ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Politika
  3. Yapay zekâ çağında üniversite eğitimi sınıf siyasetiyle sınanıyor
Siyaset

Yapay zekâ çağında üniversite eğitimi sınıf siyasetiyle sınanıyor

ABD ve İngiltere’de işverenlerin diplomadan çok belirli becerilere yönelmesi, üniversitenin işgücü piyasasındaki rolünü tartışmaya açıyor. Yapay zekânın bilişsel görevleri üstlenmesiyle eğitim, şirket ihtiyaçlarına uyum sağlayan çalışanlar yetiştirmekle toplumsal yapıyı sorgulayabilen yurttaşlar kazandırmak arasındaki gerilimle karşı karşıya kalıyor.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 1 Ekim 2026 04:00·Güncelleme: 1 Ekim 2026 04:14·3 dk okumaBu haber 822 kez okundu
Yapay zekâ çağında düşünmenin sınıf siyaseti
Yapay zekâ çağında düşünmenin sınıf siyaseti
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Modern kapitalizmde üniversite eğitimi, daha yüksek beceri, daha iyi iş ve daha yüksek gelir anlamına geliyordu. Financial Times ’ın aktardığı bir araştırmanın bulguları bu varsayımın hızla zayıfladığını gösteriyor: ABD ve İngiltere’de işverenler giderek diplomadan çok belirli becerilere bakıyor.

Üniversite eğitimi gerektirdiği düşünülen metin üretme, kodlama, veri analizi ve araştırma gibi bilişsel görevleri, artık yapay zekâ üstlenmeye başlıyor. FT farkında değil ama bu sorun işgücü piyasasının sınırlarını aşıyor. ÜNİVERSİTENİN ÇELİŞKİSİ Üniversite bir taraftan kapitalizmi yeniden üreten işgücünü ve organik entelijansiyayı yetiştirirken diğer taraftan “Bu bilgi doğru mu?”

, “Neden bu soruyu böyle soruyoruz?” , “Kimin çıkarına?” , “Başka türlü bir toplum mümkün mü?” gibi “insan merkezli” soruları soracak öznellikleri de yetiştirir.

Sosyal bilimler de tarihsel bilinç, sınıf ilişkileri, iktidar, mülkiyet, ideoloji, devlet, eşitsizlik üzerine düşünmeye olanak verecek kavramların edinilmesini; adalet konusunda düş kırıklığına uğrayanların siyasete, din konusunda düş kırıklığına uğrayanların felsefeye yönelmesini kolaylaştırır.

Ancak üniversite piyasanın ihtiyaçlarına göre yeniden tanımlandığında “ istihdam edilebilirlik”, “beceri”, “verimlilik” ve ölçülebilir ekonomik getiri temel kriterler haline geldiğinde, eğitim giderek toplumu anlamaktan çok işgücü piyasasına uyum sağlamaya indirgenir.

Devletlerle özellik güvenlik alanında çalışan teknoloji şirketi Palantir’in üniversite mezunları yerine genç yetenekleri doğrudan seçip şirket içinde eğitme girişimi FT’nin verdiği çarpıcı, semptomatik bir örnek. Palantir’in sahibi Peter Thiel ’in ırkçı faşist dünya görüşü, üniversiteye yönelik açık eleştirileri düşünüldüğünde, bu örneği “diplomasız yetenek keşfi” olarak okunmak zor.

Palantir’in niyeti bir yana, burada karşımıza kurumsal olarak çok daha önemli bir soru çıkıyor: Genç insanın eğitimini giderek üniversiteden şirketin kendisine aktarırsak, onu yalnızca bir işçi olarak mı eğitmiş oluruz yoksa aynı zamanda belirli bir şirket ideolojisinin öznesi olarak mı kurarız?

Louis Althusser’in “interpellation” (özneleştirme) kavramıyla söylersek ideoloji insanlara yalnızca birtakım fikirler “öğretmez”; onları belirli toplumsal öznelere çağırır. “Sen başarılı bir gençsin. Sen yeteneklisin. Sen girişimcisin. Sen meritokrasi sayesinde yükselebilirsin.” Bu çağrı, kişiyi kendi konumunu şirketin değerlerini paylaşan bireysel bir başarı projesi olarak görmeye yöneltebilir.

İşçi artık kendisini sermaye ile karşıt çıkarları bulunan bir sınıfın üyesi olarak değil, şirketin başarısıyla kendi başarısını özdeşleştiren bir “yetenek” olarak algılar. Üniversite eğitiminin ideolojik açıdan tarafsız olduğunu söylemek elbette mümkün değil.

Ancak üniversitenin çoğul yapısı, farklı disiplinler ve birbirleriyle çatışan düşünce gelenekleri, bireye kendi toplumsal konumunu sorgulayabileceği bir alan açabilir. Şirket eğitiminde, performans değerlendirmesi, kariyer ve gelir aynı kurumsal yapının kontrolündedir; böylece eğitim ile ideolojik interpellation arasındaki mesafe daralabilir. KRİZ DÖNEMLERİNDE...

Ekonomik kriz derinleştiğinde insanların “Neden yeterince başarılı olamadım” sorusundan “Bu sistem neden böyle işliyor” sorusuna geçmeleri, bireysel başarısızlıkla yapısal sorunu birbirinden ayırmaları gerekir. Eleştirel düşünme tam da bu geçişi mümkün kılar.

Ancak YZ eleştirel düşünmeye duyulan ihtiyacı artırırken aynı teknolojik dönüşüm eğitim kurumlarını piyasanın ve şirketlerin ihtiyaçlarına daha fazla bağlamaya başlıyor. Aslında, sermaye açısından, eleştirel düşüncenin tamamen ortadan kalkması gerekmez. Eleştirel düşüncenin üretkenlik için gerekli olan kısmını korumak fakat toplumsal eleştiriye dönüşebilecek kısmını etkisizleştirmek yeter.

Böylece, iyi mühendis, işçi ya da yönetici, işletme ekosistemi dışındaki sorunları görse bile sorgulayacak kavramlardan, bilişsel modellerden yoksun kalabilir. YZ çağındaki sınıf mücadelesinin yeni boyutlarından biri de budur. Sermaye için daha iyi çalışan insanlar mı yetiştireceğiz, yoksa gerektiğinde sermayenin kendisini de sorgulayabilen yurttaşlar mı?

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

04:30

AFAD ve Kandilli’nin 1 Ekim 2026 son depremler listesi

04:10

Tekirdağ’da kamyonun çarptığı 17 yaşındaki motosikletli yaşamını yitirdi

04:00

‘Bizden olsun’ anlayışı ve çıkar ağları eleştirildi

04:00

Küresel cinsiyet eşitliği için mevcut hızla 120 ila 171 yıl gerekiyor

04:00

12 üniversitede rektör ataması beklenirken seçim sistemi eleştirildi

04:00

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu 26-27 Ekim’de yeniden toplanacak

04:00

DİSK, Bakan Işıkhan’a emekçilerin taleplerini iletti

"Yarın Meclis'te yerimizi alacağız"Siyaset30 Eyl 20:33

Özgür Özel: YENİ Parti milletvekilleri yarın Meclis oturumuna katılacak

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 91 milletvekiliyle TBMM 28’inci Dönem Beşinci Yasama Yılı hazırlık toplantısı yaptı. Özel, milletvekillerinin yarın Meclis’teki oturuma katılacağını, ardından seçim bölgelerindeki programlara gideceklerini ve çalışmaların haftaya salı başlayacağını söyledi.
Bakan Uraloğlu, Cemil Tugay'ı kabul ettiSiyaset30 Eyl 22:37

Abdulkadir Uraloğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı kabul etti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bakanlıkta bir araya geldi. Görüşmede İzmir’in ulaşım gündemi, bakanlık ve yerel yönetimin sorumluluk alanları ile şehir içi ulaşımda koordinasyon imkanları ele alındı.
MHP'li Feti Yıldız sıraladı: 'İzleme Komisyonu'nun görevleri ne olacak?Siyaset30 Eyl 20:32

Feti Yıldız, TBMM İzleme Komisyonu’nun görevlerini açıkladı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM’de kurulacak İzleme Komisyonu’nun görevlerini sıraladı. Komisyonun süreci takip ve denetlemesi, ilgili makamlara tavsiye kararları sunması ve Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun bilgilendirmelerini değerlendirerek rapor hazırlaması öngörülüyor.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri