yönelik operasyon gerçekleştirildiğini söyleyerek, “19 Mart 2025’ten itibaren Türkiye’nin her yerinde CHP’li yerel yönetimlere, aktörlere, bürokratlara, siyasetçilere operasyonlar yapıldı” diye konuştu.
CHP Genel Merkezi’ne yönelik müdahale iddialarına değinen Tanrıkulu, kendilerine “kontrollü muhalefet” önerildiğini ancak bunu kabul etmediklerini savundu. YENİ Parti’nin 24 Temmuz'da kurulduğunu belirten Tanrıkulu, “Arkamızda hiçbir güç yok, halkın gücünün dışında. Ne ekonomik ne de başka bir şey, hiçbir güç yok. Sadece halkın gücü var” ifadelerini kullandı.
“600 BİNDEN FAZLA ÜYEMİZ KENDİSİ ÜYE OLDU” YENİ Parti’nin üyelik çalışmalarına ilişkin de rakam veren Tanrıkulu, partinin kuruluşundan bu yana 600 binden fazla kişinin üye olduğunu ifade etti. Tanrıkulu, üyelerin önemli bölümünün yeni üyeler olduğunu ve 100 binden fazla kişinin partiye düzenli bağış yapacağını belirttiğini söyledi.
EKONOMİK SORUNLARA DİKKAT ÇEKTİ Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunlara değinen Tanrıkulu, emekli ve asgari ücretlilerin gelirleri ile açlık ve yoksulluk sınırlarına ilişkin rakamlar paylaşarak, “Türkiye’nin 20 milyar doları 3-5 tane fon şirketine gitti” iddiasını dile getirdi. Bu paraların SPK denetiminde olması gerektiğini savunan Tanrıkulu, çok sayıda kişinin tasarruflarının zarar gördüğünü ileri sürdü.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika