Haber detayı
Haberin ayrıntıları
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu , Türkiye’nin son 10 yıllık siyasi ve ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AKP’nin 2002’den bu yana iktidarda olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, özellikle son 10 yılda yönetim sisteminin niteliğinin değiştiğini savundu. Tanrıkulu, “Parlamenter demokrasiden otokrasiye giden bir niteliğe büründü.
Ve bütün verilerde çok geriye düştük” ifadelerini kullandı. HUKUKTAN ADALETE, ÖZGÜRLÜKTEN EKONOMİYE HER ALANDA ÇÖKÜŞ: BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ! Adalet ve Kalkınma Partisi, 2002 yılında iktidara geldi. Yaklaşık 25 yıldır iktidardalar. Ancak özellikle son 10 yılda rejimin niteliği değişti. Parlamenter demokrasiden otokrasiye doğru bir dönüşüm yaşandı. Bunun sonuçlarını da bütün verilerde açıkça görüyoruz.
Peki, hangi verilerden söz ediyoruz? Dünya Adalet Projesi’nin, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün, Türkiye İstatistik Kurumunun ve Uluslararası Şeffaflık Örgütünün verilerinden söz ediyoruz. Örneğin, TÜİK verilerine göre 2016 yılında yüzde 8,81 olan enflasyon, 2026 yılında yüzde 30,89’a yükseldi. ENAG’ın verilerine göre ise 2026 yılında enflasyon yüzde 50 civarında.
Hukukun üstünlüğü alanında da ciddi bir gerileme söz konusu. Türkiye, 2016 yılında 143 ülke arasında 80. sıradayken 2026 yılında 118. sıraya gerilemiş. Temel haklar alanında ise 2016 yılında 96. sıradayken 2026 yılında 114. sıraya düşmüşüz. Siyasi haklar ve sivil özgürlükler bakımından da ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Basın özgürlüğündeki tablo da son derece çarpıcı. Türkiye, 2016 yılında 180 ülke arasında 149.
sıradayken 2026 yılında 163. sıraya gerilemiş. Yani basın özgürlüğü alanında da daha geriye gitmişiz. Yolsuzluk algısı bakımından yapılan değerlendirmelerde de benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Türkiye, 2016 yılında 66. sıradayken 2026 yılında 168 ülke arasında 124. sıraya gerilemiş. Bütün bu göstergeler bize neyi anlatıyor? Otokrasiye doğru giden sistemlerde kurumlar zayıflar, güç tek bir kişinin elinde toplanır.
O kişiye bağlı güç odakları öne çıkar. Yargı bağımsızlığını kaybeder, denge ve denetleme mekanizmaları işlevsizleşir, bağımsız olması gereken kurumlar bağımsızlığını yitirir. Bunun sonucunda özgürlüklerimiz daralır, hukukun üstünlüğü zedelenir ve toplum her geçen gün daha fazla yoksullaşır. Rejim, giderek tek adam yönetimine dönüşür.
Son 10 yılın verileri, Türkiye’de yaşanan bu dönüşümün sonuçlarını açıkça ortaya koyuyor. O nedenle bu rejimin değişmesi, Türkiye’nin yeniden demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, özgürlüklere ve güçlü demokratik kurumlara kavuşması gerekiyor.
— Sezgin Tanrıkulu (@MSTanrikulu) October 21, 2026 ULUSLARARASI ENDEKSLERE DİKKAT ÇEKTİ Tanrıkulu, değerlendirmesinde Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Transparency International ve TÜİK verilerine işaret etti.
Bu kuruluşların ülkeleri hukuk, temel haklar, basın özgürlüğü ve yolsuzluk gibi farklı başlıklarda değerlendirdiğini belirten Tanrıkulu, Türkiye’nin son yıllarda söz konusu göstergelerde gerilediğini öne sürdü. “ENFLASYON 2016’YA GÖRE ÇOK DAHA YÜKSEK” Ekonomik göstergelere de değinen Tanrıkulu, TÜİK verilerine göre 2016’da yüzde 8,81 olan enflasyonun 2026’da yüzde 30,89’a yükseldiğini söyledi.
ENAG’ın açıkladığı verilerin ise çok daha yüksek olduğuna dikkat çeken Tanrıkulu, 2026’da enflasyonun yüzde 50 civarında hesaplandığını belirtti. HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE TEMEL HAKLAR ELEŞTİRİSİ Tanrıkulu, hukukun üstünlüğü konusunda Türkiye’nin 2016’da 143 ülke arasında 80’inci sırada bulunduğunu, 2026’da ise 118’inci sıraya gerilediğini ifade etti.
Temel haklar başlığında da benzer bir gerileme yaşandığını savunan Tanrıkulu, Türkiye’nin 2016’da 96’ncı sıradayken 2026’da 114’üncü sıraya düştüğünü söyledi. Tanrıkulu, siyasi haklar ve sivil özgürlükler alanında da Türkiye’nin gerilediğini öne sürdü.
“BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE BERBAT KONUMDAYIZ” Basın özgürlüğüne ilişkin verileri de gündeme getiren Tanrıkulu, Türkiye’nin 180 ülke arasında 149’uncu sıradan 163’üncü sıraya gerilediğini söyledi. “Basın özgürlüğü konusunda berbat konumdayız” diyen Tanrıkulu, bu tablonun demokratik standartlardaki gerilemeyi gösterdiğini savundu.
YOLSUZLUK ENDEKSİNE İŞARET ETTİ Tanrıkulu, Transparency International’ın yolsuzluk algısı verilerine de değinerek Türkiye’nin 2016’da 66’ncı sıradayken 2026’da 124’üncü sıraya gerilediğini ifade etti. Söz konusu göstergelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, kurumsal yapının zayıflamasının ekonomik ve demokratik sonuçlar doğurduğunu savundu.
“OTOKRASİLERDE KURUMLAR OLMAZ” Tanrıkulu, yönetim sistemine ilişkin eleştirisini şu sözlerle sürdürdü: “Otokrasilerde kurumlar olmaz. Sadece bir lider olur. O lidere bağlı güçler olur. Yargı bağımsız olmaz. Denge denetleme mekanizmaları olmaz.” Bağımsız kurumların zayıflaması halinde yoksullaşmanın ve özgürlük kayıplarının arttığını savunan Tanrıkulu, “Rejim bir tek adam yönetimine dönüşür.
Son 10 yılda veriler tamamen bunu gösteriyor” dedi. Tanrıkulu, sözlerini “O nedenle hızla bu rejimin değişmesi lazım” ifadeleriyle tamamladı.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika