Haber detayı
Haberin ayrıntıları
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT tarafından 2017'den bu yana düzenlenen TRT World Forum'un ilk gününde konuştu. FATMA BETÜL SAYAN KAYA'NIN TUTUKLANMASINA DEĞİNMEDİ Türkiye'nin gündemindeki fon vurgununa dair hangi mesajları vereceği merak edilen Erdoğan; fon skandalı ve eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya 'nın tutukluluğuna dair bir açıklama yapmadı.
TRT'Yİ ÖVDÜ: 'DOĞRU VE TARAFSIZ HABERCİLİK POLİTİKASIYLA...' Erdoğan konuşmasında; yaptığı yanlı haberler ve iktidara yakın yayın politikasıyla muhalefetin her dönemde tepkisini çeken TRT'yi de övdü. TRT'nin doğru ve tarafsız habercilik yaptığı öne süren Erdoğan, şöyle konuştu: TRT ilkeli ve sorumluluk anlayışıyla çizgisini bozmadan 62 senedir istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor.
Doğru ve tarafsız habercilik politikasıyla nezih ve kaliteli yapımlarıyla TRT'nin sesi dünyanın dört bir ucuna ulaşıyor. Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi tecrübe ediyoruz.
Bu krizi adil ve hakkaniyetli çözüme sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti. ESKİNİN ÖLDÜĞÜ YENİNİN DOĞMADIĞI KRİZİ GÖRÜYORUZ Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: Şunu öncelikle ifade etmekte fayda görüyorum: Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin adeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz.
Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor. Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz.
Akıl ve vicdan sahipleri olarak bu krizi adil ve hakkaniyetli çözümlerle sona erdirmenin hepimizin ortak mesuliyeti olduğuna inanıyorum. Bu seneki forumun 'Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?' başlığıyla düzenlenmesini bu bakımdan fevkalade isabetli buluyorum.
Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz. Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kâğıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı halidir.
En az Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kadar kendini basın özgürlüğü konusunda otorite sayan bu kuruluşların da güvenirliği sorgulanmalıdır. BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SOPA OLARAK KULLANILIYOR Basın özgürlüğü kavramının, gerektiğinde bedel ödeme pahasına küresel adaletsizliklere itiraz eden ülkelere ve siyasetçilere karşı bir sopa olarak kullanılması kabul edilebilir bir durum değildir. Biz de bunu kabul etmiyoruz.
Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika