Vücut yağınızı neden sevmelisiniz?
Popüler zayıflama yöntemleriyle aşırı yağ kaybetme yarışı, hormonal bozukluklardan kemik erimesine kadar pek çok kriz kapısını aralıyor. Peki, vücut yağın neden hayati önem taşıyor ve ne kadarı bizim için sağlıklı?
Popüler zayıflama yöntemleriyle aşırı yağ kaybetme yarışı, hormonal bozukluklardan kemik erimesine kadar pek çok kriz kapısını aralıyor. Peki, vücut yağın neden hayati önem taşıyor ve ne kadarı bizim için sağlıklı?
Yıllardır süregelen zayıflık trendi nedeniyle bir yandan beslenme yoluyla daha az yağ almaya çalışırken, diğer yandan mevcut vücut yağlarımızı yakmak için çabalıyoruz. Pek tabii çok fazla yağ sağlık sorunlarına yol açıp obeziteye neden olabilir ancak çok az yağ da bizim için sağlıklı bir seçenek değil.
Birçok uzman az vücut yağının hem biyolojik hem de sosyal açıdan zararlı olabileceği görüşünde. Son sözü baştan söyleyelim yağlarımızı sevmeliyiz çünkü çok önemli biyolojik işlevleri var. Peki, gerçekten ne kadar yağa ihtiyacımız var?
Ve çok az vücut yağının bizim için zararlı olmasının sebebi nedir?     Vücut yağının önemi nedir? Genel olarak, iki farklı yağ türü vardır: Beslenme yoluyla alınan yağ ve vücut yağı.
Beslenme yoluyla alınan yağ, yiyeceklerinizle aldığınız yağdır; vücut yağı ise bedenimizin ihtiyaç duymadığınız enerjiyi depoladığı halidir. Yemek yediğinizde, yiyeceklerdeki yağlar, karbonhidratlar ve proteinler vücudunuzun yakıt olarak kullanabileceği basit yapı taşlarına ayrılır.
Karbonhidratlar glikoza, proteinler amino asitlere ve yağlar yağ asitlerine dönüşür. Sürekli olarak tükettiğinizden daha fazla kalori alırsanız, yağ hücreleri bu fazla besinleri lipit olarak depolar. Bu da yağ hücrelerinin boyutunun büyümesine neden olur.
Ancak artık biliyoruz ki vücut yağı sadece pasif bir şekilde orada durmak yerine, vücut fonksiyonlarını düzenlemede oldukça aktiftir ve çok azı da çok fazlası da sağlığımız için tehlikelidir.
    Yağ hücreleri vücudun iletişim ağını yönetiyor Yağ hücrelerinin salgıladığı leptin hormonu, beyne vücutta yeterli enerji deposu bulunduğunu bildiriyor. Beyin bu sinyali aldığında, üreme ve bağışıklık gibi temel biyolojik süreçleri sorunsuz bir şekilde yürütüyor.
Ancak vücut yağı kritik seviyenin altına düştüğünde beyin enerjinin yetersiz olduğunu varsayarak hayati olmayan fonksiyonların önceliğini azaltıyor. Vücut yağı ayrıca ısınmak için de önemlidir. Beyaz yağ fazla enerjiyi depolarken aynı zamanda bir yalıtım tabakası görevi görür.
Kahverengi ve bej yağ ise enerjiyi yakarak ısı üreten özel hücreler içerir. Bu da vücudun sıcaklığını korumasına yardımcı olur.   Vücut yağımız azaldığında ne olur?
Fazla yağın sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini -kalp damar hastalıkları, tip 2 diyabet, bazı kanserler ve osteoartrit riski- hepimiz oldukça iyi bilmekteyiz nin artması yer almaktadır. Ancak, çok az yağın olması da iyi bir şey değildir. Çok az yağ dokusuna sahip olmak, organ ve vücut fonksiyonlarının bozulmasına yol açar.
Üstelik çeşitli araştırmalar, orta ve ileri yaşlarda fazla kilolu olmanın, kritik bir hastalık sırasında hayatta kalma olasılığını artırdığını göstermiştir.
Örneğin, obez kişilerin kardiyovasküler hastalık geçirme olasılığı daha yüksek olsa da bu hastalıktan ölme olasılıkları, aynı rahatsızlığa sahip daha zayıf bireylere göre daha düşüktür; bu olgu obezite paradoksu olarak bilinir.
Yağ rezervlerinin vücudun ciddi kalp rahatsızlıklarına, felçlere ve diğer akut hastalıklara karşı dayanmasına yardımcı olduğu görülmektedir.
    Vücut yağ oranı aşırı düştüğünde ortaya çıkan temel sağlık sorunları şöyle sıralanıyor: Kas kaybı ve bağışıklık zayıflaması: Enerji rezervi kalmayan vücut, kas dokularını parçalamaya başlıyor ve bağışıklık sistemi zayıflıyor. Kemik kırılganlığı: Oxford Üniversitesi Metabolik Tıp Uzmanı Prof. Dr.
Fredrik Karpe, yağ yetersizliğinde kemik yapımının durduğunu ve kırık riskinin arttığını belirterek, bu durumun ciddi acil tıbbi krizlerde vücudu savunmasız bıraktığını ifade ediyor. Hormonal bozukluklar: Erkeklerde testosteron seviyeleri düşerken; kadın sporcularda adet döngüsünün tamamen durması gibi üreme sağlığı sorunları yaşanabiliyor.
  Peki, gerçekten ne kadar yağa ihtiyacımız var? Vücut yağ oranınızı ölçmek oldukça zor ayrıca hedef alınacak evrensel bir yüzde de yok. Bireysel ihtiyaçlar farklılık gösterir.
Vücut yağ dağılımınız da büyük ölçüde cinsiyetiniz, etnik kökeniniz ve genetiğiniz tarafından belirlenir. Yine de genel bir kılavuz olarak, sağlıklı yetişkin erkeklerin vücut yağ oranı %10-20 civarındadır. Sağlıklı yetişkin kadınların ise %20-29 civarında vücut yağ oranı bulunur.
Obezite sorunu yaşayanların vücut yağ oranı ise %30 un üzerindedir. Optimal miktar konusunda ise kesin bir aralık söylemek zor. Uzmanlar ayrıca yağın miktarından ziyade konumunun kritik olduğuna dikkat çekiyor.
İşte vücut yağı ile ilgili bilmeniz gerekenler...
Kaynak: Habertürk


