ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Yapay zekânın riskleri ve toplumsal etkileri belirsizlikler üzerinden tartışılıyor
Gündem

Yapay zekânın riskleri ve toplumsal etkileri belirsizlikler üzerinden tartışılıyor

Yorum yazısında yapay zekânın finansal riskleri, insanlığın geleceğine yönelik olası tehditleri ve sosyolojik etkileri ele alınıyor. Metin, felaket senaryolarını değerlendirirken belirsizliğin kabul edilmesi, önyargıların sorgulanması ve kurumların hazırlık düzeyinin geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 5 Ekim 2026 04:00·Güncelleme: 5 Ekim 2026 04:16·3 dk okumaBu haber 558 kez okundu
Yapay zekâ üzerine son kez (şimdilik)
Yapay zekâ üzerine son kez (şimdilik)
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Son üç tanesi art arda olmak üzerine, YZ teknolojisinin getirdiği finansal riskleri, insanlığın bekasına ilişkin kaygıları tartışan yorumlar yazdım. Bu kez hem bu yorumları genel olarak değerlendirmeye hem de YZ’nin sosyolojik boyutu üzerine düşünmeye çalışacağım. NE İNKÂR NE PANİK Yapay zekânın babası olarak da bilinen Nobel ödüllü Prof.

Geoffrey Hinton, “İnsanlar örneğin bir nükleer patlama gibi somut tehditleri görebiliyorlar ama YZ’nin insanlığı tehdit eden özellikleri gibi soyut tehditleri kavramakta zorlanıyorlar. Ben bile duygusal düzeyde riskleri kavramakta zorlanıyorum” diyor. Gerçekten de YZ geçmiş teknolojilerden çok farklı.

Nükleer bomba bir kitle imha aracı ama kendi kendini geliştiremez, yeni bombaları yalnızca insanlar yapabilir, kullanmaya karar verebilir. YZ’nin kendini geliştirme, yeni YZ modellerini yaratma potansiyeli var; önüne konan sorunlar ne kadar zorlaşırsa o kadar hızlı geliştiği düşünülürse bu potansiyelin gerçeğe dönüşmesi çok yakın. O noktada büyük bir zekâ patlaması bekleniyor.

İkincisi YZ’nin sonsuz sayıda kopyalanabilir “ajan” modelleri gelişince öğrenme hızı da arttı. İnsanların beyinlerindeki nöron bağlantıları hâlâ en gelişmiş YZ modelininkinden çok fazla. Ancak öğrenme, paylaşma alanında YZ hızla büyüyen bir avantaja sahip. İnsanın öğrenme ve öğrendiğini konuşarak, yazarak paylaşma süreci çok yavaş. YZ ajanları öğrendiklerini anında kendi aralarında paylaşabiliyorlar.

Biri “Das Capital” i birkaç dakika içinde okuyabilir, okuduklarını anında diğer ajanlarla paylaşabilir. Bunu YZ’nin 180+ dilde gerçekleştirebildiğini de unutmamak gerekiyor. YZ’nin insanlık için yaratabileceği felaketleri sağlıklı düşünmek oldukça zor ama ünlü ekonomist Keynes ’in 3. kuşaktan yeğeni, FT yazarı Soumaya Keynes’ in konuya ilişkin notları yardımcı olabilir. Özetleyerek aktarıyorum.

İnsanların bir kısmı makinelerin gelişmesinin kolayca durdurulabileceğine inanarak aşırı rahat davranıyor, diğerleri YZ’nin insanlığı yok etmesinin kaçınılmaz olduğuna inanıyor. Soumaya, öncelikle “felaket” kavramının açık biçimde tanımlanması gerektiğini savunuyor. Milyonlarca insan ölebilir ama bu insanlığın yok olması anlamına gelmiyor. Geride kalanların zamanla daha iyi bir toplum kurması olasılığı da var.

İkincisi, bilişsel önyargılar sık ve çarpıcı biçimde, tehditleri gerçekte olduklarından çok daha büyük gösterebiliyor. Buna karşılık, kişisel olarak zarar görmeyeceğini düşünmek de tehlikeyi küçümsetebilir. YZ, riski kesin olasılıklarla değerlendirilebilecek bir kumar değildir. Kurallar, ihtimaller ve olası senaryolar henüz belirsiz.

