Haber detayı
Haberin ayrıntıları
PİYASALARIN ve daha geniş ölçekte ekonomi gündeminin ilk sıralarında yine petrol fiyatları var. ABD-İran arasındaki sıcak çatışmaların tekrar başlamasıyla fiyatlar ivme kazandı. Hürmüz Boğazı konusundaki belirsizliklere son olarak Suudi Arabistan’dan gelen ağustos ayında petrol üretiminin 1990’dan bu yana en düşük seviyeye gerilediği haberi eklendi.
Geçen hafta ABD Başkanı Trump’ın “İran ile savaş 3 kasım ABD seçiminden hemen sonra bitecek” demesi de fiyatları yukarı çekmişti. Bir gün sonra ise Trump “Savaş seçimden önce bitebilir” açıklamasıyla her zamanki “U” dönüşlerinden birini yaptı ama fiyatlara etkisi olmadı. Ne kadar uzarsa uzansın kazananı ve yüksek petrol fiyatlarından başka sonucu olmayacak gibi duran bir savaş bu.
Hal böyle olunca, bu durumdan kim kazanıyor, kim kaybediyor hesapları daha fazla yapılır hale geldi. Petrol, bu dönem piyasalar ve ekonomi için en önemli referans noktalarından biri. PİYASA NEYİ FİYATLIYORABD-İran savaşı sürdükçe petrol fiyatları yüksek kalmaya devam edecek. Buna bağlı olarak maliyet enflasyonu artacak, enflasyon yükseldikçe de merkez bankalarının faizleri artırmaları sürecek.
Veya yüksek faiz beklentisinin güçlü kalmasına neden olacak. Bu silsile ise piyasaları baskılayıp borsalara kâr satışları, altın ve gümüş fiyatlarına düşüş, tahvil faizlerine yükseliş olarak yansıyor. Petrol fiyatları düşerse ortalık rahatlayacak ama o da ABD-İran savaşına bağlı. O yönde belirsizlik sürerken yabancı yatırım bankaları tahminlerini yukarı revize etmeye başladı.