Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Kaşif Kozinoğlu’nun öldürülmesi için “kalp krizi süsü” dememin sebebi çok açık. Çünkü, elimizde kalp krizinden ölmesine/öldürülmesine rağmen gerçekten bir kalp krizi geçirdiğine dair net bir bilgi ya da bulgu yok. O dönem yapılan soruşturmada Kozinoğlu’nun “... cezaevi idaresine bildirilmemiş önceye dayalı kalp hastalığı bulunduğu, olay günü de sabah saatlerine kadar uyumadığı ve saat 16.
00’ya doğru uyandıktan sonra koğuş havalandırma kapılarının kapatılmasından önce spor yaptığı, sonra odasında rahatsızlandığı ve ‘kalp damar hastalığı sonucu’ hayatını kaybettiği belirtildi.
FETÖCÜ BAŞSAVCININ TAKİPSİZLİK KARARIKozinoğlu’nun tartışmalı otopsi raporu ve 2012’de bir FETÖ’cünün başsavcılık yaptığı Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma evraklarında yer alan somut delile dayanmayan “kalp damar hastalığına bağlı ölüm gerçekleştiği” cümlesi dışında başka bir rapor ve tespit yok.
Evet, koğuşunda bir rahatsızlık yaşıyor ve koğuş arkadaşları tarafından çağrı butonuna basıldığı gerçek ama bunun kalp krizinden olup olmadığı bilinmediği gibi, Kozinoğlu’nun şu ana kadar kamuoyuna yansıyan sağlık kayıtları içinde “kalp ve damar hastalığı” olduğuna dair herhangi bir bilgi ya da belge yer almıyor.
Rahatsızlığının da talep ettiği coraspin ve vitamin yerine verilen tansiyonu ani olarak yükselten başka bir madde olup olmadığı ise bilinmiyor. ÇIPLAK AYAKLA KOŞUYORSadece 19 Ekim 2011 günü kız kardeşi ile cezaevinde yaptığı ve kayda alınan görüşmesinde kalp ve damar rahatsızlığı ile doğrudan bağlantısı olmayan; 2004 yılında ‘Kırık Kalp Sendromu” yaşadığına dair konuşması dışında bir bilgi de yok.