YENİ Parti Ankara İl Başkanı Karaca, il başkanlığı seçimi öncesi Cumhuriyet’e konuştu: ‘Rakibimiz, ceberrut sistemi yönetenler’
18 Ekim’de üyelerin oylamasıyla gerçekleştirilecek il başkanlığı ön seçimi öncesi Cumhuriyet’e konuşan YENİ Parti Ankara Kurucu İl Başkanı İbrahim Karaca, “Bu bir demokrasi şöleni. Üzerinde durduğumuz husus; yoldaşlık hukuku ile hareket edip, AKP yargı kollarıyla gelen butlandan arınıp, ‘birlikte iktidara yürüyeceğiz’ sloganıyla iktidarı kurmak ve dışarıda hiçbir arkadaşımızı bırakmamak.
YENİ Parti Ankara İl Başkanı Karaca, il başkanlığı seçimi öncesi Cumhuriyet’e konuştu: ‘Rakibimiz, ceberrut sistemi yönetenler’
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
YENİ Parti Ankara’da ilçe kongrelerini tamamladı. 18 Ekim’de Ankara İl Başkanlığı ön seçimi yapılacak. YENİ Parti Ankara Kurucu İl Başkanı Av. İbrahim Karaca da bu seçimde, yeniden başkanlık için aday. Üyelerin oyuyla belirlenecek il başkanlığı seçimi öncesi Karaca Cumhuriyet’e konuştu.
Ankara’nın 25 ilçesinde yürüttükleri örgütlenme ve kongre süreçlerinin kendileri açısından yalnızca idari bir çalışma değil, aynı zamanda demokratik siyasetin tabandan inşa edilmesi bakımından önemli bir deneyim olduğunu kaydeden Karaca, “Biz siyaseti birkaç kişinin karar aldığı, üyelerin yalnızca seçimden seçime hatırlandığı bir faaliyet olarak görmüyoruz. Bizim anlayışımızda siyaset, halkın kendi geleceği hakkında söz ve karar sahibi olmasıdır. Örgütlenme anlayışımızın merkezinde emek, eşitlik, dayanışma ve katılımcı demokrasi bulunuyor. Mahallelerden ilçelere, ilçelerden il örgütüne kadar üyelerimizin düşüncelerinin ve eleştirilerinin karşılık bulduğu bir yapı oluşturmayı önemsiyoruz.
Image
Ankara’da karşılaştığımız ekonomik ve toplumsal sorunlar, siyasetin halkın gündelik yaşamından kopmaması gerektiğini bir kez daha gösteriyor. İnsanların beklentisi yalnızca sorunların dile getirilmesi değil; adaletli, uygulanabilir ve kalıcı çözümler üretilmesi. 18 Ekim’deki süreci de bu anlayışla değerlendiriyoruz. Bizim için esas olan, demokratik iradenin özgürce ortaya çıkması ve örgütümüzün ortak aklının güçlenmesidir” ifadelerini kullandı.
Ankara’da 50 binin üzerinde üyelerinin bulunduğunu belirten Karaca, yıl sonu itibariyle bu sayıyı en az 75 bine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Üye sayısını artırmak kadar, üyelerin örgütlü siyasal yaşamın etkin birer öznesi olabilmesinin de önemli olduğuna dikkat çeken Karaca, “Her üyemizin söz hakkının bulunduğu, karar süreçlerine katılabildiği, eleştirilerini özgürce dile getirebildiği demokratik bir örgüt yapısını önemsiyoruz. Özellikle emekçilerin, kadınların, gençlerin, emeklilerin ve toplumsal yaşamda yeterince temsil edilmeyen kesimlerin siyasal süreçlerde söz sahibi olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir. Demokrasi, insanların yaşamlarını etkileyen kararlara doğrudan katılabilmesidir” dedi.
Kurucu il başkanlığının kendisi için önemli bir sorumluluk olduğunu ancak demokratik siyasetin temelinde kişisel makamların değil, örgütün ortak iradesinin bulunduğunu ifade eden Karaca, bu nedenle il başkanlığı seçiminin üyelerin değerlendirmesine sunulmasının son derece anlamlı olduğuna vurgu yaptı.
Ankara’nın sokaklarında konuşulması gereken asıl meselenin, insanların gündelik yaşamda karşılaştıkları ekonomik ve toplumsal sorunlar olduğunu kaydeden Karaca, “Bugün küçük esnaf artan kira, enerji ve işletme giderleriyle mücadele ediyor. Öğrenciler barınma, ulaşım ve beslenme maliyetleriyle karşı karşıya. Emekliler, yıllarca verdikleri emeğin karşılığında insanca yaşayabilecekleri bir gelir talep ediyor. Gençler ise eğitimlerini tamamladıktan sonra güvenceli bir iş ve gelecek istiyor. Bütün bu sorunları birbirinden bağımsız düşünemeyiz. Bunlar gelir dağılımındaki adaletsizliğin, sosyal devletin zayıflamasının ve ekonomik kaynakların paylaşımındaki eşitsizliklerin gündelik yaşama yansımalarıdır. Bizim yaklaşımımızda emek bir maliyet kalemi değil, toplumsal yaşamın temel değeridir. Eğitim, sağlık ve barınma ise yalnızca piyasa koşullarına bırakılabilecek hizmetler değil, temel sosyal haklardır. Bu nedenle kamusal hizmetlerin güçlendirilmesini, güvenceli istihdamın yaygınlaştırılmasını, küçük esnafın desteklenmesini ve gençlerin barınma sorununa sosyal politikalarla çözüm üretilmesini önemsiyoruz. Biz siyasetin yoksulluğu yalnızca yönetmekle yetinmemesi, yoksulluğu ve eşitsizliği doğuran yapısal sorunlarla da yüzleşmesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
"DEMOKRATİK KURUMLARA DUYULAN GÜVEN ZEDELENDİ"
Ankara’nın yalnızca yolları, binaları, meydanları ve büyük projeleri üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyleyen Karaca, bir kentin gerçek gelişmişliğinin orada yaşayan insanların yaşam kalitesiyle ölçüldüğünü belirtti. Bir öğrencinin üniversitesine ekonomik ve güvenli biçimde ulaşabilmesinin, bir emeklinin sosyal yaşamdan kopmamasının, bir çocuğun güvenli bir parkta oynayabilmesinin, engelli bir yurttaşın kentin her alanına erişebilmesinin kendileri için temel kent hakkı meseleleri olduğunun altını çizen Karaca, “Ancak Türkiye’de bugün en temel sorunlardan biri, hukuka ve demokratik kurumlara duyulan güvenin zedelenmesidir.
İktidarın hukuk devleti ve demokrasi konusundaki uygulamalarını ciddi biçimde eleştiriyoruz. Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanması, görevlerinden uzaklaştırılması ve yerlerine kayyum atanması gibi uygulamalar, yalnızca ilgili siyasetçileri değil, onlara oy veren yurttaşların demokratik temsil hakkını da ilgilendiriyor. Elbette hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Bir kamu görevlisi hakkında suç iddiası varsa bağımsız ve tarafsız yargı tarafından soruşturulmalıdır. Ancak tutuklama bir cezalandırma yöntemine dönüşmemeli, masumiyet karinesi ve adil yargılanma hakkı herkes için geçerli olmalıdır.
Bizim eleştirimiz tam da burada yoğunlaşıyor. İktidarın, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumda oluşan kaygıları gidermek yerine bu kaygıları derinleştiren uygulamalar karşısında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Demokrasi yalnızca seçimlerin yapılması değildir. Sandıktan çıkan iradenin korunması, düşünce ve ifade özgürlüğünün güvence altında olması, muhalefetin demokratik siyaset yapabilmesi de demokrasinin vazgeçilmez koşullarıdır. Ankara, Cumhuriyet’in ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bulunduğu başkenttir. Bu nedenle burada demokrasiye, laikliğe, hukukun üstünlüğüne ve temel haklara ilişkin tartışmaların özel bir anlamı vardır. Biz yeni dönemde hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını, eşit yurttaşlığı ve demokratik temsil hakkını gündemimizin temel başlıkları arasında tutmayı önemsiyoruz. Çünkü adaletin olmadığı yerde ne toplumsal barıştan ne eşitlikten ne de gerçek anlamda demokrasiden söz edilebilir. Hukuk herkes için, her koşulda ve hiçbir ayrım gözetilmeksizin işletilmelidir” dedi.
Türkiye’nin ve Ankara’nın bugün ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin; toplumsal sorunların demokratik bir zeminde konuşulabildiği, farklı düşüncelerin özgürce ifade edilebildiği ve yurttaşların kendilerini eşit hissettikleri bir siyasal yaşam olduğunu söyleyen Karaca, “Biz laikliği, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, eşit yurttaşlığı ve sosyal adaleti birbirinden ayrı düşünmüyoruz. Kadınların eşit haklara sahip olduğu, gençlerin geleceğe güvenle bakabildiği, emekçilerin haklarının korunduğu, emeklilerin insanca yaşayabildiği bir toplum anlayışı bizim için temel önemdedir. Ankara’nın Cumhuriyet’in başkenti olarak taşıdığı tarihsel ve toplumsal sorumluluğun da farkındayız.
Cumhuriyet’in kamucu birikimini, laiklik ilkesini, bilimin ve aklın rehberliğini, toplumsal dayanışmayı ve demokratik değerleri geleceğe taşımanın önemine inanıyoruz. 18 Ekim’deki sürece de bu sorumlulukla yaklaşıyorum. Benim için il başkanlığı bir unvandan önce, halka ve örgütümüze karşı üstlenilmiş bir sorumluluktur. Siyasetin merkezinde kişiler değil ilkeler, makamlar değil toplumsal sorumluluk, kişisel çıkarlar değil kamu yararı bulunmalıdır. Ankara’nın geleceğine ilişkin çalışmalarımızı da bu anlayışla sürdürmek istiyoruz. Sayın Genel Başkanımızın önderliğinde çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz. Hedef iktidar” değerlendirmelerinde bulundu.
"Ülkenin içinde bulunduğu kötü yönetim sisteminden, Özgür Özel'in bir heyecan vermesinden, çıkış yolunun YENİ Parti'de görülmesinden ve üyenin kendisine doğrudan bir yetki verilip ilçe başkanını, il başkanını ve genel başkanını seçebilmesinden" kaynaklı olarak üye artışı yaşandığına dikkat çeken Karaca, "Bu bir demokrasi şöleni aslında. Bu demokrasi şöleninde de üzerinde durduğumuz, vurguladığımız husus, yoldaşlık hukuku ile hareket edip, AKP yargı kollarıyla gelen butlandan arınıp, bütün yol arkadaşlarımızla ve ‘birlikte iktidara yürüyeceğiz’ sloganıyla iktidarı kurmak ve dışarıda hiçbir arkadaşımızı bırakmamak. Çünkü ne bırakacak zamandayız ne de bırakacak sayıdayız. Herkesle yan yana gelerek rakibimizin sadece iktidarın başındaki ceberrut sistemi yönetenler olduğu bilinciyle parti içerisindeki yarışta rakipleşmeyi gözlemlemeden önümüze bakmak istiyoruz" dedi.
Herkesle yan yana gelerek, rakibimizin sadece iktidarın başındaki ceberrut sistemi yönetenler olduğu bilinciyle, parti içerisindeki yarışta rakipleşmeyi gözlemlemeden önümüze bakmak istiyoruz" dedi.