Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Knut Hamsun “Açlık” romanında “Bütün bunlar Kristiania’da aç dolaştığım günlerde oldu” diyerek bozuk düzenin hâkim olduğu bir dünyanın kapısını aralar. 1890’da yayımlanan romanın kahramanı Kristiania’da, bugünkü Oslo’da yaşayan, genç bir yazardır. Kalemiyle geçinmeye çalışır. Beş kuruşu yoktur. Kirasını bile ödeyemez. Zamanla eşyalarını birer birer elden çıkarır. Sokaklarda aç bilaç dolaşırken onurunu korumaya çalışır. Hamsun’un anlattığı yalnızca midenin açlığı değildir. Açlık bir düşüncedir ve giderek insanın zihnine yerleşir. Onun davranışlarını, insanlarla ilişkisini ve gerçekliği kavrayışını değiştirir. İnsan aç kaldıkça yalnızca bedeni zayıflamaz; dünyadaki varlığı da değişir, büyür ya da küçülür. Ne yazık ki insanın bir lokma ekmek karşısındaki çaresizliğini sarsıcı anlatan Hamsun’un siyasi sicili hiç de masum değildi. Nazi Almanyasını destekledi, Hitler’e hayranlığını gizlemedi. Edebiyatın rahatsız edici çelişkilerinden biri belki de burada duruyor: Bir yazar insanın açlığını bütün çıplaklığıyla görebilir ama o açlığı yaratan ya da derinleştiren siyasal dünyanın karşısında aynı berraklıkla konum alamayabilir. Hamsun, bugün yalnızca yoksulluğu değil, yoksulluğun siyasal nedenlerini görmek arasındaki mesafeyi de düşündürüyor bize.