Bu nedenle belirsizliği kabul etmek, önyargıları sorgulamak, kurumların hazırlık düzeyini geliştirmek gerekir. BELİRSİZLİKLER VE OLASILIKLAR Belirsizlikler ve olasılıklar şu iki yaklaşım etrafından ve çok güçlü bir etki altında gelişiyor ya da şekilleniyor.

Bu iki yaklaşımı Microsoft AI’ın CEO’su Mustafa Süleyman şöyle tanımlıyor: Birinci yaklaşım YZ’yi yeni bir alet olarak değil, evrimin yeni bir aşaması olarak görüyor. İnsanlık bu yeni canlı türü için yalnızca bir biyolojik önyükleyici (bootloader). Bu yaklaşım, haklarından özgürlüklerinden söz edilmesi gereken yeni bir “silikon canlı” türünün doğmakta olduğunu iddia ediyor.

İkincisi, Süleyman kendini bu safa koyuyor, “türcü bir yaklaşım” olarak YZ’nin varlığının insanın varlığına tabi olması gerektiğini, antropomorfizmin (insanmış gibi görmenin) çok yanlış olduğunu savunuyor. Her ikisi de “hızlandırmacı” olan bu yaklaşımlardan birincisi süreci serbest bırakmaktan yana, ikincisi durdurmaktansa denetim çabalarını hızlandırmaktan.

Bir de o güçlü etki var: YZ gelişebilmek için giderek artan oranda kaynak tüketiyor. Büyük kârlar yapmak umuduyla büyük mali kaynaklar YZ alanına akıyor. Diğer bir deyişle; bu iki yaklaşımdan hangisinin egemen olacağına sermaye ilişkisi karar verecek gibi görünüyor.

Birinci yaklaşım egemen olursa insanlık muazzam bir hafızası, lisan kullanma, hesap yapma, öğrenme, örgütlenme kapasitesi olan bir “varlıkla” gezegeni paylaşmak zorunda kalacak. Evrim teorisi ve insanlık tarihi bize uyum sağlama -rekabet- kapasitesi düşük türlerin zamanla yok olduğunu söylüyor. YZ’yi sermayenin elinden alacak bir güç ise henüz ortada yok.

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

05:30

AFAD ve Kandilli’nin 5 Ekim 2026 son depremler listesi

04:52

Adana Saimbeyli’de 17 dakika arayla 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde iki deprem

04:00

Mehmet Tomanbay: Ekonomide planlama ve kamucu politikalara dönülmeli

04:00

AKP’de Serkan Bayram dışında toplum vicdanını savunan vekil var mı?

04:00

Mekke ittifakı için TBMM onayı gerekirken Yemen’de askeri angajman tartışması

04:00

VEKAM sergisi Ankara’nın ticaret geçmişini ve Vehbi Koç’un yükselişini anlatıyor

04:00

AKP, yeni anayasa için muhalefetin desteğini arayacak

Yandaş medyanın ‘açığa çıktı’ dediği 50 milyon dolarlık ağ çürüdüGündem5 Eki 04:00

İBB davasında Öner, 50 milyon dolarlık rüşvet iddiasını reddetti

İBB davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, iş insanlarıyla yürütülen işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ve bağışların işler tamamlandıktan sonra kamu yararı amacıyla gündeme geldiğini söyledi. Öner, bağışların Ekrem İmamoğlu veya başka kişilere şahsi menfaat sağlamadığını belirtti.
Türkiye’de felsefe ve KuçuradiGündem5 Eki 04:00

İoanna Kuçuradi, Türkiye’de felsefenin gelişimine katkılarıyla anılıyor

Türkiye’de felsefenin gelişmesine önemli katkılar sunan İoanna Kuçuradi’nin geçtiğimiz hafta sonu yaşamını yitirdiği belirtildi. Kuçuradi, Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü ile Türkiye Felsefe Kurumu Derneği’nin kuruluşuna öncülük etti; eserleri ve çalışmalarıyla felsefe, etik ve insan hakları konularının Türkiye’de tanınmasına katkı sağladı.
Ankara’da uyuşturucu operasyonları: 32 tutuklamaGündem4 Eki 17:55

Ankara’daki uyuşturucu operasyonlarında 95 şüpheliden 32’si tutuklandı

Ankara’da 27 Eylül-3 Ekim tarihleri arasında düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 95 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda farklı türlerde uyuşturucu maddelerin yanı sıra silah, mühimmat, hassas teraziler ve 231 bin 955 lira ele geçirilirken, şüphelilerden 32’si tutuklandı.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri