Haber detayı
Haberin ayrıntıları
ÖMÜR KURT omur@cocuklarlabiromur. com Çocuklar, kendilerine yasak olan davranışları büyüklerin yaptığını gördüğünde büyük bir şaşkınlık yaşıyor. Eyleme dönüşmeyen sözlü uyarı, çocuklarda değiştirici etki yaratmıyor ve onları doğruya yöneltmiyor. Zaman içinde tüm yanlışlar normalleşiyor ve birer davranış halini alıyor. İşte asıl sorun da burada başlıyor… SÖYLEDİĞİMİ YAP, YAPTIĞIMI YAPMA!
Çocukken, çocukların söylemesi ayıp olan şeyleri yetişkinlerden duyduğumda çok şaşırırdım. Örneğin çocukların küfretmesi ayıptı ama yetişkinlerin küfretmesi ayıplanmıyordu. Çocukların yalan söylemesi affedilmezdi ama yetişkinler, “beyaz yalan” dedikleri aldatmacaları rahatlıkla yapabiliyorlardı. Yetişkinlere serbest olan her şey çocuklara yasaktı. Yetişkin yaparsa hoş görülür ama çocuk yaparsa şiddet görürdü.
Yetişkinler kendilerini iyi yetiştirememişlerdi ama çocuk yetiştirmeye çalışıyorlardı. Bu aslında “Söylediğimi yap ama yaptığımı yapma!” tavrıydı. Çocuklar, yetişkinler karşısında edepli olmalı, bacak bacak üstüne atmamalı, yüksek sesle konuşmamalı, kimseyi alaya almamalı, sesini çıkarmamalı, sessiz ve uslu olmalı, bir köşede put gibi durmalıydı. Oysa yetişkinler böyle miydi?
Onlar istedikleri her şeyi yapabilirlerdi. Söylemleriyle eylemlerinin uyuştuğu anlar nadirdi. Örneğin çocuklara, “Büyüğüne küçüğüne, herkese saygılı ol” derlerdi ama kendileri bazen saygısızlık yapabilirlerdi. Toplumdaki bu genel tavır pek çok yerde kendini gösteriyordu. Okulda, hastanede, evde, devlet kurumlarında, siyasi konuşmalarda, ekranda… Yetişkin olmak “her şeyi bilmek” demekti. Gerçekten öyle miydi?
Örneğin okulda iki çocuk kavga ettiğinde onlara şiddetin kötü bir şey olduğu söyleniyordu ama mecliste milletvekillerinin yumruk yumruğa kavga etmesi normaldi. Ekranda şiddet normaldi ama evde, okulda değildi. ÇOCUK EĞİTİMİNİN BÜYÜK ÇIKMAZI Zaman ilerledikçe düzelmesi gereken şeylerin daha da kötüye gitmesi büyük bir hüsran nedeni elbette. Her gün şiddet, hakaret, hırsızlık, haksızlık haberleriyle karşılaşıyoruz.
Üstelik şiddet, git gide dozunu artırıyor. Evet, eskiden de her şey mükemmel değildi ama şimdiki kadar da kötü değildi. Tarihin her döneminde insanlar haksızlığa uğramış, şiddet gösterip şiddet görmüş. Ancak dünya ileri gidiyor, durmuyor. Toplumlar, geçmişten çıkardıkları derslerle daha iyiye ve doğruya yönelmeli. Nitekim çocuklara verdiğimiz nasihatler de bunun bir sonucu.
Yani yanlıştan aldığımız dersi düzeltmeye yönelik bir tavır. Oysa yalnızca söylemek yetmiyor… Çocukların yaptığı yanlışlar kızılmamalı, ayıplanmamalı. Çünkü çocuklar, yetişkinlerin yaptıklarını yansıtıyorlar. Üstelik tamamıyla! Ve çünkü çocuklar, yetiştikleri toplumun, büyüdükleri evin, mahallenin, sokağın yansımasıdır.
Ve tüm bunlara ek olarak; dijital dünyanın… Evet, dijital dünya da artık çok büyük bir belirleyici! Yaşamını çocuk eğitimine adamış bütün uzmanların söylediği gibi çocuklar kulaktan değil, gözden öğrenir. Bu yüzden ne söylediğimiz değil ne yaptığımız önemli. EVDE DENEYİN Tekerleme zamanı Çocuklar sözcük oyunlarına ve tekerlemelere bayılır. Bu hafta onlarla zor bir tekerlemeyi ezberleyip tekrar etme oyunu oynayın.
HAFTANIN KİTABI “Dünya” kitabında çocuklar, okyanusların derinliklerinden dağların zirvelerine uzanan 555 çıkartma ile dünyamızı keşfediyor. Yayınevi: Altın Çocuk Kitapları Yaş: 7+ Sayfa: 48 HAFTANIN ETKİNLİĞİ Kadıköy Çizgi Festivali Geleneksel hale gelen Kadıköy Belediyesi Çizgi Festivali’nde çizerler, yayınevleri, etkinlikler ve çizim atölyeleri sizi bekliyor. Bugün son gün, kaçırmayın.
Yer: Kadıköy-Yoğurtçu Parkı Tarih: Bugün Saat: 13. 00-18. 00 HAFTANIN ŞARKISI Bu hafta çocuklarınızla ve torunlarınızla birlikte Fransız çocuk şarkısı olan “Jean Petit Qui Danse”yi dinleyin ve başka bir kültürün şarkısını tanıyarak bu şarkı hakkında sohbet edin.
Çünkü çocuk eğitiminde belirleyici olan sözler değil, yetişkinlerin gösterdiği örnekler.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika