Türkiye Trafik Durum Raporu: İstanbul’da trafik yılda 288 saat kaybettiriyor
Esenler Belediyesi Prof. Dr.
Esenler Belediyesi Prof. Dr.

Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri 3 bin kişiyle gerçekleştirilen saha araştırmasının yanı sıra İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya'da trafik polisleri, sürücüler, sürücü kursu temsilcileri, zabıta görevlileri ve motokuryeler gibi farklı kesimlerle odak grup görüşmeleri yapıldı. Araştırmaya katılanların yüzde 61,8'i araç kullandığını, yüzde 43,8'i ise araç sahibi olduğunu belirtti.
Raporda, Türkiye’nin trafik sorunu ekonomik kayıptan sürücü davranışlarına, kazalardan trafik kültürüne kadar çok boyutlu olarak ele alındı. Rapor, trafik sorununun yalnızca ulaşım ve yol kapasitesiyle sınırlı olmadığını; ekonomik kayıp, insan davranışı, trafik kültürü, denetim ve şehir planlaması gibi birçok başlığı doğrudan etkilediğini ortaya koydu.


Raporda yer verilen güncel hesaplamalara göre İstanbul’daki trafik sıkışıklığının yıllık ekonomik maliyetinin yaklaşık 10 milyar dolara ulaştığı değerlendiriliyor. Bu maliyetin yalnızca yakıt tüketiminden değil; trafikte kaybedilen zaman, iş gücü ve verimlilik kaybı ile diğer ekonomik etkilerden oluştuğu aktarılıyor.
İstanbul’da trafik kaynaklı ekstra yakıt tüketiminin maliyetinin de yaklaşık 760 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtiliyor. İSTANBULLU YILDA 12 GÜNÜNÜ TRAFİKTE KAYBEDİYOR Raporda aktarılan verilere göre İstanbul’daki trafik yoğunluğu kişi başına yılda 288 saate varan zaman kaybına yol açıyor. Bu süre yaklaşık 12 tam güne karşılık geliyor.
Raporda ayrıca INRIX 2025 verilerine dayanılarak, İstanbul’da bir sürücünün yalnızca trafik tıkanıklığı nedeniyle yılda ortalama 105 saat kaybettiği bilgisine yer verildi. Farklı metodolojilere dayanan bu iki veri, İstanbul’daki trafik sorununun zaman ve verimlilik üzerindeki etkisini ortaya koydu.
EN ÖNEMLİ TRAFİK SORUNU SÜRÜCÜ DAVRANIŞLARI Türkiye genelinde gerçekleştirilen saha araştırmasında katılımcıların yüzde 55,5’i, yaşadığı bölgedeki en önemli sorunlar arasında sürücülerin dikkatsizliğini, kasıtlı kural ihlallerini ve trafik bilinci eksikliğini gösterdi.
Yol kapasitesinin yetersizliği ve otopark sorununu belirtenlerin oranı yüzde 46,3, yaya geçitleri ile alt ve üst geçitlerin yetersizliğini belirtenlerin oranı ise yüzde 30,4 oldu. Araştırmadaki katılımcıların büyük bölümü kendisini trafikte dikkatli bir sürücü olarak tanımlarken trafik risklerinin daha çok ‘diğer sürücülerden’ kaynaklandığını düşündüğünü belirtti.
Raporda bu durum, trafikte bireysel sorumluluğun başkalarının davranışlarına yöneltilmesi açısından dikkat çekici bir bulgu olarak değerlendirildi. HER YIL YAKLAŞIK 2 MİLYON YENİ ARAÇ TRAFİĞE KATILIYOR Raporda Türkiye’deki araç sayısındaki hızlı artışa da dikkat çekildi.
2015 yılında trafiğe kayıtlı araç sayısının yaklaşık 20 milyon olduğu, 2025 Ekim ayı sonu itibarıyla bu sayının 33 milyon 193 bin 636’ya ulaştığı aktarıldı. TÜRKİYE’DE 2024’TE 1 MİLYON 444 BİN 26 TRAFİK KAZASI MEYDANA GELDİ Türkiye Trafik Durum Raporu’nda yer verilen 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de 1 milyon 444 bin 26 trafik kazası meydana geldi.
Bu kazaların 266 bin 854’ü ölümlü veya yaralanmalı kazalardan oluştu. MOTOKURYELER DE ELE ALINDI Çalışmada İstanbul’daki motokuryeler için ayrı odak grup görüşmeleri de gerçekleştirildi. Motokuryeler, yüksek teslimat baskısı, güvencesiz çalışma şartları ve uygun park ve şerit düzenlemelerinin bulunmamasının kendilerini zaman zaman risk almaya zorladığını ifade etti.
Diğer sürücüler ise motokuryelerin ani manevraları ve şerit ihlallerini trafik güvenliği açısından önemli bir risk olarak değerlendirdi. Raporda bu tablo, trafik sorununun yalnızca bireysel sürücü davranışıyla değil, çalışma koşulları ve ekonomik baskılarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin göstergelerinden biri olarak ele alındı. ‘ANKETE 3 BİN KİŞİ KATILDI’ Raporu hazırlayan ekipte yer alan Ulaşım Uzmanı Dr.
Fatih Gündoğan sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmede Rapor, Türkiye'deki ulaşım ve trafik durumunu ortaya koyuyor. Bu rapor çerçevesinde öncelikle 3 bin kişiyle anket düzenledik. Bu anketin ardından, sivil toplum kuruluşları, sürücü kursu sahipleri, zabıtalar ve polis memurlarıyla odak grup görüşmeleri gerçekleştirdik.
Bu görüşmelerde trafiği etkileyen ve trafik sorununa neden olan unsurların neler olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Bunun dışında uzmanlarımızdan da görüşler aldık ve raporu tamamlamış olduk dedi. Gündoğan, Raporun birinci kısmında sorunların sebeplerini ortaya koyuyoruz. Yani ulaşımda neden trafik sorunu yaşıyoruz, buna bakıyoruz. İkinci bölümde ise bunların çözümleri ne olabilir, buna odaklandık.
Sorunların birincisi aslında kapasite yetersizliği. Tarihi bir şehir ve miras almışız. Tarihi bir şehirde yaşamamızdan dolayı bir kapasite yetersizliği var. Tabii ki kapasite yetersizliği, bütün büyük şehirlerde var olan bir konu. Herkesin mutlaka bir kapasite sorunu vardır. Ama önemli olan, bu kapasiteye göre hareket ediyor olmak. Biz de tarihi bir miras aldığımız için bu mirasa göre hareket etmemiz gerekiyor.
Ulaşımımızı da buna göre düzenliyor olmamız lazım ifadelerini kullandı. ‘İSTANBUL'DA SON 10 YILDA, ESENLER'İN YÜZ ÖLÇÜMÜ KADAR OTOPARK İHTİYACI ORTAYA ÇIKTI’ Toplu taşımanın yetersizliği, artan araç sahipliği ve düzensiz parklanmanın trafik sorununu etkilediğini söyleyen Dr. Gündoğan, şöyle konuştu: “Bunun unsurlarından bir tanesi toplu taşımamızın yetersiz olması.
Eğer toplu taşımamız yeterli olsaydı, aslında trafikte bu kadar sorun yaşanmazdı. İkincisi, artan araç sahipliği. Ekonomimiz gelişiyor ve ekonomimizin gelişmesiyle beraber normalde 1000 kişiye 200 araç düşüyor. Oysa gelişmiş ülkelerde bu sayı 400 araç ve bizim araç sayımız sürekli artıyor. Gelişmiş ülkelerde bu sayı artık sabit durumda, 400 civarında. Bizde ise devamlı artıyor.
İstanbul'da son 10 yılda, Esenler'in yüz ölçümü kadar otopark ihtiyacı ortaya çıktı. Yeni gelen araçlarla beraber şu an 4 milyon aracımız var İstanbul'da. Bu da ister istemez hem park sıkıntısı yaşatıyor hem de trafikte sıkıntı meydana getiriyor. Bir diğer noktamız da parklanmayla ve bunların düzenlenmesiyle ilgili sıkıntılarımızın olması.
Bu sıkıntılar da ister istemez düzensiz parklanma sonucunda trafik sıkışıklığına neden oluyor. Bir de planlama, uygulama ve denetim arasındaki zincirlerin kopuk olmasından kaynaklanan bir sorun yaşıyoruz. Yani biz bazı şeyleri planlayabiliyoruz, planladıklarımızı uygulayamayabiliyoruz ya da uyguladıklarımızı denetlemeyebiliyoruz. Bundan dolayı bazı yerlerde sıkıntılar yaşayabiliyoruz.
Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi’nin raporuna göre İstanbul’daki trafik sıkışıklığının yıllık ekonomik maliyeti yaklaşık 10 milyar dolara ulaşıyor. Araştırmada, trafik yoğunluğunun kişi başına yılda 288 saate varan zaman kaybına yol açtığı ve bu sürenin yaklaşık 12 güne karşılık geldiği belirtildi.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika


