ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Ortak akıl değil kamusal akıl
Gündem

Ortak akıl değil kamusal akıl

Daha önce de yazmıştım: Fransızlar helaya “sans numéro” yani “numarasız” derler. Derler de Fransızcası yalapşap biri, “numara”nın önündeki “san” diye söylenen ve dilimizde olumsuzluk eki “-sız” anlamına gelen “sans”ı, gene “san” diye söylenen “cent” (100 sayısı) sanıp “numarasız” yerine “100” (yüz) olarak çevirmiş ve başımıza bela etmiş.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 1 Kasım 2026 04:00·Güncelleme: 1 Kasım 2026 04:19·5 dk okumaBu haber 402 kez okundu
Ortak akıl değil kamusal akıl
Ortak akıl değil kamusal akıl
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Derler de Fransızcası yalapşap biri, “numara” nın önündeki “san” diye söylenen ve dilimizde olumsuzluk eki “-sız” anlamına gelen “sans” ı, gene “san” diye söylenen “cent” (100 sayısı) sanıp “numarasız” yerine “100” (yüz) olarak çevirmiş ve başımıza bela etmiş.

Bu şapşallığı Vikipedi Türkçede tuvalet (hela) için kullanılan “yüz numara”, deyişinin etimolojik kökenini (yanlış duyma/benzetme sonucu) türeyişini şöyle açıklar: Anlamı: Fransızcada “numarasız” anlamına gelir. Hikâyesi: Eski otellerde veya umumi yerlerde numarasız kapısı olan tuvaletler için Fransızcada sans numéro denirdi. Bu ifadenin okunuşu, Fransızcada “yüz numara” anlamına gelen cent numéro ile benzer.

Türkçeye geçişi: Sözlü halk etimolojisinde sans numéro deyişi kulaktan kulağa yanlış anlaşılan cent numéro (100 numara) şeklinde algılanmış ve dilimize tuvalet anlamında yerleşmiştir. *** Bir başka ahmak da “kamusal akıl” anlamına gelen “La Raison Publique” i “ortak akıl” diye başımıza bela etti. “Kamusal akıl” ın aldığı karar “ortak karar” olur da AKP’nin kuruluşunu açıklayan R. T.

Erdoğan ’ın deyişiyle “kolektif akıl” olmaz. Çünkü “kolektif akıl” ın varacağı son durak tek adam ’ın aklıdır. Ki şu anda yolcuyu göndermek için bu istasyonda beklemekteyiz. Doğru tanımıyla kamusal akıl (La raison publique) siyaset felsefesinde vatandaşların ve devletin ortak kararları alırken herkesin anlayabileceği ve kabul edebileceği ortak değerler ile akıl yürütme biçimini ifade eden kavramdır.

JOHN RAWLS VE KAMUSAL AKIL Tanım: Amerikalı filozof John Rawls, kamusal aklı demokratik bir toplumda vatandaşların temel meseleleri tartışırken birbirlerine sunmaları gereken ortak gerekçeler bütünü olarak tanımlar. (Bu tanıma ben de bir ekleme yapacağım: Kamusal akıl birey akıllarının bir toplamı değil onun bir türevidir.)

Sınırlar: Dini veya özel ahlaki görüşler yerine, herkesin özgür ve eşit olduğunu kabul eden siyasal ilkeler kullanılır. Meşruiyet: Siyasi iktidarın kullanımı ancak kamusal aklın ilkelerine dayandığı zaman meşru sayılır. Temel özellikleri: Ortak dil: Farklı inanç ve dünya görüşlerine sahip kişilerin uzlaşabileceği ortak bir zemin sunar.

Kamusal tartışma: Anayasal düzeni ve temel adalet ilkelerini ilgilendiren konularda uygulanır. John Rawls ve kamusal akıl: Kararların ve yasaların arkasındaki gerekçelerin herkes tarafından anlaşılabilir ve eleştirilebilir olması gerekir. *** “Demokratik bir halkın, siyasi liberalizmi kendi içinde benimsemesi ancak diğer toplumlarla ilişkiler söz konusu olduğunda bunu dış politikasına uygulamayı reddetmesi...

Rawls’un önsözde belirttiği gibi, burada birlikte yayımlanan iki metin, farklılıklarına rağmen birbirlerini eşit olarak tanıyan ortaklar -ister yurttaşlar ister siyasi toplumlar olsun- arasındaki barışçıl işbirliğine dayalı siyasi bir vizyonu ifade etmektedir. Bu cildin Fransızca versiyonuna ‘Barış ve Demokrasi’ (La Paix et la démocratie) başlığının verilmesinin nedeni de budur.

Siyasi liberalizmin küresel düzeyde bu şekilde yeniden teyit edilmesine, halkların ahlaki statüsünün açıkça tanınması da eşlik eder. Rawlsçu teorinin bu yeni boyutunda asıl ahlaki özneleri oluşturanlar onlardır.

Demokratik siyasi ilişkinin birincil bir ideal olarak benimsenmesi ve siyasi toplulukların kendine özgü değerinin tanınması şeklindeki bu ikili nitelik; Rawls ile, ahlaki statüye sahip yegâne varlıkların bireyler olduğunu savunan daha klasik kozmopolit görüşün savunucuları arasındaki süregelen görüş ayrılıklarını açıklamaktadır.

“Halkların Yasası” (The Law of Peoples) yayımlanmadan önce küresel adalet teorisi geliştirmeye çalışan Rawls takipçileri için amaç, bireylerin eşit özerkliğini hayata geçirmektir; bu yaklaşımda sınırlar -tıpkı toplumsal köken veya doğuştan gelen yetenekler gibi bütün dünya bireyleri arasında adalet arayışında ortadan kaldırılması gereken ‘ahlaki açıdan keyfi unsurlar’ olarak görülür.

Küresel adalete ilişkin kozmopolit görüş, Rawls’un genel adalet yaklaşımına dair yaygın ve baskın olan Kantçı yorumdan ayrı düşünülemez. Robert Nozick tarafından başlatılan -ve daha sonra Michael Sandel (eleştirmek amacıyla) ile Ronald Dworkin (sistemleştirmek amacıyla) tarafından ele alınan- bu yorum, adil bir toplumda bireylerin -yaşam planlarının artık...

tabi olmadığı anlamında- gerçekten özerk oldukları fikrine dayanır.”

*** Konuyla ilgili olduğunu düşünerek Jürgen Habermas ’ın “Öteki” Olmak, “Öteki”yle Yaşamak adlı kitabından bir bölümü bilginize sunuyorum: “Zamanında ulus-devlet, toplumsal modernleşmedeki soyutlamaları yakalamayı ve geçmişinden koparılmış bir milletin, ulus bilinciyle, daha gelişmiş ve rasyonelleştirilmiş bir yaşam dünyası içine yeniden yerleştirilmesini olanaklı kılan, siyasi bir iletişim ortamını yaratmıştı.

Vatandaşın hukuksal statüsünü kültürel anlamda bir ulusa ait olma düşüncesiyle tanımlayarak, bu entegrasyonu daha da hızlandırmıştı. Bugün artık ulus devlet, içeride çok kültürlülüğün doğurduğu patlama ve dışarıda küreselleşmenin getirdiği sorunlar altında kendini adeta bir meydan okumayla karşı karşıya hissetmektedir.

Bu nedenle, devlet vatandaşları ulusunun ve halk ulusunun bağlayıcılık antlaşmasının (Junktim), işlevsel bir eşdeğeri olup olmadığı sorusu karşımıza çıkar.” Jürgen Habermas adını andığım kitapta “devlet vatandaşlığı” kavramını irdeler ki bu kavram günümüz Türkiye’sinde son derecede önemlidir.

Türkiye Cumhuriyeti bir “üniter devlet” yani bir “ulus devlet” tir ki hangi etnik kökenden olursa olsun bu devletin bütün vatandaşları bir “halk ulusu” oluşturur ve bu oluşumun “üst kimliği Türklük” tür. Bu ulusun bütün bireyleri Türkiye devleti nin anayasal ve eşit vatandaşlarıdır.

*** Şu günler “kamusal akıl” ı irdeleyen John Rawls’ın Fransızcada “Paix et Démocratie” (Barış ve Demokrasi) adıyla yayımlanan “The Low of Peoples. With The İdea of Public Reason Revisited” kitabını okuyorum. Kıdemli bir editör ve yayıncı olarak yayınevlerimize bu kitabı yayımlamalarını hararetle tavsiye ederim. Bir yayınevi yönetiyor olsaydım bu işi mutlaka yapardım!

Bu şapşallığı Vikipedi Türkçede tuvalet (hela) için kullanılan “yüz numara”, deyişinin etimolojik kökenini (yanlış duyma/benzetme sonucu) türeyişini şöyle açıklar:

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

05:40

İstanbul'da bu yollar kapalı

04:00

Aziz Sancar ödülleri ve beyin kanserinde gelişmeler

04:00

Fon tasfiyelerinde ilk ödemeler yapılırken tartışma da başladı: Bir garip hesap

04:00

Türkiye’nin turizm karnesi açıklandı

04:00

Demokratik Cumhuriyete sağcı sivil darbe (3)

04:00

Atatürk’te Cumhuriyetin Kökleri

04:00

Ankara’da Alevi Çalıştayı: Statü, güvenlik ve gelecek kaygıları ele alındı

AKP Genel Başkan Yardımcısı Yayman'dan fon soruşturması açıklaması: ‘Fon krizi AK Parti'nin çok rahat yönetebileceği bir kriz’Gündem30 Eki 22:00

Hüseyin Yayman: Fon soruşturmasında ucu nereye giderse gidilecek

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, fon soruşturmasına ilişkin partinin krizi yönetebileceğini söyledi. Yayman, soruşturmaya kimlerin karıştığına bakılmaksızın sürecin sonuna kadar götürüleceğini ve haramla helali karıştıranlarla yolların ayrılacağını belirtti.
Aniden yağmur bastırdı: 3. sınıf öğrencisi engelli arkadaşının yardımına koştuGündem31 Eki 12:38

Kahta’da Yusuf Orman, yağmurda tekerlekli sandalyedeki arkadaşını güvenle okula götürdü

Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki Bölükyayla İlkokulu’nda yağmurun aniden bastırmasıyla öğrenciler okul binasına yöneldi. 3’üncü sınıf öğrencisi Yusuf Orman ise tekerlekli sandalyedeki arkadaşına yardım ederek onu güvenli şekilde içeri ulaştırdı. Bu anlar cep telefonuyla görüntülenerek sanal medyada paylaşıldı.
Çiftçinin büyük yalnızlığıGündem31 Eki 04:00

Çiftçinin büyük yalnızlığı

Türkiye’de çiftçi yüklendiği tüm sorunlarla yalnız başına! Çiftçi aylarca uğraşıp yetiştirdiği ürünün karşılığını alamadığı gibi, bazen bu ürünü toplatmak için harcayacağı para, satıştan kazanacağından daha maliyetli hale geliyor. Ürününü dalında bıraksa zarar, toplasa yine zarar!
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri