İmamoğlu davasında 88. duruşma
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşmasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 88. duruşmasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya tutuksuz sanık iş insanı Kemal Şahin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı. Sanık Şahin, savunmasında çok büyük bir inşaat projesinin bulunduğunu, bu projede arsa sahibi olduklarını ve 5 inşaat firmasıyla anlaştıklarını anlattı.
İnşaatın ruhsatının alınmasından başlayarak imalat, satış, pazarlama ve iskan alanına kadar tüm sorumluluğu diğer şirketlere verdiklerini, hasılat paylaşımı nedeniyle bağımsız bölümlerin tapularının kendilerine kaldığını belirten Şahin, Proje devam ederken belediye bizden 2 tane okul istedi. Belediye, okullar için meclis kararı da almıştı. Biz, önce kabul etmedik. Belediye ısrar etti.
Belediyenin ısrarı üzerine çok düşündüm. Daha önce Çorlu da, Konya da okul yapmıştım. Bunu da düşünerek hayır işi olduğu için kabul ettim. Buna benzer birçok hayır işlerim vardır. ifadelerini kullandı. Suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Şahin, beraatini talep etti.
Tutuksuz sanık avukat Zeynep Tezcan da müvekkili olan sanıklardan Murat Kapki nin 4 taşınmazını tarafına devretmesi suretiyle suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçundan yargılandığını dile getirerek, Kendisinin 2014 yılından beri avukatlığını yapmaktayım. Uzun yıllar boyunca da verdiğim hukuki hizmetlerin karşılığını tam olarak da tahsil edemeyen bir avukat olarak burada bulunuyorum.
Hakkımdaki isnada konu üç taşınmazla ilişkim de bu sıfattan ve yıllara yayılan tahsil edilemeyen mesleki alacağımdan kaynaklanmakta. beyanında bulundu.
Kapki ye tüm alacaklarını tahsil etmek istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin ise nakit ödeme konusunda müsait olmadığını belirterek alacağına karşılık kendisine üç taşınmaz vermeyi teklif ettiğini söyleyen sanık Tezcan, hayatın olağan akışına uygun şekilde alacağını tahsil etmek amacıyla teklifini kabul ettiğini savundu.
Tutuksuz sanık eski Medya AŞ çalışanı Mehmet Recep Taşçı, 2017 de Medya AŞ de çalışmaya başladığını, 2018 de ise şirket içi rotasyon kapsamında satın alma müdürlüğünde görev aldığını belirterek, ihale süreçlerinde kişi veya firmaları belirleme ya da bu konuda karar verme yetkisinin bulunmadığını söyledi.
AA nın haberine göre, görevi gereği sadece evrak ve idari işlemleri yürüttüğünü savunan Taşçı, şu beyanda bulundu: Soruşturma kapsamında savcılıkta verdiğim ifadenin 11 Kasım 2025 tarihli düzenlenen iddianame ile birlikte ortaya çıkmasının ardından, yaklaşık 10 yıl çalıştığım işimden iki hafta içerisinde çıkarıldım. Bu konuyla ilgili dava açtım, söz konusu dava halen devam etmektedir.
Tüm bildiklerimi emniyette ve savcılıkta anlattım. Emniyet ve savcılıkta vermiş olduğum ifadeleri aynen teyit ediyor ve beyanlarımın arkasında olduğumu ifade ediyorum. Herhangi bir ihale usulsüzlüğüne katılmadım. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum. Cumhuriyet savcısı, çapraz sorgusu sırasında Taşçı ya İBB ihaleleriyle ilgili beyanını sordu.
Bunun üzerine Taşçı, İletişim koordinasyonundan bize hangi firmaların hangi ihaleye gireceği, hangi rakama alınacağı önceden bildirilirdi. Biz de buna göre işlemlerini yapardık. Net bir şekilde bana, şahsıma gelmiyordu ama iletişimden bildirdiler. Gökhan Köseoğlu müdürümüze bildirirdi veya genel müdürümüzle birlikte gelirdi. dedi. Sanık Taşçı, Emrah Bağdatlı yı tanır mısınız, görevi nedir Medya AŞ de?
sorusu üzerine, Tanırım. Herhangi bir görevi yok Medya AŞ de. Firmaları üzerinden, organik bağı olmayan inorganik firmalarıyla medya şirket olsun, kültür şirket olsun, birçok ihale aldığı bilgisine sahibiz. dedi. Taşçı, fatura kesiminden itibaren 45 gün olan ödeme tarihi kuralına Emrah Bağdatlı nın firması olduğunda defalarca uyulmadığına ilişkin iddiasının sorulması üzerine İnisiyatif kullanıyordu. yanıtını verdi.
Resmi şirketlerine mi yoksa iddianamede iddia edilen gayriresmi şirketlerine mi? sorusunu ise Taşçı, Sanmıyorum çünkü 2022 den sonra kendi resmi şirketiyle bizden iş yapmadı hiç. Diğer kullandığı firmalar üzerinden oldu. diyerek cevapladı. Taşçı, Gayriresmi ortağı olduğu şirketlerden mi ihaleye girdi? sorusu üzerine de Evet, aynen öyle. cevabını verdi.
Tutuklu sanık İBB iştiraki Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker in, Medya AŞ de ya da başka bir firmada mali işler müdürlüğünde çalıştınız mı? Nakit akış yönetimi gibi mali konulara dair tecrübeniz, bilginiz var mıdır? sorusunu Taşçı, Yok. diyerek cevapladı.
Türker, bunun üzerine Taşçı ya, Bu durumda hangi somut bilgi, belgeye istinaden ifadenizde Emrah Bağdatlı ile bağlantılı olduğunu iddia ettiğiniz firmaların alacaklarının önceliklendirilerek ödendiği iddiasında bulundunuz? sorusunu yöneltti. Taşçı, soruyu, Bunları mali işlerden olan arkadaşlarla samimi olduğum için öğreniyordum. Dedikodu değil öğreniyordum kendilerinden, ödeme listelerini görebiliyordum.
şeklinde cevapladı. Türker, bunun üzerine, Şirketin ödeme listesi diye bir listesi mevcut değildir. Şirketin nakit akış yönetimi vardır. Şirketin alacakları ve borçlularına dair 3, 6, 9, 12 ay tahminler yaparak bir çalışma yapılır. Bu çalışmayı ben, mali işler müdürü, İştirakler Koordinatörlüğü görür. Her ay İştirakler Koordinatörlüğüne bunları göndererek onların görüş ve onayı neticesi ödeme yapıyoruz. dedi.
Tutuklu sanıklardan Murat Ongun un, Bir ifadende İBB nin çıktığı açık ihalelerin hangilerini Medya AŞ nin alacağı önceden belliydi demişsin. sözleri üzerine sanık Taşçı, Evet. cevabını verdi. Sanık Ongun un Yani diyorsun ki İBB Encümeninin yaptığı ihaleler usulsüzdür. Peki, böyle çok ağır bir iddiada bulunuyorsun da çok rahat söylüyorsun. Neye göre söylüyorsun bunu?
sorusu üzerine sanık Taşçı, Biliyorum, işin içindeyim. yanıtını verdi. Sanık Ongun un İfadende, İhale dosyalarında bulunan imzaları üstlerimin zorlaması ve baskısıyla attım demişsin. sözleri üzerine Taşçı, Talimatları yerine getiremediğimiz takdirde işimizi kaybetme endişemiz vardı. Zorlama da bizim açımızdan ya da benim açımdan en azından buydu. Nitekim ben ifade verdikten 10 gün sonra işten çıkartıldım. dedi.
Bunun üzerine sanık Ongun un, Size Bu talimatları yapmazsan seni işten çıkarırım. diyen kim o zaman? sorusu üzerine Taşçı, Bu, genel bir şeydir zaten. İşini bir yapmazsın, iki yapmazsın, üçüncüsünde atarlar. Bu, bir düşüncedir aslında. Ben de bunu ifade ettim. yanıtını verdi. Sanık Ongun un, Emrah Bağdatlı nın şirketinin yaptığı yüksek işler miydi? Bize söyler misiniz?
Kaynak: Habertürk


