ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
ManşetGündem
Ana SayfaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür
  1. Ana Sayfa
  2. Sağlık
  3. Tüp bebekte bilinen her şey 5 yıl sonra değişebilir
Sağlık

Tüp bebekte bilinen her şey 5 yıl sonra değişebilir

Tüp bebekte hem tedaviler hem de tedaviye erişimin kuralları değişmeye hazırlanıyor. Türkiye’de düşen doğurganlık hızıyla birlikte SGK koşulları ve devlet desteğinin yeniden düzenlenmesi gündemde.

Manşet Gündem Haber Merkezi·Yayınlanma: 5 Ekim 2026 16:41·Güncelleme: 5 Ekim 2026 16:49·5 dk okumaBu haber 582 kez okundu
Tüp bebekte bilinen her şey 5 yıl sonra değişebilir
Tüp bebekte bilinen her şey 5 yıl sonra değişebilir
Haber detayı

Haberin ayrıntıları

Tüp bebek dünyasında değişim yalnızca laboratuvarla sınırlı değil. Bir tarafta çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin tedaviye daha kolay ulaşabilmesi için yaş kriterleri, SGK koşulları ve devlet desteğinin yeniden değerlendirilmesi tartışılıyor; diğer tarafta robotik sistemler ve yapay zekâ, yıllardır embriyologların yaptığı işlemlere dahil olmaya başlıyor.

Gen düzenleme teknolojileri kalıtsal hastalıkların gelecekte nasıl ele alınabileceğine ilişkin yeni kapılar açarken, uzmanlar başarılı bir gebelik için teknolojinin tek başına yeterli olmadığına, kilo ve metabolik sağlığın da önemli olduğuna dikkat çekiyor. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği’nin (TÜBİD) 5.

Tüp bebekte bilinen her şey 5 yıl sonra değişebilir
Tüp bebekte bilinen her şey 5 yıl sonra değişebilir

Bilimsel Toplantısı’nda 1200’ün üzerinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, tüp bebek uzmanı, embriyolog, androlog ve bilim insanı bir araya geldi. Toplantıda konuşulanlar, önümüzdeki yıllarda tüp bebek tedavisinde hem teknolojinin hem de tedaviye erişimin önemli ölçüde değişebileceğini ortaya koydu.

Türkiye’de ilk evlilik yaşının yükselmesi ve doğurganlık hızının düşmesi, tüp bebek tedavilerine erişimi de yeniden gündeme taşıdı. TÜBİD Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, Türkiye’de ilk evlilik yaşının 27,4’e çıktığını, bazı şehirlerde ise 29-30 yaşlarına ulaştığını belirterek doğurganlık hızındaki düşüşe dikkat çekti.

Yaklaşık 30 yıl önce 2,4’ler civarında olan toplam doğurganlık hızının bugün 1,4’ler seviyesine kadar gerilediğini söyleyen Tıraş, “Bu tabii çok ciddi bir nüfusta azalma demek. Bunun etkilerini ileriki yıllarda muhtemelen göreceğiz” dedi. Tıraş’a göre çözümün önemli ayaklarından biri, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin tedaviye ulaşmasını kolaylaştırmak.

TÜBİD’in Sağlık Bakanlığı ile konuyu görüştüğünü açıklayan Tıraş, tüp bebek uygulamalarına ilişkin yeni öneriler hazırlayacaklarını söyledi. Yaş kriterlerinin yeniden değerlendirilmesi, SGK desteği için aranan bazı koşulların esnetilmesi ve devlet desteğinin artırılması gündemdeki başlıklar arasında.

Tedavinin mali yükünün azaltılması için farklı finansman modellerinin de değerlendirilebileceğini belirten Tıraş, devlet bankaları aracılığıyla uygun koşullu finansman sağlanmasının seçeneklerden biri olabileceğini ifade etti. Yeniden değerlendirilmesi gündeme gelen konulardan biri de yumurta dondurma koşulları.

Kadınların eğitim, kariyer veya kişisel nedenlerle çocuk sahibi olmayı daha ileri yaşlara erteleyebildiğine dikkat çeken Tıraş, yumurta rezervi henüz yüksekken yumurta dondurulabilmesinin önünün açılmasını tartışmaya açtı. Tıraş, “Yumurta rezervinin düşmesini neden bekleyelim?” diyerek mevcut yaklaşımın yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

TÜBİD’in yaş kriterleri, yumurta dondurma koşulları ve tüp bebek tedavilerine erişime ilişkin hazırlayacağı önerilerin Sağlık Bakanlığı’na sunulması planlanıyor. Türkiye’de tüp bebeğin kuralları tartışılırken laboratuvarlarda da dikkat çekici bir dönüşüm yaşanıyor. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri robotik mikroenjeksiyon. Prof.

Tıraş, robot koluyla mikroenjeksiyon gerçekleştirildiğini ve bu işlem sonucunda bir bebeğin dünyaya geldiğinin bilimsel olarak yayımlandığını anlattı. Tıraş, gelişmenin tüp bebek merkezlerinde otomasyonun gelecekte çok daha fazla kullanılabileceğinin işareti olduğunu belirterek, “Bunlar artık giderek tüp bebek merkezlerinde otomasyonun da yavaş yavaş ön plana çıkacağını gösteriyor” dedi.

Robotların yanı sıra yapay zekâ da tüp bebek laboratuvarlarında giderek daha fazla görev üstleniyor. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri sperm seçimi. Bugüne kadar embriyoloğun mikroskop altında yaptığı değerlendirmeye dayanan sperm seçiminde artık mikroskoba entegre edilen kameralar ve yapay zekâ algoritmaları da devreye giriyor.

Tıraş, kendi çalışmalarında da yapay zekâ ile sperm seçimini araştırdıklarını belirterek şöyle konuştu: “Artık sperm seçiminde yapay zekâ kullanmaya başladık. Embriyolog spermi kendi gözüyle seçerken şimdi mikroskoba entegre edilen kamera ve yapay zekâ programı hangi spermin kullanılması gerektiğini söylüyor. Bizim de bununla ilgili bir çalışmamız var.

Yapay zekânın seçtiği spermlerle daha iyi embriyolar elde ettiğimizi görüyoruz.” Yapay zekânın görevi yalnızca en iyi spermi seçmek değil. Bazı erkeklerde menide sperm bulunamıyor. Cerrahi yöntemlerle elde edilen örneklerde ise yüzlerce, hatta binlerce mikroskop alanının içerisinde yalnızca birkaç sperm bulunabiliyor.

Bir embriyolog için son derece yorucu ve uzun sürebilecek bu tarama işleminde de yapay zekâdan yararlanılmaya başlanıyor. Tıraş, Columbia Üniversitesi’nden Prof. S. Zev Williams ve ekibinin geliştirdiği “Rare Sperm Search” yaklaşımına dikkat çekerek, günler sürebilecek sperm arama işleminin yapay zekâ yardımıyla saatlere indirilebildiğini anlattı.

Sistem çok sayıda mikroskop görüntüsünü tarayarak gözden kaçabilecek az sayıdaki spermi bulmaya çalışıyor. Daha önce “sperm yok” denilen bir örnekte birkaç spermin bulunabilmesi bile tedavinin seyrini değiştirebiliyor. Yapay zekâ embriyo seçiminde de giderek daha fazla devreye giriyor. Time-lapse teknolojileri sayesinde embriyolar inkübatörden çıkarılmadan gelişimleri boyunca kameralarla takip edilebiliyor.

Böylece yalnızca tek bir görüntü yerine embriyonun saatler ve günler içerisindeki gelişimini gösteren bir çeşit “film” elde ediliyor. Yapay zekâ algoritmaları bu görüntüler üzerinden hücre bölünmelerinin zamanlamasını ve embriyonun morfolojik özelliklerini birlikte değerlendirerek hangi embriyonun daha yüksek gelişim potansiyeline sahip olabileceğinin belirlenmesinde embriyologlara destek oluyor.

Geleceğin tüp bebek laboratuvarında embriyolog, yapay zekâ ve robotik sistemlerin yan yana çalışması giderek daha gerçekçi bir senaryoya dönüşüyor. Üreme tıbbında araştırılan en dikkat çekici konulardan biri de genetik hastalıkların gelecekte daha oluşmadan önlenip önlenemeyeceği. Bu noktada dünyanın yakından takip ettiği teknolojilerden biri CRISPR. Yale Üniversitesi’nden Prof.

Emre Seli, CRISPR’ın DNA’daki belirli bozuklukların düzeltilmesinde kullanılabilecek en etkili yöntemlerden biri olduğunu belirterek, bilinen bir genetik mutasyonu taşıyan kişilerde bu mutasyonun teorik olarak düzeltilmesinin mümkün olabileceğini söyledi. Ancak bu teknoloji bugün için tüp bebek tedavisinde kullanılan kabul edilmiş bir klinik yöntem değil.

Son veriler, gelecek yıllarda tüp bebek tedavisinde yalnızca kullanılan teknolojilerin değil, tedaviye erişimin ve infertiliteye yaklaşımın da değişebileceğini gösteriyor. Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği Başkanı Prof. Bülent Tıraş, "Önümüzdeki beş yıl içerisinde tüp bebek alanında çok hızlı bir ilerleme yaşayacağız" ifadelerini kullandı

Kaynak: Habertürk

17:09

TFF 'yorumları kapatarak' paylaştı: Devlet Bahçeli'den, İbrahim Hacıosmanoğlu'na 'yalnız değilsin' çiçeği

17:09

Evlilik Güzeldir dizisi yeni bölümü ne zaman? Evlilik Güzeldir dizisinin konusu ne, oyuncuları kimler? Evlilik Güzeldir dizisi nerede çekiliyor?

17:05

2027 FIVB Kadınlar Voleybol Dünya Kupası'na katılacak ülkeler belli oldu

17:01

"Allah'a havale ediyorum"

17:00

Motosikletler çarpıştı! Can kaybı var!

17:00

Türk futbolu için bir ilk! Sadece Arda Güler başardı

17:00

Mütevazı ve tehlikeli yolculuk

Bilim insanları kanserin gizli haritasını çözdü: Yüksek yağlı beslenme tümörün yayılmasını tetikliyor!Sağlık5 Eki 13:54

MIT araştırması: Yüksek yağlı beslenme kolon kanserinin yayılmasını hızlandırabilir

MIT araştırmacıları, kolon kanseri hücrelerinin doku onarımında görevli YAP1 mekanizmasını kullanarak başka organlara yayılabildiğini belirledi. Hücresel modeller ve fare deneylerinde, yüksek yağlı beslenmenin seramid üretimini artırarak bu süreci güçlendirdiği gözlendi; ancak bulgular henüz hastalar için doğrudan beslenme önerisi oluşturmuyor.
THY'de 'Hedef 12' dönemi: Çalışanların maaşında yüzde 20'ye varan kayıp!Gündem5 Eki 14:01

THY’nin “Hedef 12” düzenlemesinde çalışan gelirlerinde yüzde 20’ye varan kayıp iddiası

Türk Hava Yolları’nda kokpit ve kabin ekiplerinin ücretlendirme sisteminde değişiklik öngören “Hedef 12” düzenlemesi tartışılıyor. Hava Sen, uçuş baremleri ve ek ödemelerdeki değişikliklerin bazı çalışanların gelirlerinde yüzde 10 ila 20 arasında düşüşe yol açabileceğini savunurken, uygulamanın 1 Ocak 2027’de başlamasının planlandığı belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye uzay kongresine ilk kez ev sahibiTeknoloji5 Eki 16:34

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye uzay kongresine ilk kez ev sahibi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmadığını belirterek "Bugün, Türkiye kendi uydusunu üreten nadir ülkelerden." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da 77. Uluslararası Uzay Kongresi Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı, buradaki konuşmasında tüm engellere rağmen mesafe almaya devam ettiklerini söyleyip Türkiye'nin uzay yarışında da geri kalmasına asla müsaade etmediklerini ifade etti. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde: "Dünyaya 111 ülkesinden ülkemize gelen siz değerli dostlarımıza hoş geldiniz diyorum. Türkiye uzay kongresine ilk kez ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine insanlığın kat ettiği mesafenin temelinde bilim ve teknoloji var. Günümüzde uzayda daha yer edinmek, yeryüzünde insanlığın hayatını daha müreffeh hale getirmek anlamına geliyor. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır. Türk milleti gök biliminde de zengin birikime sahip. Alimlerimiz nice keşiflere imza at
ManşetGündem

Türkiye ve dünyadan son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve gündemin öne çıkan başlıkları.

Son DakikaRSS Akışı

Kategoriler

Son DakikaGündemPolitikaEkonomiSporDünyaTeknolojiKültür

Kurumsal

HakkımızdaHaber MerkeziYayın İlkeleri

Haber Servisleri

Son DakikaGelişmeleri kronolojik olarak takip edin.RSS AkışıYeni haberleri RSS okuyucunuza ekleyin.Site HaritasıYayınlanan sayfalara toplu olarak erişin.
YayıncıManşet Gündem Haber Merkezi

Haberlerde kullanılan kaynak ve yayın zamanı ilgili içerik sayfasında açıkça belirtilir.

Yayın ilkelerini incele
© 2026 Manşet Gündem. Tüm hakları saklıdır.
Ana SayfaHakkımızdaYayın İlkeleri