Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Ortalama yaşam süresindeki yükseliş, yalnızca insanların daha iyi beslenmesiyle açıklanmıyor. Aşılar, antibiyotikler, temiz içme suyu, kanalizasyon sistemleri, gelişen ameliyat teknikleri ve erken teşhis olanakları, geçmişte ölümcül olabilen pek çok hastalığın etkisini azalttı.
Anne ve bebek sağlığındaki ilerlemeler ile bebek ve çocuk ölümlerinin düşmesi de doğuşta yaşam beklentisinin artmasında önemli rol oynadı. Böylece modern tıp ve halk sağlığı uygulamaları, beslenme dışındaki alanlarda da yaşamı koruyan koşulları güçlendirdi.
Geçmişte daha az işlenmiş gıda tüketilmesi, evde yemek pişirilmesi ve mevsiminde ürün yenmesi bazı olumlu alışkanlıkları hatırlatsa da o dönemde yetersiz beslenme, vitamin ve mineral eksiklikleri ile bozulmuş gıdalardan kaynaklanan hastalıklar da bulunuyordu. Gıda güvenliği bugünkü düzeyde değildi.
Günümüzde ise aşırı işlenmiş ürünlerin fazla tüketimi, yüksek enerji alımı, hareketsizlik, obezite ve metabolik hastalıklar öne çıkan sorunlar arasında yer alıyor. Bu nedenle daha uzun yaşamak ile sağlıklı geçirilen yılların artması birbirinden ayrı değerlendiriliyor.
Beslenmenin yanında uyku, hareket, stres, çevre koşulları, genetik, sosyal ilişkiler ve sağlık hizmetlerine erişim de sağlıklı yaşlanmayı etkiliyor. Geçmişteki olumlu alışkanlıkları modern bilimin ve tıbbın imkânlarıyla birlikte değerlendirmek, yaşam süresinden çok yaşam kalitesine odaklanmayı sağlayabilir.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika