ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Üsküdar’dan Adalar’a: Türkiye’de toplumsal çözülme tartışması
Gündem

Üsküdar’dan Adalar’a: Türkiye’de toplumsal çözülme tartışması

Yazı, Üsküdar seçmeninin tercihinin iki yıl sonra yeniden sandığa gidilmeden tersine çevrildiğini savunarak kurumların aşınmasının toplum davranışlarına etkisini ele alıyor. CHP’li belediye yöneticilerinin parti değiştirmeleri ile Adalar’daki son 26 atın ada dışına gönderilmesini, ortak kuralların ve toplumsal aidiyetin zayıflaması bağlamında değerlendiriyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 11 Eylül 2026 04:00·Güncelleme: 11 Eylül 2026 04:23·4 dk okumaBu haber 550 kez okundu
Bize neler oluyor?
Bize neler oluyor?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Üsküdar seçimleri üzerine çok şey yazıldı, tekrar etmeye gerek yok. Ama ortada çok basit bir gerçek var: Üsküdar seçmeninin sandıkta ortaya koyduğu açık siyasi tercih iki yıl sonra seçmene yeniden sorulmadan tersine çevrildi. Ürkütücü olan yalnızca bu da değil. Artık yapılanları demokrasiye uygun göstermek, kılıfına uydurmak için eskisi kadar zahmete bile gerek duyulmuyor. Ve belli ki bu tutum sürecek.

Bu yüzden üzerinde yeterince durmadığımız asıl meseleye biraz eğilmek istiyorum: Bütün bunlar toplumu neye dönüştürüyor? Çünkü kurumların aşınmasının sonuçları yalnız kurumlarda kalmıyor. İnsan davranışına sızıyor. İnsanların doğru-yanlış, kabul edilebilir-kabul edilemez sınırlarını değiştiriyor. Bir süre sonra dün düşünülemeyecek olan bugün olağanlaşıyor. Hukuk aşındığında yalnız hukuk sistemi değişmiyor.

Kuralların herkes için geçerli olmadığı düşüncesi yerleştiğinde insanların kurallarla ilişkisi de değişiyor. Liyakatin değil sadakatin işe yaradığını gördüklerinde davranışları değişiyor. Güç karşısında direnmenin bedeli sürekli ağırlaşırken sessiz kalmak ya da bir şekilde uyum sağlamanın ödüllendirildiği... Ve sonunda siyasal sistemdeki bozulma toplumun davranış kodlarına sızmaya başlıyor.

Tam da bu yüzden artık üzerinde konuşmamız gereken şey yalnızca demokratik gerileme değil: Toplumsal çözülme. TOPLUMSAL ÇÖZÜLME Artık sıklıkla karşılaştığımız ve hepimizi rahatsız eden bir örnek... Son dönemde CHP’li belediye başkanlarının, belediye meclis üyelerinin AKP’ye geçişleri... Omurgasızlık mı? Baskı mı? Korku mu? Çıkar mı? Siyasi tercih mi? Her birinin hikâyesi farklı olabilir.

Kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi yazamayız. Ama tek tek kişilerin niyetlerinden daha önemli bir mesele var: Nasıl bir düzen, insanları güç karşısında konum değiştirmeye teşvik eder? Ve belki daha da önemlisi bu insanlar kendisini seçen insanların yüzüne nasıl bakar?

Dik durmanın bedelinin ağırlaştığı, buna karşılık saf değiştirmenin ödülünün arttığı; hukukun güvence olmaktan çıkıp tehdit olarak algılanmaya başladığı dönem... Diyeceğim şu; var olan siyasal düzen yalnız kurumları değiştirmekle kalmıyor. Sistem kendi insan tipini de üretmeye başlıyor. İşte bunun için Türkiye’de yaşananı yalnızca bir demokrasi ve hukuk krizi olarak okumak bana artık eksik geliyor.

Karşımızda toplumsal dokuyu da değiştiren daha derin bir çözülme var. Sosyolojinin eski kavramlarından biri “anomi” . Émile Durkheim ’ın ortaya koyduğu kavram, en basit haliyle bir toplumu bir arada tutan ortak normların ve kuralların gücünü kaybetmesini anlatır. Eski kurallar işlemez, yenileri ise ortak kabul görmez. Neyin doğru, neyin yanlış; neyin kabul edilebilir, neyin edilemez olduğu giderek bulanıklaşır.

Türkiye’de bugün yaşadığımız değişimi biraz da buradan okumamız gerekmiyor mu? Çözülmeler küçük başlar, hızla artar. Bir haksızlığa ses çıkarmazsınız. Sonrakine alışırsınız. Bir başkasının uğradığı mağduriyet ya da haksızlık sizi ilgilendirmez hale gelir. İnsanlar kendi güvenli alanlarını korumaya çekilir. Ve her defasında normalin sınırı biraz daha yer değiştirir. Anormal, normalleşir.

SONRA BİR SABAH BAKARSINIZ ATLAR DA GİTMİŞ... Tam bunları düşünürken yaşadığım Adalar’da başka bir şey oluyor. Adalar’ın yaklaşık 150 yıllık tarihinde atlar yalnızca bir ulaşım aracı değildi. Ada yaşamının, hafızasının, görüntüsünün, sesinin parçasıydı. Faytonların kaldırıldığı 2020’de 860 at farklı kentlere gönderilmiş, yaklaşık 100’ü Büyükada’da kalmıştı. Yıllar içinde onlar da azaldı.

Şimdi geride kalan son 26 at alelacele ada dışına çıkarıldı. Verilen bilgiye göre gidecekleri yer Kastamonu Daday. Mesele yalnızca atların götürülmesi değil. Taşınma koşulları; adalıların karar sürecinin dışında bırakılması. Verilen sözlerin tutulmaması... Ahırların bulunduğu alana ne olacağı, kimin ya da kimlerin oraya göz koyduğu... Daha önce ada dışına çıkan atların akıbetlerinin ne olduğunun bilinmiyor olması...

Adalar’ın hafızasından bir parçanın daha koparılması. Kuşkusuz Üsküdar’da yaşananlarla atların Ada’dan götürülmesini aynı şeymiş gibi anlatmıyorum. Değiller. Ama insan bazen birbirinden çok farklı olayların içinde aynı duyguyla karşılaşıyor: Bir şeyler elimizden kayıp gidiyor. Yalnız atlar değil elbette.

Kuralların değişmeyeceğine olan inancımız, kurumlara güvenimiz, birbirimize güvenimiz, kentlerin hafızası, yaşadığımız yere ait olma duygumuz... Toplumsal çözülme dediğimiz şey de tam olarak böyle oluyor. Her şey bir anda yıkılmıyor. Bir şey gidiyor, ardından bir başkası. Önce itiraz ediyoruz, sonra şaşırıyoruz, sonra alışıyoruz.

Ve bir sabah dönüp baktığımızda, geride bıraktığımız ülkenin artık yaşadığımız ülkeye ne kadar az benzediğini fark ediyoruz. Ve soruyoruz: Bize neler oluyor?

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:04

Kabine Beştepe’de fon piyasaları ve bölgesel gelişmeleri görüşecek

04:00

Beypazarı’nda ‘korunması gereken’ bölgede maden ısrarı: ‘Su uyur sermaye uyumaz’

04:00

Yüksek Yerilim Hattı - 26 Ekim 2026

04:00

Türkiye-AB KPK toplantısı, Mekke Anlaşması görüşmesi ve TDT Zirvesi

04:00

M. Ziya Yergök: Yargıda çifte standart adalete güveni zedeliyor

04:00

Ağırel dosyasında 100 avroluk dekont ve sanal ofis iddiası

04:00

Fon krizi, iktidarın siyasi düzenindeki istikrarı tartışmaya açtı

Marmaris 29 Ekim coşkusuna hazırlanıyor: Dolu dolu bayram programı...Gündem25 Eki 15:35

Marmaris 29 Ekim coşkusuna hazırlanıyor: Dolu dolu bayram programı...

Marmaris’te Cumhuriyet’in 103’üncü yılı, Ekim Geçidi Sergisi’nden Cumhuriyet Sofrası’na, “Moğollar” ve “Yeni Türkü” konserlerinden fener alayına uzanan zengin bir programla kutlanacak.
Akran zorbalığı en çok okulda yaşanıyor: En güvensiz yer sınıf!Gündem25 Eki 04:00

Akran zorbalığının yüzde 95’i okulda başlıyor, sınıflar ilk sırada

LC Waikiki ve FutureBright araştırmasına göre akran zorbalığının yüzde 95’i okulda başlayıp devam ediyor. Zorbalığa maruz kalan çocukların yüzde 67’si sınıfları işaret ederken, çocukların yalnızca dörtte biri anlaşmazlıklar karşısında uzlaşı öneriyor.
Veloturk Gran Fondo Çeşme by Salcano’da 10’uncu yılın kazananları belli olduGündem25 Eki 16:59

Veloturk Gran Fondo Çeşme’nin 10. yılında 809 sporcu yarıştı

Çeşme’de 10’uncu kez düzenlenen Veloturk Gran Fondo Çeşme by Salcano, 10 ülkeden 809 bisikletçinin katılımıyla tamamlandı. Üç farklı parkurda yapılan yarışların ardından kategorilerinde dereceye giren sporculara Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenle ödülleri verildi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri