Yaşasın laik cumhuriyet!
Bugün Cumhuriyet Bayramı... “Yıl, 1919/ Mayısın on dokuzu.
Bugün Cumhuriyet Bayramı... “Yıl, 1919/ Mayısın on dokuzu.

/ Uyanın Samsunlular! / Uyumak ölüme eş,/ Diriltin ruhunuzu. / Ufukta bir gemi var!” O gemiyle “ (...) umut yüklü, inan yüklü, hız yüklü;/ İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır,/ Kurulacak yarını düşünen baş geliyor” du... Yüzyıllarca sen “ümmetsin ümmi” kal; sen, “kul” sun denilen... Yoksul yoksun “ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen...”
kadınları... Bitmez tükenmez savaşlarla savrulan erkekleri uyandırdı. Çanakkale’de, Anadolu’da, bütün Osmanlı topraklarında savaşan... Mondros Anlaşmasıyla yurdu işgal eden yayılmacıya kafa tutan... “Şayak kalpaklı” Mustafa Kemal ’e inanan halk şahlandı. “Nasıl çıkmış bir sabah Samsun’dan yola/ Dağlardan dağlara o zafer türküsü,/ Şahlanıp bayrak çekmiş her eski kola,/ Taze bir bahar açmış yurdun gözünü...”
Dört beş mevsim dağlar ovalar kararıp yeşerdikten... “Sonra, 9 Eylülde İzmir’e girdik/ ve Kayserili bir nefer/ yanan şehrin kızıltısı içinde gelip/ öfkeden, sevinçten, ümitten ağlıya ağlıya,/ Güneyden Kuzeye,/ Doğudan Batıya,/ Türk halkıyla beraber/ seyretti İzmir rıhtımından Akdeniz’i...”
Güzel, özgür günlere inanan “Mustafa Kemal’in mangasında,/ Korkudan eser yok/ Günlerdir yarı aç, yarı tok/ Bir kaşık tuzu bulunsun diye vatan macerasında,/ Paşalar Paşanın kumandasında/ Zaferden zafere koşuyor...” Kuvayımilliyeci onunla bulmuş yolu... “Denizler yarışmış, dağlar yarışmış;/ Kara günler geçmiş, bayram erişmiş;/ Ne etmişsen, kurtla kuzu barışmış;/ Kokular sürünmüş eser bir hoşluk/ Sayende...”

Her Cumhuriyet Bayramı... Celal Sahir Erozan, Ceyhun Atuf Kansu, Nâzım Hikmet, Orhan Şaik Gökyay, Cahit Külebi... Şairlerle buluşmak, şiir yazmak okumak isterim. Attilâ İlhan bugün söylemiş gibidir “nasıl böyle varıp geldin hoş geldin/ çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin/ (...)
senin dalın yaprağın biz senin fidanların/ biz bunları yapmadık/ sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal/ elsiz ayaksız bir yeşil yılan/ yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal/ hani bir vakitler kubilay’ı kestiler/ çün buyurdun kesenleri astılar/ sen uyudun asılanlar dirildi/ mustafa’m mustafa kemal’im...” Behçet Necatigil ’in dizeleri andım olur...
“Yer sarsılsa yerinden/ Dünya düşse peşimize/ Ne Senden geçeriz, ne Senin eserinden!” Diktiğin “Bağımsızlık Gülü”ne su verenleri anar... Cumhuriyet Bayramını yurttaşlık bilinciyle kutlayanları esenlerim. O İskender ki Düşleri de büyük, gücü de... Gücünü pekiştiren de kuşkusuz kılıcı... Sallar kılıcını, Düğüm paramparça... Barış savaşı, acı mutluluğu yok edemedi nedense.
Bunun içindir ki Mustafa Kemal, Uygarlıklar beşiği Anadolu’da, Uygarlıkların asıl düğümünü gösterdi. Anadolu’ya yakışan Barıştı, umuttu, mutluluktu, Acılar sonucu kazanılmış da olsa Bire yüz veren buğday başaklarıyla Yeniden düğüm atmak Gerekiyordu emeğe. Sımsıkı, yine kolay çözülmesin, Ama kılıçlara da gelmesin. Barış ve mutluluk, Oğullarımız kızlarımızla büyüsün.
Oğullarımız kızlarımız, Bu düğümü kılıçla, güçle, şiddetle değil “Benim manevi mirasım akıldır, bilimdir” diyen Mustafa Kemal’in kalıtıyla çözsün! Oğullarımız kızlarımız, Türküleri yakanlarımız, Buğdayı ekmek yapanlarımız, Barış ve mutluluk içinde büyüsün yaşasın! Düğümler sevgiyle, barışla, Akılla çözülsün! Savaş meydanında kitap okuyan, dans eden, zeybek oynayan... Kadın-erkeği, varsılı-yoksulu eşit gören...
Gülen ağlayan, sevinci sıkıntıyı incelikle düşünen... En zor zamanlarda en doğru kararları veren... Tarihi doğru yazdıran Atatürk’ü çocuklara anlatın! Doğru tarafında olduğumuzda tarihin terazisi şaşmaz! Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
O gemiyle “ (...) umut yüklü, inan yüklü, hız yüklü;/ İçinde bu vatanın derdiyle yanan bağır,/ Kurulacak yarını düşünen baş geliyor”du...
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika