ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Dünya
  3. ABD ve Çin, Washington zirvesinde rekabeti yönetme arayışını güçlendirdi
Dünya

ABD ve Çin, Washington zirvesinde rekabeti yönetme arayışını güçlendirdi

Washington’daki zirve, iki ülke arasında kapsamlı bir barış anlaşması ya da ittifak oluşturmadı. Görüşmeler; ticaret, kritik mineraller, yapay zekâ, askeri iletişim ve Tayvan başlıkları üzerinden rekabeti kontrol altında tutmaya yönelik yeni mekanizmaların öne çıktığını gösterdi.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 29 Eylül 2026 06:00·Güncelleme: 29 Eylül 2026 07:06·5 dk okumaBu haber 533 kez okundu
Washington’da asıl anlaşma: ABD ve Çin birbirlerini yenemeyeceklerini mi kabul ediyor?
Washington’da asıl anlaşma: ABD ve Çin birbirlerini yenemeyeceklerini mi kabul ediyor?
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Ama bu zirveyi anlamak için fotoğraflardan biraz uzaklaşmak gerekiyor. Benim bu zirveden çıkardığım temel sonuç şu; Amerika ve Çin birbirlerini yenemeyeceklerini değilse bile, birbirlerini kısa vadede sistem dışına itemeyeceklerini kabul etmeye başlıyorlar:m Kontrolsüz rekabetin maliyetinin, yönetilen rekabetten çok daha yüksek olduğunu görüyorlar. m Bu nedenle Washington’da büyük bir barış anlaşması yapılmadı.

Yeni bir Amerikan-Çin ittifakı kurulmadı. Fakat iki büyük güç arasında başka bir mimarinin ilk taşları yerleştiriliyor gibi: Yönetilen rekabet. BU TANIMA DİKKATİki ülkenin üzerinde durduğu diplomatik formül önemli: Yapıcı bir stratejik istikrar ilişkisi.

- Ticaret, yatırım kurulları, tarım çalışma grubu, kritik mineraller müzakeresi, yapay zekâ —iki tarafın yeni terminolojisiyle “süper zekâ”— diyaloğu ve kullanılacak iletişim kanalı, askeri temasların artırılması arayışı, liderlerin birbirlerinin ev sahipliği yapacağı büyük uluslararası zirvelere katılma niyetleri...

- Tüm bu başlıklar “Washington ve Pekin rekabeti kurumsallaştırmaya çalışıyor” tespitini öne çıkarıyor. - Burada önemli bir nokta var; kurum oluşturmak dostluk göstergesi değildir. Bazen tam tersidir. Soğuk Savaş’ta Washington ile Moskova arasındaki doğrudan iletişim hatları iki ülke birbirine güvendiği için kurulmadı. Birbirlerine güvenmedikleri için kuruldu.

Bugün ABD ile Çin arasında yapay zekâ kaynaklı olaylar için iletişim mekanizması kurulmasının mantığı da buna benziyor. - Bu da bizi zirvenin birinci paradoksuna götürüyor. İşbirliği artıyor çünkü rekabet azalıyor değil, aksine rekabet tehlikeli hale geliyor. ASIL PAZARLIK: ZAMANTrump’ın Washington’da ne istediğini anlamak zor değil.

Amerikan çiftçisine pazar, enerji sektörüne sipariş, tedarik zincirlerinde rahatlama, kritik minerallere erişim, İran ve diğer krizler devam ederken Pasifik’te ikinci bir sıcak cephe açılmaması. Yani Amerikan seçmenine gösterebileceği ekonomik sonuçlar. Peki Şi ne istiyor? Bence zaman...

Çin ekonomisini yeniden dengelemek, teknolojik kapasitesini geliştirmek, yarı iletkenlerde dışa bağımlılığı azaltmak, nadir topraklardaki avantajına tam stratejik güce dönüştürmek, yapay zeka ekosistemini büyütmek, ekonomik sorunları yönetebilmek için zaman. İki liderin çıkarları tam burada kesişiyor. Trump istikrar, Xi zaman istiyor. MASANIN ALTINDAKİ DOSYA: TAYVANŞimdi zirvenin en kritik bölümüne gelelim.

Çin’in resmi açıklamasında Tayvan var, hem de güçlü biçimde. Şi’nin mesajı açık: Tayvan bağımsızlığına karşı çıkın. Konuyu dikkatli yönetin. - Çin açısından Tayvan, ikili ilişkilerin sıradan başlıklarından biri değil, egemenlik meselesi. - Peki Amerikan sonuç belgesine baktığınızda ne görüyorsunuz? Tayvan yok. - Washington zirvesinin en önemli diplomatik sessizliklerinden biri bu.

Pekin, kendi kamuoyuna “Tayvan’ı masaya koydum” demek zorunda. Washington ise herhangi bir taviz görüntüsünün yaratacağı zincirleme etkiyi biliyor. - Bu durum “Trump, Tayvan dosyasını Çin’le yapacağı daha büyük bir pazarlığın parçası olarak görüyor mu? Ve eğer görüyorsa sınırı nerede?” sorusunu sorduruyor.

- Trump başkanlığının en belirgin özelliklerinden biri dış politikayı kişisel lider diplomasisi ve pazarlık üzerinden yürütmesi. Bunun avantajı var. Tıkanmış sistemleri hareket ettirebiliyor. Liderden lidere çözüm üretebiliyor.

Fakat ciddi bir kırılganlığı da beraberinde getiriyor, çünkü onunla masaya oturanların aklında şu soru oluyor: Uzun vadeli Amerikan stratejisi mi geçerli, yoksa Başkan’ın bir sonraki pazarlığı mı? - Bu nedenle eğer Tayvan’a yapılacak silah satışı başka bir başlık karşılığında pazarlığa açılırsa bölgede herkes kendi dosyasını düşünmeye başlar.

Bununla birlikte Trump’ın hareket alanını sınırlayan Amerikan kurumlarını da unutmamak gerekiyor. ABD-Çin ilişkisini yalnızca Trump-Şi kişisel ilişkisine indirgemek hata olur. TİCARET SAVAŞI BİTTİ Mİ? Hayır ama biçim değiştiriyor olabilir. Çalışma kurulları oluşturulacak olsa da esas mücadelenin çiplerde, yapay zekada, kuantumda, bataryalarda, nadir toprak elementlerinde olduğu biliniyor.

Burada iki tarafın amacı karşı tarafı güçlendirmek değil:- ABD, Çin’in kritik teknolojilerde kendisine yetişmesini yavaşlatmak istiyor. - Çin ise Amerikan teknolojik baskısına karşı kendi ekosistemini mümkün olduğunca bağımsızlaştırmaya çalışıyor. YENİ BİR G2 Mİ? Bu soruyu sormak gerekiyor.

ABD ve Çin giderek daha fazla ikili mekanizma kurarsa dünya iki büyük gücün kendi aralarında pazarlık yaptığı bir sisteme mi gidecek? Bunun Avrupa açısından çok ciddi sonuçları olabilir. Washington ve Pekin kendi kritik mineral akışlarını güvence altına alırsa Avrupa nerede kalacak? İki ülke yapay zekâ güvenliğinin normlarını kendi arasında konuşursa Brüksel’in düzenleyici gücü ne olacak?

ABD ile Çin karşılıklı pazar erişimlerini sektör sektör müzakere etmeye başlarsa Dünya Ticaret Örgütü’nün rolü ne olacak? Orta büyüklükteki güçlerin alanı daralacak mı? SENARYOLAR Washington’da başlayan süreç nereye gider? Bunu tek bir tahminle anlatmak bana doğru gelmiyor. Çünkü sistem çok fazla değişkene bağlı. - KONTROLLÜ REKABET: Bana göre temel senaryo bu. İki taraf ekonomik mekanizmaları işletir.

Trump ile Şi iletişimi sürdürür. Kritik minerallerde dönem dönem sorun yaşanır ama tamamen kesilmez. Yapay zekâ konusunda güvenlik diyaloğu devam eder. Askeri iletişim mekanizmaları güçlendirilir. Çip kısıtlamaları tamamen kalkmaz. Çin kendi teknoloji kapasitesini artırır. ABD Hint-Pasifik’teki askeri yapılanmasını korur. Tayvan meselesi çözülmez. Kısacası ilişkiler düzelmez; istikrara kavuşur.

- BÜYÜK YUMUŞAMA: İkinci ihtimal daha ileri bir yumuşama. Ticaret anlaşmaları genişler. Washington bazı teknoloji kısıtlamalarını yeniden değerlendirir. Pekin kritik minerallerde daha öngörülebilir davranır. Bu gerçekleşirse Washington zirvesi ileride ABD-Çin ilişkilerinde gerçek bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Ama bu senaryonun önündeki en büyük engel teknolojik üstünlük mücadelesi.

- TAYVAN ŞOKU: En tehlikeli senaryo. Tayvan Boğazı’nda askeri gerilim yükselir. Çin geniş çaplı tatbikat yapar. ABD yeni silah paketi açıklar. Bir uçak veya gemi olayı yaşanır. İki güç arasında gerilim yükselir. Bu nedenle Washington zirvesinin gerçek stres testi Tayvan olacaktır. - TEKNOLOJİK SOĞUK SAVAŞ: Bir başka ihtimal ise ticarette yumuşama olurken, teknoloji savaşının sertleşmesi.

Kaynak: Hürriyet

07:48

3 kilosu 100 TL. 10 gündür fiyatlar düşüyor

07:37

Yahşihan Belediyesi soruşturmasında 15 tutuklama: AKP'li ve MHP'li eski başkanlar da cezaevine gönderildi

07:31

Barbara Palvin ve Dylan Sprouse ilk çocuklarını kucaklarına aldı

07:30

Çin'den Japonya'ya uyarı

07:30

29 Eylül 2026 AFAD ve Kandilli son depremler listesi

07:27

Elazığ’da 52 yaşındaki Mustafa Gürsul, akülü sandalyesinin tutuşması sonucu öldü

07:27

Fenerbahçeli Marco Asensio ve Lavinia Leonhard erkek bebek bekliyor

Trump'tan 'İran' açıklaması: 'Bunu da bizden başkası başaramazdı'Dünya28 Eyl 23:02

Trump: İran savaşı yakında bitecek, enerji fiyatları düşecek

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellediğini savunarak savaşın yakında sona ereceğini ve ABD’nin galip geleceğini söyledi. Trump, çatışmanın ardından benzin fiyatlarının ciddi biçimde düşeceğini ifade ederken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’le görüşmesine de yüksek not verdi.
Putin’den orduya takviye kararı: Asker sayısı 1 milyon 550 bini aştıDünya29 Eyl 07:07

Putin, Rus ordusundaki asker sayısını 1 milyon 550 bin 500’e çıkardı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in imzaladığı kararnameyle Rus Silahlı Kuvvetleri personel sayısı 2 milyon 441 bin 630 olarak belirlendi. Düzenlemeyle asker sayısı önceki karara göre 15 bin 500 arttı ve karar imzalandığı anda yürürlüğe girdi.
Suriye'deki doğalgaz hattı yangını "sabotaj" kaynaklıDünya29 Eyl 07:01

Suriye’de Deyrizor-Şula doğalgaz hattındaki yangın sabotaj çıktı

Suriye’nin Deyrizor ile Şula bölgeleri arasındaki doğalgaz boru hattında çıkan yangının sabotaj sonucu meydana geldiği bildirildi. Yangın nedeniyle Cibse Santralı’ndan elektrik üretim santrallerine gaz akışı dururken, ekipler hattı vanalarla izole ederek söndürme çalışmalarını sürdürdü.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri