Haber detayı
Haberin ayrıntıları
DeFacto'da dört bilişim emekçisinin işten çıkarılmasına tepki gösteren sendika, çalışanların işe iade edilmesini istedi. Sendika, işten çıkarmaların şirketin yönetim ve organizasyonundan kaynaklanan sorunların çalışanların üzerine bırakılması sonucu gerçekleştiğini savunurken, taşeronlaşma ve güvencesiz çalışma politikalarına karşı mücadele edeceklerini açıkladı.
DÖRT BİLİŞİM EMEKÇİSİ İŞTEN ÇIKARILDI Sendikanın açıklamasında, DeFacto'nun yaklaşık iki ay önce dört bilişim emekçisini işten çıkardığı belirtildi.
Açıklamada, üç çalışanın şirketin kendi yönetim ve organizasyonundan kaynaklanan sorunların sorumluluğunun üzerlerine bırakılması nedeniyle işten çıkarıldığı, bir çalışanın ise haklarını alabilmek için prim gün sayısını doldurmuş olması nedeniyle işten ayrılmak zorunda kaldığı ifade edildi.
Sendika, işten çıkarılan çalışanların yerine taşeron emekçilerin getirildiğini belirterek, Emekçilerin işini, emeğini ve itibarını size bırakmayacağız! ifadelerini kullandı. Açıklamada, Haksız yere işten çıkarılan dört bilişim emekçisi derhal işlerine iade edilmelidir denildi.
CİHAZLARDAKİ EKSİKLİKLERİ ÇALIŞANLAR TESPİT ETTİ Sendikanın aktardığına göre çalışanlara, şirket envanterinde kayıp olduğu belirtilen bazı cihazlar üzerinden ihmal isnat edildi. Ancak söz konusu eksiklikleri tespit eden, sayımı gerçekleştiren ve durumu yönetime bildirenlerin de işten çıkarılan çalışanlar olduğu belirtildi.
Açıklamada, eksikliklerin tespit edilerek yönetime bildirildiği, kamera kayıtlarının ve depo girişlerinin incelenmesinin istendiği, ancak birkaç hafta sonra çalışanların işten çıkarıldığı ifade edildi. Sendika, deponun fiziki güvenliğini sağlamak, kamera sistemini kurmak ve işletmek ya da işyerindeki bütün giriş-çıkış yetkilerini belirlemenin söz konusu çalışanların görevleri arasında olmadığını savundu.
Depoya farklı çalışanların, stajyerlerin ve taşeron personelin de erişebildiği belirtilen açıklamada, güvenlik açıklarının daha önce yönetime bildirildiği de kaydedildi. SORUMLULUK ÇALIŞANLARIN ÜZERİNE BIRAKILDI Açıklamada, şirketin kendi güvenlik ve organizasyon yapısından kaynaklanan sorunların sonuçlarının belirli çalışanların üzerine bırakıldığı savunuldu.
Sendika, işverenin işten çıkarılan her çalışan açısından hangi görevin ihlal edildiğini, hangi somut davranışın hangi zarara yol açtığını ve iş ilişkisinin neden sürdürülemeyecek hale geldiğini ortaya koyması gerektiğini belirtti.
Mevcut belgelerde bu sorumluluğun çalışanlar bakımından somutlaştırılmadığı ileri sürülen açıklamada, aynı ekip içerisinde yer alan taşeron çalışanlara fesih süreci işletilmezken kadrolu çalışanların sözleşmelerinin feshedildiğine dikkat çekildi.
KADROLU ÇALIŞANLARLA TAŞERON PERSONEL AYNI OPERASYONLARDA ÇALIŞIYOR Sendika, yaşananları DeFacto'nun son dönemdeki çalışma politikalarından ayrı değerlendirmediklerini belirtti. Açıklamada, şirketin yakın geçmişte toplu işten çıkarmalar yaptığı ve kadrolu çalışanların yerine giderek daha fazla taşeron personel kullanmaya başladığı iddia edildi.
Taşeronlaşmanın şirketin kendi faaliyet alanındaki görevlerde de uygulandığı öne sürülürken, aynı operasyonlarda kadrolu çalışanlarla dış kaynak personelin birlikte çalıştığı ifade edildi.
NEDEN FARKLI YAPTIRIMLAR UYGULANDIĞI AÇIKLANMADI Açıklamada, yıllardır şirkette çalışan ve envanter sistemlerinin kurulması ile sayım mekanizmalarının işletilmesinde görev alan kişilerin, eksiklikleri tespit edip yönetime bildirmelerine rağmen işlerini kaybetmelerinin açıklanması gereken bir çelişki olduğu savunuldu.
Aynı süreçte görev alan kişiler arasında neden farklı yaptırımlar uygulandığının da açıklanmadığı belirtildi. Sendika, ölçülülük açısından da sorun bulunduğunu savunarak, çalışanların görev ve yetki alanları ile yaşanan kayıplar arasında somut bir bağ kurulması gerektiğini ifade etti.
HALKA ARZ HAZIRLIĞI DA GÜNDEME GETİRİLDİ DeFacto'nun büyüme, kurumsallaşma ve sermaye piyasalarına açılma yönünde uzun süredir hedefleri bulunduğu, yakın zamanda halka arz edileceğinin konuşulduğu belirtilen açıklamada, şirketin bu hedefleriyle birlikte kadrolu bilişim emekçilerinin işten çıkarılarak işlerin daha güvencesiz dış kaynak modellerine kaydırılmasının dikkat çekici olduğu savunuldu.
Sendika, olayın yalnızca dört çalışanın işten çıkarılmasından ibaret olmadığını belirterek, bilişim emekçilerinin daha ucuz, daha güvencesiz ve daha kolay gözden çıkarılabilir hale getirildiği bir çalışma modelinin sonucu olarak değerlendirdi. ÜÇ ÇALIŞAN İÇİN İŞE İADE DAVASI AÇILDI İşten çıkarılan dört çalışandan üçü yönünden işe iade talepli dava süreçlerinin yürütüldüğü belirtildi.
Davalar kapsamında fesihlerin geçersiz olduğunun tespit edilmesi ve işçilerin işlerine iade edilmesinin talep edildiği aktarıldı. Hukuki süreçte fesih gerekçelerinin somutluğu, çalışanların görev ve yetki alanları, kayıplarla kişisel kusur arasında bağ kurulup kurulamadığı ve aynı süreçte görev alan çalışanlara yönelik farklı uygulamalar ele alınacak.
Sendika, hem hukuki sürecin hem de işyerindeki taşeronlaşma ve güvencesizleştirme politikalarına karşı yürütülecek mücadelenin takipçisi olacaklarını açıkladı. Açıklamada, Bu daha başlangıç! Dört bilişim emekçisi işlerine iade edilene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz denildi.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika