Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Bizde evlerin önüne iki durumda bayrak asılır. Biri düğünlerde. Perşembe günü dualar, tekbirler eşliğinde düğün evinin önüne bayrak çekilir. Bir de şehit cenazesi gelince. Ne zaman ki camilerin minarelerinden selalar okunup, bir eve Türk bayrağı asılırsa biliriz ki şehidimiz var. Şehit cenazelerinden yayınlar yapmış, şehit ailelerinin acısına ortak olmuş biri olarak onun ne kadar büyük bir acı olduğunu bilirim.
Acılı ama aynı zamanda onurlu insanlardır şehit aileleri. Acılarını içine gömer, “Vatan sağ olsun” derler. ŞEHİT İSTİSMARCILARIŞimdi Öcalan’a İmralı’da ev yapıldı tartışmaları başlayınca, bazı medya kuruluşları yine şehitlerimizin evlerine asılan bayrakları gündeme getirdi. Şehitlerimize karşı her türlü insani ve dini görevimizi yerine getirmek için seferber oluruz. Türk devleti büyüktür. Şehitlerimizi mağdur etmez.
Şimdiye kadar hiçbir şehidimizin ailesi mağdur edilmedi. KONJONKTÜR LEHİMİZEAma tüm çabamız yeni şehitlerin gelmemesi, şehit analarının yüreğine ateş düşmemesi içindir. Terörü kaynağından kurutamazsak ne olacak? Yeni şehit cenazeleri gelecek, yeni acılar yaşanmaya devam edecek. Bu işi kökten çözmemiz gerekiyor. O nedenle Terörsüz Türkiye süreci yürütülüyor. Bu kez iç ve dış konjonktür lehimize.
Allah’a şükür uzun bir süredir şehit acıları yaşamıyoruz. PKK, silah bırakma kararı aldı. Süreç hızlı bir şekilde ilerliyor. Gündemimizde şehit cenazeleri değil, tam aksine terörün sona erdirilmesi var. Önümüzdeki yıl ise PKK’yı tasfiye etmiş, terörü bitirmiş bir Türkiye tablosuyla karşı karşıya olacağız. Artık Türk bayrakları sadece düğün olduğunda asılacak evlerimizin önüne.