ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Gündem
  3. Üretenlerin söz hakkı - Şafak Yüca
Gündem

Üretenlerin söz hakkı - Şafak Yüca

Türkiye’de haftalık çalışma süresi 45 saat ile AB ortalamasının tam dokuz saat üstünde.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 23 Ekim 2026 04:00·Güncelleme: 23 Ekim 2026 04:49·3 dk okumaBu haber 553 kez okundu
Üretenlerin söz hakkı - Şafak Yüca
Üretenlerin söz hakkı - Şafak Yüca
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Bu kadar çalışan bir emekçinin kendisine veya ailesine nitelikli zaman ayırması neredeyse olanaksız. Zamanı işyerinde ve şehir trafiğinde eriyip gidiyor. Sosyalleşemeyen, kendine ve sevdiklerine zaman ayıramayan çalışan, zamanla sadık bir tüketiciye dönüşüyor.

Marx’a göre emek; insanın kendini gerçekleştirdiği bir faaliyet olmaktan çıkıp yalnızca geçimini sağlama zorunluluğuna dönüştüğünde, insan kendi potansiyeline yabancılaşır. Bu yabancılaşmayı tüketim kültürü besler. Baudrillard ise modern toplumda nesnelerin kullanım değerlerinden ziyade simgesel anlamlarıyla tüketildiğini söyler.

Alınan kahve, giyilen kıyafet ya da oturulan mekân, bireye kendini tanımlama olanağı sunar. Çalışma saatlerinin uzunluğu, emekçilerin yalnızca ailelerine değil, siyasete vakit ayırmalarını da engelliyor. Ve bu zaman yoksulluğunun bedeli yasal hak kaybı olarak ödeniyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın eylül verilerine göre Türkiye’de çalışan sayısı 35. 2 milyon. Yani 100 seçmenin 57’si emekçi.

Buna karşın çalışma saatlerinden zam oranlarına, yan haklardan yemek kartlarına kadar kendilerini ilgilendiren hiçbir konuda söz hakları yok. YASAL ÇÖZÜME KAVUŞMALI Bugün uzun mesai saatlerine hapsedilmiş çalışanların kamusal hizmetlerden, sağlık hizmetlerinden faydalanması oldukça zor. Hastaneye gitmek için yıllık iznini kullanan çalışan, sağlık hakkını dinlenme hakkından ödüyor.

Çocuklu çalışanın yükü daha ağır: Okul sabah saat 9’da başlıyor, öğleden sonra 4’te bitiyor; mesai ise bu saatlere sığmıyor. Çocuğunu okula bırakıp okuldan almak bir hak olması gerekirken ek masrafa ve izin kaybına dönüşüyor. Maaş bu açığı kapatmıyor.

Mavi yakalı da beyaz yakalı da kazancının büyük kısmını kiraya, faturaya, gıdaya ve kredi kartı borcuna veriyor; bütün bu masrafların üzerine çocuğunuz da varsa eğitim masrafı ekleniyor. Mülk edinmek hayal, sosyalleşmek lüks hâline geliyor. Üstelik emekçinin hakları kurumdan kuruma değişiyor. Fazla mesai bir yerde ücret, başka yerde izin olarak karşılık buluyor.

Evden çalışma günleri işverenin kararıyla kaldırılabiliyor. Yüksek lisans bir kurumda kıdem sayılırken ötekinde yok sayılıyor. Prim ve yükselme koşulları belirsiz. Enflasyon yüzünden aynı kurumda yıllardır çalışanın maaşı, yeni işe başlayanın gerisinde kalıyor; bu yüzden iş değiştirme hızla artıyor.

Brüt maaşla çalışanın eline geçen tutar, yıl ilerledikçe gelir vergisi dilimleri yükseldiği için eriyor; bu kaybın nasıl paylaşılacağı da bir kurala bağlanmadığından fatura yalnızca çalışana çıkıyor. Brüt maaş üzerinden anlaşan işveren, yıl içinde vergi dilimi nedeniyle oluşan net tutar kaybının bir kısmını kendisi üstlenmeli; bu yük yalnızca çalışana bırakılmamalı.

Bunların hiçbiri kader değil, hepsi yasayla çözülebilecek başlıklar. Okul saatlerine uyum için çocuklu çalışanlara yıllık izinden düşmeyen ayrı bir izin hakkı tanınabilir. Sağlık hizmetine erişim için de benzer bir izin düzenlenebilir. Fazla mesainin karşılığı, evden çalışma, yan haklar, prim, kıdem ve yükselme koşulları işverenin keyfine değil, ortak ve yazılı kurallara bağlanabilir. ÜRETENİN ELİNDE 35.

2 milyon emekçi sessiz değil, sessizliğe mahkûm edilmiş durumda. Çünkü susmak bir tercih değil; bir ömrü iş, trafik ve borç arasında tüketen düzenin sonucu. Bu yüzden çalışma sürelerinin kısaltılması bir sosyal politika kalemi değil, bir demokrasi meselesidir.

Haftalık çalışma süresi kısalmadıkça, sendikal katılım güçlenmedikçe, emekçi kendi yaşamı hakkında konuşacak zamanı bulamadıkça siyaset, onlar adına karar vermeye, çoğunluğun yaşamını belirlemeye devam edecek. Çalışma saatinin 8’e düşmesi, hafta sonu tatili, yıllık izin, sendikal örgütlenme… Bunlar bir günde kazanılmadı. Tepeden armağan edilmedi. Emekçilerin mücadelesiyle kazanıldı.

Fabrikayı, ofisi, marketi, hastaneyi, okulu ayakta tutanlar, çarkı döndürenler; Türkiye’nin üretenleri, geleceğini belirleme hakkını da elinde tutuyor. ŞAFAK YÜCA YAZAR

Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika

10:40

Deniz Göktaş, Erkan Baş ve Sera Kadıgil ile bir araya geldi

10:39

İletişim Başkanlığı, "Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneli düzenleyecek

10:34

"Avrat salatası" tescil aldı

10:32

İntihar eden vali yardımcısı Ayrancı ile 'ilişki' iddiaları gündeme gelmişti: Başsavcı vekilinin avukatından açıklama!

10:19

Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sütşurup ve babasından fon kazançları için iade başvurusu

10:17

123. Dönem ÖGG sınavı ne zaman? ÖGG sınavı saat kaçta başlıyor ve bitiyor?

10:15

THTM ve Cumhuriyetçiler Kurultayı ortak cumhuriyet konferansı düzenledi: 'Cumhuriyet soyguncular tarafından işgal edilmiştir'

Showroom’umuzGündem23 Eki 19:00

Ankara İvedik’te güvenlik sistemleri için keşiften bakıma uzanan hizmet

Kamera Teknik Pro, iş yerleri, apartmanlar ve siteler için kamera ve zayıf akım sistemlerinde kurulum, bakım ve yenileme hizmetleri sunuyor.
Alan küçük, konfor büyük: Daikin Mini VRV ile iklimlendirmede yeni dönemGündem23 Eki 18:50

Daikin Mini VRV, küçük projelerde bağımsız sıcaklık kontrolü sunuyor

Daikin Mini VRV, tek kompakt dış üniteye birden fazla iç ünite bağlanmasına olanak tanıyor. Sistem; villa, konut ve küçük ticari alanlarda farklı bölümlerin bağımsız sıcaklıkla yönetilmesini, sınırlı dış alanların daha verimli kullanılmasını ve mimari uyumun korunmasını hedefliyor.
Polis nişanlısı tarafından katledilmişti: Avukat Özge Penbegül, tabutunda cübbesiyle son yolculuğuna uğurlandıGündem23 Eki 15:13

Avukat Özge Penbegül, meslektaşlarının cübbe örttüğü tabutla defnedildi

İzmir’in Menemen ilçesinde, 3 Ekim’de nişanlandığı polis memuru Aykut Erol tarafından tabancayla öldürülen 26 yaşındaki Avukat Özge Penbegül için cenaze töreni düzenlendi. Penbegül, meslektaşlarının tabutuna cübbe örtmesinin ardından Menemen Mezarlığı’nda toprağa verildi.
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziKünyeYayın İlkeleriDüzeltme Politikası

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaKünyeYayın İlkeleri