Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Okulda şiddet bitmiyor. Bu sefer de Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki Teknik ve Anadolu Lisesi önünde bir saldırı gerçekleşti. Saldırı sonucu 11 öğrenci yaralandı. Eğitim Sen Ankara Şubeleri saldırıya tepki göstermek ve bakan Yusuf Tekin'i istifaya davet etmek amacıyla MEB önünde toplanarak açıklama yaptı. Burada yapılan açıklamayı Eğitim Sen Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım okudu.
Yıldırım, Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi? sorularını yöneltti ve Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi. Kamera, polis, güvenlik görevlisi ile bu sorunlar çözülemez.
Okullar; çocukların ve eğitim emekçilerinin kendilerini özgür, güvende ve değerli hissedecekleri yaşam alanları olmalıdır dedi MÜNFERİT DEĞİL Yıldırım şöyle devam etti: Toplumsal yaşamda şiddet dili normalleştiriliyor. Dijital mecralarda çocuklar ve gençler yoğun şiddet içerikleriyle karşı karşıya bırakılıyor, akran zorbalığı gün geçtikçe artıyor. Okullardaki şiddet münferit değildir, sorun sistematiktir.
Maraş’ta olduğu gibi öğretmenleri sürgün ederek, disiplin cezası vererek okul güvenliği sağlanamaz. Öğretmenin güvende olmadığı yerde öğrencinin de güvende olması mümkün değildir.
KAMUSAL SORUMLULUK Güvenli okul için, okullardaki psikolojik danışman sayısının artırılmasını, çocukların sosyal yaşam koşullarının dikkate alınmasını, akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel ve onarıcı programlar uygulanmasını, öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmalar oluşturulmasını, okullardaki güvenlik sorunlarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesini, silahların ve tehlikeli araçların okullara girişini önleyecek etkin tedbirler alınmasını, okul çevreleriyle ilgili risk analizleri yapılmasını ve kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanmasını, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin karar alma süreçlerine katılabildiği demokratik okul ortamları oluşturulmasını, eğitim emekçilerine yönelik şiddet olayları için düzenli, şeffaf ve kamuoyuna açık veri tutulmasını, şiddetin toplumsal nedenleriyle mücadele edilmesini talep ettiklerini açıklayan Yıldırım, Yoksulluk, eşitsizlik, işsizlik, geleceksizlik ve toplumsal dışlanmayla mücadele edilmeden okulda şiddeti kalıcı olarak önlemek mümkün değildir.
Çocuklarımızı korumak bir tercih değil, kamusal sorumluluktur, eğitimde korku iklimi değil, güvenli okullar istiyoruz! Yaşanan bunca acıyı ,ölümü, şiddeti görmezden gelen, kamu kaynaklarını tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayan, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan bakan Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir diye konuştu.
VİTRİN UYGULAMALARLA YARATAMAZSINIZ Yıldırım'ın ardından söz alan Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez ise Okullar; çocukların ve öğrencilerin korkuyla değil güvenle geldiği, kendilerini özgürce ifade ettiği, eğitim emekçilerinin güven içinde çalıştığı yaşam alanları olmak zorundadır.
Hiçbir öğrenci okula giderken, hiçbir eğitim emekçisi görevini yaparken şiddet tehdidiyle karşı karşıya kalmamalıdır. Okullarda ve okul çevrelerinde yaşanan şiddet olayları münferit vakalar olarak geçiştirilemez. Şiddeti ortaya çıkaran nedenlerle mücadele edilmesi, okul güvenliğinin pedagojik ilkeler doğrultusunda ele alınması ve bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi kamusal bir sorumluluktur.
Güvenli okul, güvenli gelecek istiyoruz! Daha dün Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla yedi bakanlık bir araya geldi, okul güvenliği konusunda protokol imzaladı ve kamuoyuna gerekli tedbirlerin alındığı mesajı verildi. Aradan daha bir gün geçmeden bugün yaşanan saldırı, protokollerin ve törenlerin tek başına güvenli okul yaratmadığını açık biçimde göstermiştir.
Sayın Yusuf Tekin; okul güvenliği kameralar önünde imza atmakla, protokol açıklamakla sağlanmaz. Güvenlik, öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin günlük yaşamında somut olarak hissedilmek zorundadır. Eğitim emekçileri yıllardır uyarıyor. Okullarda şiddet artıyor, rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor, personel eksiklikleri sürüyor ve eğitim emekçilerinin talepleri duyulmuyor.
Bakanlık ise eğitimin gerçek sorunlarına kulak vermek yerine, sorunlar ağırlaştıktan sonra tedbir açıklamakla yetiniyor. Bugün sorulması gereken soru açıktır: Daha dün “gerekli tedbirler alındı” denilirken, bugün öğrenciler neden bir okulun önünde silahlı saldırının hedefi olmuştur?
Eğitim emekçilerinin uyarılarını görmezden gelerek, sorunları öteleyerek ve yalnızca vitrine dönük uygulamalarla güvenli okul yaratamazsınız. Biz bir kez daha söylüyoruz: Öğrenciler için güvenli okul, eğitim emekçileri için güvenli çalışma ortamı, hepimiz için güvenli gelecek istiyoruz.
Bu sorumluluğun muhatabı Millî Eğitim Bakanlığıdır ve Yusuf Tekin’den beklediği, yaşananların sorumluluğunu üstlenmeli ve vakit kaybetmeksizin istifa etmelidir! dedi.
Yalnızca vitrine dönük uygulamalarla güvenli okul yaratamazsınız" diye konuştu.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika