Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Haberlerimizi Google’da Takip Edin Gelişmelerden anında haberdar olun. Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul bu yıl 16 ülkeden 70 galeriyi ağırlıyor. Yani bugün ve yarın yerli ve yabancı 736 sanatçının 1. 372 eserini görme fırsatımız var. Koleksiyonerleri, sanat meraklılarını sanatçılar ve eserlerle buluşturan fuarı açılmadan bir gün önce gezdik.
Tersane İstanbul’daki fuardan izlenimlerimiz şöyle: Felsefe eğitimi de olan 1997 doğumlu sanatçı Sıla Candansayar’ın heykelleri fuarın en konuşulan işlerinden. ◊ Bu yıl hayata geçirilen Heykel Parkuru’nda bronz, çelik, mermerin de aralarında olduğu farklı malzemelerden üretilen 12 heykel sergileniyor. Burada ünlü oyuncu Johnny Depp’in de eseri var. Jaume Plensa’nın 8 ton ağırlığındaki ‘Juana’ eseri de bu alanda.
Akbank Sanat’ın sergisinde yapıtları olan Esra Özdoğan’ın ‘Makinedeki Hayalet 5’ adlı eseri. ◊ Akbank Sanat’ın küratörlüğünü Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı ‘Garip Şeyler Oluyor’ sergisi hızlanan teknolojik ve toplumsal dönüşümlerin beraberinde getirdiği belirsizlik ve yabancılaşma duygusunu odağına almış. Sergi Nazif Topçuoğlu, Gülin Hayat Topdemir ve Esra Özdoğan’ın yapıtlarından oluşuyor.
Yayoi Kusama’nın yapıtlarına Whitestone Gallery’de de rastlayabilirsiniz. ◊ Asya son dönemde çağdaş sanat dünyasının en dinamik coğrafyalarından biri. Fuardaki 5 galeriden oluşan Focus Asia bölümü de Asya’nın çağdaş üretimiyle tanışmak için iyi bir fırsat.
Bizi kendilerine ayrılan standın girişinde yelpaze hediye ederek karşılayan Takato Kano Gallery’de kısa bir süre önce yaşamını yitiren Yayoi Kusama’nın ünlü balkabağı heykellerinin erken dönem örneklerinden birini görüyoruz. Aynı galeride ‘Büyük Dalga’ eseriyle ünlü Katsushika Hokusai’nin de eserleri var. ◊ Fuara yeni katılan galerilerden biri Shiva Zahed.
Galeri, Fereydoun Ave, Mahsa Karimizadeh ve Maryam Ashkanian’ın eserlerini ‘Femininity Beyond Identity’ (Kimliğin Ötesindeki Kadınlık) başlığı altında bir araya getirmiş. Seçki, kültürel olarak dişilikle ilişkilendirilen biçimlerin, malzemelerin ve üretim biçimlerinin farklı konumlarda nasıl benimsenebileceğini, yerinden edilebileceğini sorguluyor.
Jae Yong Kim’in işleri engellere rağmen insanın hayallerinin peşinden gitme arzusunu temsil ediyor. ◊ New York’lu galeri Friedrichs Pontone’deyse Güney Koreli Jae Yong Kim’in eserleri karşımıza çıkıyor. Hikâyesi oldukça ilgi çekici. New York’ta sanat eğitimi alırken yaşamını sürdürebilmek için bir donut dükkânı açıyor ama 2008’deki ekonomik krizde iflas ediyor.
O da gerçeğini satamayınca seramik donut’lar üretmeye başlıyor. Hepsini teker teker eliyle şekillendirip boyuyor. Tüketim çılgınlığını eleştiren bu eserler sosyal medyanın da sayesinde büyük ilgi görüyor. Balkan Karışman’ın eseri ‘View’da (Seyir) Haliç’in gerçek zamanlı görüntüsü kullanılıyor.
◊ Dijital sanat alanında Trendyol Art tarafından sunulan Balkan Karışman’ın ‘The View’ (Seyir) adlı interaktif yerleştirmesi, Haliç manzarasını yapıtın bir parçasına dönüştürüyor. İzleyicinin hareketiyle değişen eser, bakma eylemini pasif bir gözlem olmaktan çıkarıyor.
Kaynak: Hürriyet