Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Hem 2026-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’a hem de son açıklanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programına girdi; yaşlı bakım hizmetlerinin finansmanı için uzun süreli bakım sigortası kurgulanacak. Gerekçe ise; demografik yapının değişmesi, uzayan yaşam süresine bağlı olarak yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payının artması ve bu durumun sosyal güvenlik sistemi üzerinde olumsuz etki yaratması.
Son açıklanan verilere göre yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı yüzde 11. 1 oldu. 65 yaş üzeri 9. 5 milyon kişi bulunuyor. Yaşlı nüfusun yüzde 63’e yakını 65-75 yaş, yüzde 29’u 75-84, yüzde 7. 8’i 85 yaş grubundan oluşuyor. Hanelerin yüzde 26’sında en az bir yaşlı fert yaşıyor. Diğer taraftan doğuştan beklenen yaşam süresi toplamda 78. 5 yıla çıktı. 65 yaşına ulaşan bir kişinin beklenen yaşam süresi 18.
4 yıl oldu. Kadınlarda bu oranlar daha da yüksek. NÜFUS YAŞLANIYOR ENDİŞESİYaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 10’u geçmesi, nüfusun yaşlanmasının bir göstergesi. Türkiye’de yaşlı nüfus, diğer yaş gruplarındaki nüfusa göre daha yüksek hızla artış gösteriyor. Projeksiyonlara göre de yaşlı nüfus oranının 2030’da yüzde 13. 5’e, 2040’da yüzde 17. 9’a çıkması bekleniyor.
Yaşlı bağımlılığı diye bir oran var, dünyanın üzerinde durduğu bir veri. Çalışma çağındaki 100 kişiye düşen yaşlı sayısını ifade ediyor. 2020 yılında bu oran yüzde 14. 1 iken, 2025 yılında yüzde 16. 2’ye yükseldi. Yani, bugün, her 100 çalışana 16. 2 yaşlı düşüyor. Tahminlere göre de yaşlı bağımlılık oranı 2030’da yüzde 19. 5’e, 2040’ta yüzde 26. 5’e çıkacak. Sizlerle önemli bir veriyi daha paylaşayım.
Türkiye’de 75 yaş üstü nüfusun yaklaşık yarısına yakını ev işlerini tek başına yapamazken, 65 yaş üstü nüfusun sadece binde 3’ü kurumsal uzun süreli bakım hizmetinden faydalanabiliyor. YAŞLI BAKIMINA ÖDENEK ARTIYORDiğer taraftan kamunun yaşlı bakım hizmetleri kapsamında harcadığı ödenek son 10 yılda 5 kat arttı ve artmaya da devam edecek.
Yaşlı nüfusa paralel uzun süreli bakıma ihtiyaç duyan bireylerin sayısı da artıyor. Uzun süreli bakımın dışında kalan yaşlılar da günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmek için evde destek hizmetlerine ihtiyaç duyuyor. Son verilere göre de 250 bine yakın yaşlı evde bakım yardımından yararlanıyor.
Bu gelişim, işgücü piyasaları, sosyal güvenlik sistemi, kamu maliyesi, kamu hizmetleri ve finansmanı üzerinde daha fazla yük oluşturuyor; uzun süreli bakım hizmetine duyulan ihtiyaç artıyor. İşte, bakım sigortasına ihtiyaç duyulmasının nedeni de bu. Programa göre 2027’de yaşlı bakım hizmetlerinin finansmanı için bakım sigortasının altyapısı kurulacak.
Aslında bir süredir bakım sigortası üzerine çalışmalar yürütülüyor. Dünyadaki benzer uygulamalar araştırılıyor, Türkiye’nin demografik yapısına uygun model kurgulanmaya çalışılıyor. NASIL BİR MODEL KURGULANACAK? Peki, bakım sigortası ile ne kastediliyor?
Kişilerin yaşlılık döneminde evde ya da bakımevinde, sağlık ve bakım giderlerinin karşılanmasına yönelik sigorta belli bir yaşta yaptırılıyor, yaşlılık döneminde giderler sigorta tarafından karşılanıyor. Şunu da belirteyim, bu sistem özel sigorta modeli değil. Çünkü bu yapı, tek başına ne sosyal güvenliğin ne de özel sigortanın altından kalkacağı bir sistem değil.
Amerika’dan Almanya’ya, İngiltere’den Fransa’ya, İrlanda’dan Japonya’ya kadar hemen hemen tüm ülkeler uzun süreli bakım sigortasını uyguluyor; sadece modeller farklı. Kiminde sigortayı devlet destekliyor, kiminde zorunlu, kiminde devletin sunduğu sosyal güvenliğin üstünü özel sigortayla tamamlanıyor. Ama devlet destekli modeller daha yaygın ve sürdürülebilir.
Dediğim gibi, bakım sigortası üzerinde bir süredir çalışılıyor. Hatta bazı modeller de geliştirildi. Bunlardan biri, kurgulanacak uzun süreli bakım sigortasına devletin destek olması. Kişiler belli yaşta bakım sigortasını yaptıracak, prim ödeyecek, devlet de katkı sağlayacak, yaşlılık dönemi geldiğinde evde ya da bakımevinde oluşacak giderler sigorta havuzundan karşılanacak.
Bakım sigortası ile ne kastediliyor? İşte detaylar...
Kaynak: Hürriyet