Haber detayı
Haberin ayrıntıları
11 Eylül 1980 akşamına kadar her gün 10-15 kişinin öldürüldüğü olaylar, 12 Eylül 1980 günü bıçak gibi kesilmişti. Oysa 11 Eylül gününe kadar tüm ülkede sıkıyönetim vardı. Terörü önlemek için her türlü yetki ellerindeydi. Ancak yıllar sonra Kenan Evren’in anılarından anlıyorduk ki, darbenin meşrulaştırılması için daha fazla insanın ölmesini istemişler, bu nedenle de yetkilerini kullanmamışlardı.
Darbeyi yapan dönemin Genelkurmay Başkanı Evren ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya aleyhine 2012’de Ankara’da açılan davanın konusu “anayasal düzenin silah zoruyla ortadan kaldırılması, anayasayı ilga, TBMM’yi men, hükümeti devirmek” idi. Eski Ceza Yasamıza göre bu suçların cezası idam iken idam kaldırıldığı için sanıklar hakkında istenen ceza ağırlaştırılmış müebbet hapisti.
İddianame bu yönüyle eksikti. Çünkü müdahil avukatlar olarak talebimiz, davanın “insanlığa karşı suç” iddiasıyla da açılmasıydı. Mahkemenin bu eksikliği gidermesi ve yargılamayı bu kapsamda sürdürmesi talebimiz ise karşılık bulmadı.
Oysa yargılama insanlığa karşı suç çerçevesinde yürütülseydi, 12 Eylül davası yalnızca iki yaşlı general ile sınırlı kalmaz; dönemin askeri, idari ve yargısal tüm sorumlularını kapsama alırdı. HUKUKİ BOYUT İnsanlığa karşı suçlar; bir plan doğrultusunda ve sistemli olarak toplumun bir kesimine karşı siyasi, felsefi, ırki veya dini düşüncelerle işlenen suçlardır.