ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Mekke Anlaşması, Ortadoğu’da yeni bir ittifak tartışmasını gündeme taşıdı
Gündem

Mekke Anlaşması, Ortadoğu’da yeni bir ittifak tartışmasını gündeme taşıdı

Yazıda, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgesel güvenlik söylemiyle sunulmasına karşın İran’ı hedef alan yeni bir stratejik hamle olduğu savunuluyor. Anlaşma, geçmişteki Bağdat Paktı ve CENTO ile karşılaştırılırken Ortadoğu’da yeni bağımlılık ve gerilimler yaratabileceği ileri sürülüyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 11 Eylül 2026 04:00·Güncelleme: 11 Eylül 2026 04:08·4 dk okumaBu haber 627 kez okundu
Yeni ‘kutsal ittifak’ın adını koyalım
Yeni ‘kutsal ittifak’ın adını koyalım
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Küresel kapitalizmin İran yenilgisi, özellikle de ABD’nin Ortadoğu’daki hegemonya planının suya düşmesi, yeni stratejilerin hemen uygulamaya konulmasını beraberinde getirdi. Elbette tarih tekerrürden ibaret değildir ama hatırlatmakta yarar var: Coğrafya aynı, çıkarların gölgesi aynı; yalnızca masaya oturanların adı değişiyor.

Şöyle ki İran’da 19 Ağustos 1953’te gerçekleştirilen, “Ajax Operasyonu” adı verilen ve ABD ile İngiltere’nin ortaklaşa yürüttüğü Musaddık karşıtı darbenin bugüne bakan anlamlı yanları vardır.

Buradan bir de Mısır’a uzanalım isterseniz: 23 Temmuz 1952’de Mısır’da Cemal Abdünnasır ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği “Hür Subaylar Hareketi” ülkede, Musaddık’ın İran’daki millileştirme hamlesiyle aynı antiemperyalist iklimin içinde, benzer bir devrim başlatmıştı.

Her iki durumda da İngiltere’nin çıkarlarına gölge düşüren bu iki “hareket” , ABD ile İngiltere’yi birbirine daha da yaklaştırmış; Ortadoğu’da yeni bir hegemonya kurmak üzere ittifaka yöneltmiştir. ABD’nin Mısır’daki Nasır yönetimine yönelik baskıları sonuç vermeyince bir tür “arabuluculuk” görevi Türkiye’ye, dönemin Demokrat Parti iktidarına verilir.

Adnan Menderes ’in bu yöndeki başarısızlığı, bir başka “ittifak projesi” ni gündeme getirir. Zira Mısır, “Bağlantısızlar Hareketi” ne yeşil ışık yakmış, Sovyetler Birliği’ne de yaklaşmıştır. Bunun üzerine, gene ABD’nin desteğiyle 1955’te “Bağdat Paktı” kurulur.

Türkiye ile Irak’ın başlattığı pakta daha sonra İngiltere, Pakistan ve İran katılır; Irak’ın 1959’da çekilmesinin ardından örgüt CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı) adını alır. Amaç, Sovyetler Birliği’nin Ortadoğu’daki nüfuzunu sınırlamaktır, daha basit bir söylemle o bölgeye el atmasını engellemektir!

ABD’nin bölgedeki ilk darbesiyle yeniden iktidara taşınan Muhammet Rıza Pehlevi, ABD ile İngiltere’nin bölgedeki jandarmalığını üstlenmiştir. İşte bu “kutsal ittifak”ın baş ortaklarından Türkiye de Demokrat Parti iktidarıyla bölgede benzer bir rol üstlenmeye soyunur.

O günlerde Mısır’la baş edemeyen İngiltere ve Fransa, İsrail’le birlikte 1956’da Süveyş Krizi’ni (Sina Savaşı) başlatarak Nasır yönetiminin gücünü kırmaya çalışır. Ardından 5-10 Haziran 1967’deki “Altı Gün Savaşı” , Mısır’ı ağır bir yenilgiyle yüz yüze bırakır.

Gelelim bugüne: Dünün paktları bugün başka adlarla karşımıza çıkıyor; değişmeyense bölgenin kaderi üzerinde söz söyleme hakkını kendinde gören o tahakküm iradesidir. ABD, bu kez İran’ı dize getiremediği ve NATO içinde de aradığı desteği bulamadığı için “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” adı verilen yeni bir “kutsal ittifak” ı devreye sokmuş görünüyor.

Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye bunu “bölgesel güvenlik” diye adlandırıp anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını söylese de ortaya çıkan siyasal bağlam, hedefin öncelikle İran olduğu izlenimini güçlendiriyor. Yani çok açık ki küresel güçler, elbette özellikle Amerika, mayası tutmayan “Arap Baharı” safsatasını şimdi yeni bir hamleyle taçlandırmak derdindedirler.

Kulakları çınlasın; Ahmet Davutoğlu ’nun “stratejik derinlik” tezi yerle bir olurken Fukuyama ’nın Tarihin Sonu ve Son İnsan’dan başlayıp Büyük Çözülme’ye uzanan tezlerinin Ortadoğu uluslarını getirdiği noktanın özeti gibidir aslında “Mekke Anlaşması”. Yani meselenin özü, özeti şudur: Ortadoğu’da kurulmak istenen “yeni düzen”i n stratejik çerçevesini böylesi bir “ittifak” la oluşturmak...

Masada güvenlik diye kurulan her cümle, sahada halkların hayatına yeni bir sınır, yeni bir korku ve yeni bir bağımlılık olarak düşüyor. Osmanlı’nın bu coğrafyadaki izlerini silmek üzere fitili ateşleyen İngiltere’nin kuklası haline gelen kabileler, özellikle de Suudilerin Osmanlı’yı bölgede çökertmek için emperyal güçlerle kurduğu ittifak unutulmamalı.

“Çağ değişti, artık bunları unutalım” demek ne denli pragmatik ve Makyavelist siyasetçilerin işiyse de Türkiye’yi iyice ateş çemberinin içine çeken bu “kutsal ittifak” ın güvenlikten çok yıkım getireceğini söylemek isterim. Üstelik hem hükümet hem de bu “ittifak” ın diğer aktörleri, anlaşmanın operasyonel ayrıntılarını açıklamaktan kaçınmaktadır.

Burada Sedat Ergin ’in şu tespitini bir safdillik olarak gördüğümü belirtmeliyim: “Bu bölgede icra edeceği rollerin Türkiye’nin Batı karşısında elini güçlendireceğini düşünebiliriz. Türkiye’nin bölgesel rolünün son dönemde Batı çevrelerde artan bir ilgi görmekte oluşu bu beklentiyi destekliyor.”

(*) Noam Chomsky ’nin deyimiyle, “ABD’de içsel olarak yaşanan üçüncü dünyalaşma süreci” nin bir uzantısıdır bütün bu hamleler. Kendi ülkelerinde toplumsallaşmayı demokrasi yoluyla inşa etmeyi bir yana bırakıp Ortadoğu’nun haritasını yeniden biçimlendirmek isteyen emperyal güçlerin oyun kuruculuğuna bir “anlaşma” yla ortak olmak hiç de inandırıcı gelmiyor.

Ulus, ulusal bağımsızlık ve egemenlik düşüncelerini bir yana bırakan bu “yeni küresel merkez” arayışı, özellikle ABD emperyalizminin bölgeyi karantinaya alma amacını taşımaktadır. Bu anlamda “Mekke Anlaşması”, geçmişin bir tekrarı değil; tam tersine, bölgeyi ateş çemberine çevirmek için yapılmış yeni bir hamledir. Benim sıklıkla yinelediğim “Ortadoğu Yemen’den başlar” tezimi doğrulayan örneklerden biridir bu anlaşma.

Yani ABD, bölgede egemen güç olma iddiasını, kendisinin katılmadığı bir “müzakere” nin sonucuyla adeta imza altına aldırmıştır. İsrail’le el ele vererek Ortadoğu’nun yeniden biçimlendirilmesinin de adımını atmıştır. Holokost’un kolektif bellekteki izlerini siyasal bir meşruiyet aracına dönüştürerek Gazze’yi yıkıma uğratan İsrail, bu anlaşmanın bence görünmeyen baş aktörüdür.

NATO üyesi olmayan bu ülke, böylece taşeron aktörlerle yeni bir savunma hattı kurma çabasındadır. Bu anlaşma, “Akdeniz Diyaloğu” nu gölgede bırakarak bölgeyi ABD’nin gözetim ve denetimine daha açık hale getirmiş; gelecekte daha da travmatik bir sürece kapı aralamıştır. Üstelik bu, Ortadoğu’nun geleceğini yeniden kurmak üzere yapılmış bir ittifaktır. Sanırım bunun adını da böyle koymak gerekiyor.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:30

11 Eylül 2026 AFAD ve Kandilli son depremler listesi

04:00

FETÖ’cü hâkim ve savcıların davalarında terör suçlaması yer almadı

04:00

Mısır, tarihinde ilk kez GKRY’nin askeri geçit törenine katılacak

04:00

CHP’nin 103. kuruluş resepsiyonunda bazı başkanlar yer almadı

04:00

YENİ Parti’de Üsküdar gelişmesi belediye başkanları politikasında kırılma yarattı

04:00

Bakanlık, ABD’den LNG ithalatına 2,6 milyar dolar ödendiği iddiasını reddetti

04:00

Atopik dermatit hastalarının görünmeyen deneyimleri tekstil sanatıyla sergilendi

T.C. DİDİM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİGündem11 Eyl 00:01

Didim’de Akköy Mahallesi’ndeki taşınmaz için kamulaştırma ilanı

Didim 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Akköy Mahallesi’ndeki 150 ada 6 parsel numaralı taşınmazın BOTAŞ tarafından kamulaştırılması için ilan yayımladı. İlanda, ilgililerin 30 gün içinde idari yargıda iptal davası açabileceği ve savunma ile kanıtlarını iki hafta içinde mahkemeye sunması gerektiği belirtildi.
Süper Loto çekiliş sonuçları belli oldu: 10 Eylül 2026 MPİ Süper Loto kazandıran numaraları sorgulama ekranıGündem10 Eyl 22:20

10 Eylül 2026 Süper Loto sonuçları: Kazandıran numaralar ve ikramiye durumu

Süper Loto’nun 10 Eylül 2026 tarihli çekilişinde 60 numara arasından 17, 28, 31, 44, 48 ve 53 çekildi. Büyük ikramiye sahibini bulamadığı için devredilirken, bilet sahipleri sonuç sorgulama ekranından bilet kodlarıyla kontrol yapabilecek.
TR 7 24 hesabına soruşturma: Arif Ahmet Denizolgun paylaşımlarının ardından gözaltı kararı…Gündem10 Eyl 22:40

TR 7 24 hesabındaki Arif Ahmet Denizolgun paylaşımlarına soruşturma

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’daki ölümüne ilişkin TR 7 24 kanalında yayımlanan içerikler hakkında soruşturma başlattı. Açıklamada, içeriklerin gerçeğe aykırı ve kamuoyunu yanıltıcı olduğu belirtilirken, sorumluların belirlenmesi için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğüne talimat verildi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri