Haber detayı
Haberin ayrıntıları
“Başta Marmara Denizi olmak üzere çevre yatırımları için 400 milyon Euro’luk stratejik bir anlaşma yaptık.” Duruyorum. Bir daha soruyorum:“400 milyon Euro öyle mi?” “Evet büyük hazırlıklarla ve çalışmalarla oldu.” Çevre için müthiş bir rakamdır bu. Peki kimle yapılıyor bu anlaşma? Asya Altyapı Yatırım Bankası ile. Haberlerde kısa bir cümle olarak geçen bu anlaşma aslında nedir biliyor musunuz?
Hatırlayın, günlerce bize korku salmıştı... Ana haberlerde, manşetlerde tartışılmıştı. Profesörler alarm vermişti. Günlerce gazeteler boy boy felaket fotoğraflarını yayınlamıştı. Evet o belalı sorun. Denizlerimizin üzerini kaplayan o korkunç görüntü. Denizlerimizin kanseri... Müsilaj. Hatırlayın, o günlerde nasıl bir korku vardı? İşte Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Mustafa Sarı. Bakın o kriz günlerinde ne diyor: “Marmara Denizi özel bir deniz. 1 litre dahi atığı arıtmadan denize vermemeliyiz. Belediye başkanlarımıza da seslenmek isterim. Her başkanımızın birinci önceliğinin Marmara Denizi ile kurmuş olduğumuz yanlış ilişkiyi düzeltmek olması gerektiğinin altını çiziyorum.” İşte hatırlatmak istediğim de bu. Yani...
Çevre ve Şehircilik Bakanı Kurum’un açıkladığı bu 400 milyon Euro belki manşetlere girmedi. Ya da;Televizyon programlarının konusu olmadı. Çünkü bir kriz değildi. Korku ve panik yaratacak bir gelişmenin mesajlarını taşımıyordu. Bunun yerine bir büyük mücadele için atılan adımı anlatıyordu. O yüzden pek ilgi çekmedi. Sessizce geçti gitti haberler arasından.