Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Yağmur sonrasında sokaklarda ve parklarda biriken sular, hasarlı elektrik kabloları veya elektrik kaçağı bulunan tesisatlarla temas ettiğinde ölümcül tehlikeye dönüşebiliyor. Kabloların yalıtımının bozulması, uygun yapılmayan bağlantılar, açık bırakılan pano kapakları ve bakım eksiklikleri bu tehlikeye zemin hazırlar. Sokaktaki su; toprak, tuz ve çeşitli kirleticiler içerdiği için elektrik akımını iletebilir.
Tehlikeli bölgeye giren kişinin vücudundan akım geçmesi, kalbin ve solunumun durmasına neden olabilir. Vatandaşlar su birikintilerinin görünümüne bakarak güvenli olup olmadığına karar veremez. Üstelik suyun üzerinde kıvılcım, duman veya başka bir belirti bulunması gerekmez. Sıradan görünen bir su birikintisi de tehlikeli olabilir.
AFAD da sel sularının hasarlı enerji hatları nedeniyle elektrik tehlikesi taşıyabileceğini vurgulamaktadır. Kamusal alanlardaki elektrik güvenliği tek bir kurumun sorumluluğunda değildir, sorumluk elektrik tesisinin mülkiyetine ve işletme yetkisine göre değişir.
Dağıtım şebekesi ve genel aydınlatma kapsamındaki cadde ve sokak aydınlatmalarında dağıtım şirketlerinin; belediyelerin işlettiği tesislerde ise ilgili belediyelerin görevleri bulunmaktadır. Bu nedenle bütün tesisler için tek bir kurumu sorumlu göstermek doğru değildir. Ancak bu görev paylaşımı, tehlikeye müdahalede boşluk oluşturmamalıdır.
Bakım, kontrol, arıza giderme ve altyapı çalışmalarında koordinasyon sağlanmalı; bir ihbarın hangi kuruma ait olduğu tartışılırken insanların tehlikeye maruz kalması önlenmelidir. Elektrik tesisatlarında kullanılan topraklama ve kaçak akım koruma sistemleri hayati önem taşıyor. Bu sistemlerin doğru kurulması ve düzenli olarak test edilmesi zorunludur.
Doğru tasarlanan, uygun şekilde kurulan ve düzenli olarak test edilen koruma sistemleri ölüm riskini azaltır. Topraklama, arıza durumunda koruma düzeninin çalışmasına yardımcı olur. Kaçak akım koruma cihazı ise uygun koşullarda kaçağı algılayarak elektriği keser. Ancak yalnızca cihazın bulunması, güvenliğin sağlandığı anlamına gelmez; doğru seçilmesi, bağlanması ve çalıştığının ölçülmesi gerekir.
Bu cihazlar her koşulda mutlak koruma sağlamaz. Fatih'te bir çocuğun su birikintisinde akıma kapıldığı olayda; kaçağın kaynağı, kablo yalıtımı, topraklama bağlantıları, koruma cihazlarının uygunluğu ve elektriğin neden zamanında kesilmediği araştırılmalıdır. Teknik inceleme yapılmadan belirli bir arızayı veya ihmali kesin neden olarak göstermek doğru olmaz.
İstanbul gibi yoğun yapılaşmanın bulunduğu kentlerde beton ve asfalt yüzeyler yağmur suyunun toprağa geçişini azaltıyor. Yetersiz drenaj sistemleri su birikintilerini artırıyor ve elektrik tesisatlarının suyla temas etme olasılığını yükseltiyor. Özellikle eskiyen elektrik altyapısındaki yalıtım bozulmaları ve bağlantı noktalarındaki sızdırmazlık kayıpları ciddi risk oluşturuyor.
Panolara giren su kısa devreye ve elektrik kaçağına neden olabilir. Aydınlatma direklerinde, hasarlı kablolar veya su alan bağlantılar nedeniyle metal gövdede tehlikeli gerilim oluşabilir. Yer altı kablolarında geçmiş kazılardan kalan hasarlar ve yalıtım kusurları risk yaratırken, kablo ekleri ve bağlantı kutuları da su girişine karşı korunmadığında arıza noktalarına dönüşebilir.
Elektrik güvenliğinde yalnızca tesisatın yaşına odaklanılmaması gerekiyor. Burada yalnızca tesisin yaşı belirleyici değildir; yeni fakat hatalı kurulmuş bir sistem de tehlikeli olabilir. Kontroller, tesisatın normal havada çalışmasının yanında taşkın koşullarında güvenli kalıp kalmadığını da değerlendirmelidir.
Elektrik kaçağı bulunan su birikintilerinde vatandaşların yapacağı bilinçsiz müdahaleler ikinci bir can kaybına yol açabilir. Vatandaşın elektrik kaçağını bakarak güvenilir biçimde anlaması mümkün değildir. Açık pano, kopmuş kablo veya kıvılcım tehlike işaretidir; bunların görülmemesi ise güvenli olduğu anlamına gelmez.
Şüpheli suya girilmemeli, yakındaki direklere ve metal yüzeylere dokunulmamalı, başkaları güvenli bir noktadan uyarılmalıdır. Elektrik akımına kapılan kişiye doğrudan temas edilmesi de ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bir kişi akıma kapılmışsa ona dokunulmamalı ve kurtarmak için suya girilmemelidir. Tahta, sopa veya lastik ayakkabıya güvenerek müdahale etmek de güvenli değildir.
Derhâl 112’ye, elektrik tehlikesi için ayrıca 186’ya haber verilmelidir. Enerjinin kesildiği ve alanın güvenli olduğu doğrulandıktan sonra 112’nin yönlendirmesiyle ilk yardım uygulanmalıdır. Benzer ölümlerin önlenebilmesi için özellikle su baskını yaşanan bölgelerdeki elektrik tesisatlarının öncelikli olarak denetlenmesi gerekiyor.
Riskli alanlarda gerekli durumlarda enerjinin kesilmesi ve vatandaşların tehlikeli bölgelere erişiminin engellenmesi gerekiyor. Su baskını yaşanan bölgeler önceliklendirilerek elektrik tesislerinin kontrolleri yapılmalı; belirlenen eksiklikler giderilene kadar gerekli alanlarda enerji kesilmeli ve erişim engellenmelidir.
Panoların konumu ve suya karşı koruması taşkın riskine göre düzenlenmeli, bakım ve ölçüm sonuçları kayıt altına alınmalıdır. Kazı çalışmaları sonrasında kabloların güvenliği doğrulanmalı; taşkından etkilenen tesislere teknik kontrol yapılmadan yeniden enerji verilmemelidir.
Öğr. Üyesi Sertaç Temur, sıradan görünen bir su birikintisinin ölümcül tehlike barındırabileceğine dikkat çekerek hayati bilgiler verdi.
Kaynak: Hürriyet