Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Eylül ayı boyunca yürütülen Jinekolojik Kanserler Farkındalık Ayı kapsamındaki veriler Türkiye’de kadınların yalnızca biyolojik hastalıklarla değil sınıfsal uçurumlar, ulaşım engelleri ve bazı toplumsal tabularla da mücadele etmek zorunda kaldığını gözler önüne seriyor.
Aşısı ve düzenli taramalarıyla yüzde 100’e yakın oranlarda önlenebilen jinekolojik kanserler, kamusal güvencenin yetersiz kaldığı noktalarda ölümcül sonuçlar doğuruyor. Cumhuriyet konuya ilişkin Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Pınar Saip ve TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Ayşe Gültekingil ile konuştu.
Jinekolojik kanser türlerinin klinik seyrine ve tıbbi boyutuna ilişkin bilgi veren Pınar Saip, “Rahim ağzı kanseri için ergenlik döneminde yapılan HPV aşısı yüzde 90 oranında koruyuculuk sağlıyor. Erken evrede yakalanmayan hastalıklarda radyoterapi ve kemoterapiye erişimde sorun yaşanmazken, bazı immünoterapi ve akıllı ilaçlara erişimde sağlık uygulama tebliği (SUT) kuralları nedeniyle sıkıntılar var.
Ancak asıl önceliğimiz her zaman aşı olmalı” ifadelerini kullandı. AŞI HÂLÂ ÜCRETLİ Meseleyi kadınların sağlığa erişim hakkı ve kamusal sorumluluklar çerçevesinde değerlendiren Ayşe Gültekingil ise Türkiye’de rahim ağzı kanserinden her yıl yaklaşık bin kadının yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.