Erdoğan: Siyasi partilerin önceliği Türkiye olmalı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin 28. Dönem 5.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin 28. Dönem 5.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM 28. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Genel Kurul'a hitap etti.
Yeni yasama yılının ülke, millet, Meclis, demokrasi, gönül coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Sizlerin şahsında, mensubu ve hizmetkarı olmakla şeref duyduğum aziz milletimin her bir ferdine, en doğusundan en batısına, cennet vatanımızın 7 bölgesinde, 81 ilinde, 922 ilçesinde yaşayan tüm vatandaşlarıma, buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Dünyanın farklı ülkelerinde milletimizi en güzel şekilde temsil eden, başarılarıyla iftihar ettiğimiz yurt dışındaki vatandaşlarımıza da en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum." ifadesini kullandı.

Meclis'te yeni yasama yılı başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılış oturumunda konuşuyor.https://t.co/q4FRuCq8kN
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 106 sene önce Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan cuma namazını müteakip, dualarla, tekbirlerle, istiklal azmi ve aşkıyla, bağımsızlığın kalbi olan Ankara'dan milletin iradesini dünyaya haykıran 115 üye başta olmak üzere, bugüne kadar bu yüce çatı altında millete layıkıyla hizmet edip dar-ı bekaya irtihal eden milletvekillerini rahmetle yad etti.
Uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden Ali Şükrü Bey'e, milletin emanetine kastedenlerin, milletin iradesini gasbedenlerin dar ağacına gönderdiği Adnan Menderes'e, Hasan Polatkan'a ve Fatin Rüştü Zorlu'ya da Cenabıallah'tan rahmet niyaz eden Erdoğan, "Yine burada bin yıldır bu coğrafyada milletimizin bekası uğruna gözlerini kırpmadan hayatlarını feda eden tüm şehitlerimize, gazilerimizden dar-ı bekaya irtihal etmiş olanlara yüce Mevla'dan rahmet diliyorum." diye konuştu.
Sözlerinin başında, bir hakikati tüm kalbiyle ifade etmek istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
Sözlerimin hemen başında şu hakikati tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisidir.
Bu meclis milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir.
80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile yüce meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir. Meclisimizin bu mücadelesi müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur.
Bakınız, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 1920-1923 arası tutanakları Türkiye'nin ikinci defa nasıl vatan yapıldığının en canlı şahitleridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921 senesinde Büyük Millet Meclisinin ikinci yasama yılı açılışında kurduğu şu cümleler, milletimizin hücrelerinde olan hürriyet aşkının ve meclisimizin tarihi misyonunun bariz bir ifadesidir. Türk milletinin istiklal ile izmihlal arasına sıkıştırdığı o sancılı günlerde meclis başkanı sıfatıyla Gazi Mustafa Kemal şöyle sesleniyordu: "Muhterem arkadaşlarım, bütün bir millet ölümle göz göze baktığımız mütareke günlerinden başlayarak bugüne kadar katettiğimiz mesafeleri, atladığımız sayısız müşkülatı bir kez daha hatırlayalım. Ne zaman başladığı bilinmeyen zamanlardan beri şerefi istiklal ile yaşayan milletimiz, en kötü bir sona ölümle gidiyor gibi görünmüş iken, tutsaklığa karşı evladını kıyama çağıran ecdadın sesi kalplerimizde yükseldi ve bizi son kurtuluş savaşına davet etti. Artık yeis ve fütur günleri çok arkada kaldı. Memlekete kurtuluşu gerçek yolu göstermiş ve bütün milleti kendi istiklal bayrağı altında toplamış olan Meclis-i Aliniz ikinci yasama yılına girerken ben, ufkumuzda inkişafa başlayan ışıkların bu kadar felaket görmüş olan bedbaht vatanımızda iyi bir sabaha hayrolmasını dua ediyorum"
Sık sık alkışlarla kesilen bu konuşmadan 95 sene sonra yüce meclisimiz millete öncülük görevini bir kez daha yerine getirmiştir. 15 Temmuz gecesi bombaların altında, milletin emanetini savunan gazi meclisimiz, meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbelere direnen milletimizle birlikte o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir.
Bu vesileyle o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, rabbim bu meclisi bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın diyorum.
Geçmişi bu denli görkemli, vazifesi bu kadar ulvi olan gazi meclisin genel kurul salonunda sizlere hitap etmekten duyduğum memnuniyeti hassaten ifade ediyorum. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisimiz dünyanın çalışma temposu en yüksek parlamentolarından biridir. 1 Ekim 2025'te başlayıp 10 Ağustos 2026'ya kadar devam eden 4'üncü yasama yılında da meclisimiz önemli kararların alındığı, yoğun ve meşakkatli bir mesai dönemi geçirdi.
Hem genel kurulda hem de komisyonlarda ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin geleceğine yön verecek hayati kanunlar, kritik meseleler müzakere edildi. Yasama faaliyetleri demokratik bir olgunlukla icra edilirken parlamenter diplomasi ise gerek ev sahibi olduğumuz uluslararası toplantılarda gerekse yurt dışı ziyaretlerde profesyonel ve saygın bir yaklaşımla yürütüldü.
Bu anlamda siyasi parti ayırt etmeksizin gazi meclisimizdeki tüm milletvekillerine çabaları, gayretleri, fedakarlıkları için ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş'u ve başkanlık divanımızın muhterem üyelerini aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum. Meclisimizin farklı birimlerinde görev yapan idareci ve çalışanlarımıza 10 ay 10 gün boyunca ortaya koydukları hummalı ve özverili çalışmalar için şükranlarımı iletiyorum. Bugün itibarıyla başlayan yeni yasama yılının da fikir, tenkit ve tekliflerin özgürce fakat karşılıklı saygı ve nezaket kuralları dahilinde dile getirileceği, tartışmaların çözüm odaklı bir anlayışla sağduyu ve suhuletle cereyan edeceği verimli, bereketli bir yıl olmasını yürekten temenni ediyorum.
Biz iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak her zaman olduğu gibi yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceğiz. Milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Yeni yasama yılında bunun yüksek hassasiyeti içinde olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, burada bir hususu öncelikle dikkatlerinize getirmek isterim. Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkıyla hizmet etmektir. Şahsım dahil hepimiz, milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz.
Bir ay sonra 24'üncü yıl dönümüne kavuşacağımız iktidarlarımız boyunca kesintisiz biçimde, istikrarlı, kararlı ve samimi bir şekilde biz hep bunu yapmanın mücadelesi içinde olduk. Ekonomiden demokrasiye, iç siyasetten dış politikaya, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, ulaştırmadan şehirleşmeye, enerjiden tarıma kadar ülkemizi ilgilendiren her alanda çok önemli adımlar attık.
Yasama Yılı Açılış Programı’nda yaptığı konuşmada siyasi partilerin Türkiye merkezli siyaset yürütmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, partilerin Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden güç almasını istedi.
Kaynak: TRT Haber Gündem


