Yazdan kalma yarım kiloyu ihmal etmeyin
Bir deney hayal edin: On yıl boyunca her yaz sonunda tartıya çıkıyorsunuz ve hep aynı kiloyu görüyorsunuz. Kulağa güven verici geliyor, değil mi?
Bir deney hayal edin: On yıl boyunca her yaz sonunda tartıya çıkıyorsunuz ve hep aynı kiloyu görüyorsunuz. Kulağa güven verici geliyor, değil mi?

RAKAMLAR NE SÖYLÜYORAmerika’da 165 kişiyi yıllarca takip eden klasik bir araştırma şunu ortaya çıkardı: İnsanlar sonbahar-kış döneminde ortalama yarım kilo alıyor ve bu kiloyu takip eden ilkbahar ya da yazda geri vermiyorlar. Yeni bir çalışma ise tabloyu netleştirdi...
Vücut ağırlığımız yılın en ağır noktasına yazda ulaşıyor, sonbaharda en hafif noktaya iniyor, kışın biraz geri kazanıyor, ilkbaharda tekrar hafifliyor ama bu döngü hiçbir zaman tam kapanmıyor. Her tur küçük bir artık bırakıyor ve bu artıklar üst üste biniyor. İlginç olan şu: Avustralya’da yapılan bir çalışma, mevsimler ters olsa bile güney yarımkürede de aynı örüntüyü buldu.
Yani bu bir bayram alışkanlığı değil, mevsim geçişlerinin kendisiyle ilgili evrensele yakın bir örüntü. YAZIN GİZLİ FATURASIYaz aylarında güneşe maruziyet artıyor, uyku düzeni bozuluyor, dışarıda yeme ve alkol tüketimi yükseliyor, tatil ve seyahatler nedeniyle öğün saatleri düzensizleşiyor.
Bunların hepsi tek başına küçük etkiler ama sonbahara girerken vücut, bu gevşemenin üzerine bir de kısalan gün ışığı ve düşen aktiviteyle karşılaşıyor. Asıl kırılma noktası yazın kendisi değil, yazdan çıkışın yönetilmemesi... Ve çoğumuz bu geçişi tamamen kendiliğinden, plansız yaşıyoruz. YARIM KİLONUN BEDELİKimse bir yılda 15 kilo almıyor. Ama yılda yarım kilo, 15 yılda 7. 5 kilo eder.
Fark etmeden normal kiloluluktan obeziteye kayan sessiz bir yolculuk. Birkaç yüz gramın ömürle ne ilgisi var diye sorabilirsiniz. İngiltere’de 3. 6 milyon yetişkinin verileriyle yapılan devasa bir araştırma, 40 yaşında bir kişi için obezitenin (vücut kitle indeksi 30 ve üzeri) sağlıklı kiloya kıyasla erkeklerde 4. 2 yıl, kadınlarda 3. 5 yıl ömür kısalttığını gösterdi.


Bu da sigara dışında en net kanıtlanmış risk faktörlerinden biri. Fazla kiloluluk bile tek başına ömrü yaklaşık 1 yıl kısaltıyor. SIFIRLAMA ZAMANIYazın sosyal hayatı, hareketliliği, güneşin ruh halimize katkısı çok değerli. Asıl mesele, yazdan çıkarken bilinçli bir “sıfırlama” penceresi açmak. Ben buna yaz sonrasi rejimi diyorum. Bu bir kısıtlama değil, bir geri dönüş protokolü...
- UYKU VE SİRKADİYEN RİTMİ DÜZELTİN: Yazın geç yatmanın bozduğu uyku-uyanıklık döngüsü iştah hormonlarını doğrudan etkiler. Sabit saatte yatıp kalkmak beslenmeden önceki ilk adım olmalı. - ALKOL DETOKSU YAPIN: Yaz boyunca sıklaşan kadeh alışkanlığını eylülde tamamen durdurun; hem kalori yükünü hem uyku kalitesini bozan en büyük etkenlerden biri alkoldür.
- AZ TUZA GERİ DÖNÜN: Dışarıda yemek damak tadını yüksek tuza alıştırır. Eve dönünce tuzu kademeli değil, bilinçli şekilde azaltın - damak tadınız birkaç haftada normale döner. - PAKETLİ GIDADAN DOĞALA DÖNÜN: Tatil ve dışarıda yemek, işlenmiş, hazır gıda tüketimini artırır. Mutfağa geri dönmek, hem tuz hem şeker alımını kendiliğinden düşürür.
-TATİL DÖNÜŞÜ HÜZNÜNÜ SOSYALLEŞEREK BASTIRIN: Yalnız değilsiniz, bu his çok yaygın. Spor rutinine dönmek kadar, hafta sonu ve akşamları komşu ve arkadaşlarla buluşmayı sürdürmek de bu geçişi kolaylaştırır. Obezite tek bir büyük hata değil, fark edilmeyen küçük birikimlerin toplamı. İyi haber şu: Müdahale noktası da küçük ve şu an tam önümüzde, sonbaharın ilk haftalarında.
Bu beş adımı aynı anda uygulamaya çalışmayın; hangisi sizde daha çok bozulduysa oradan başlayın. Yazı suçlamak yerine, yazdan çıkışı yönetmeyi öğrenmek, önümüzdeki on yılların sağlığını belirleyebilir.
İşte tam da burada vücudunuz sizi kandırıyor. Çünkü asıl tehlike, tartının gösterdiği o sabit rakamda değil; her yıl fark edilmeden bıraktığı küçük “artıklarda” gizli.
Kaynak: Hürriyet