Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Bir spor salonunda binlerce kişinin aynı anda ayağa fırladığı, nefeslerin tutulduğu o kritik anı düşünün. Peki sahadaki aksiyonu göremiyor ve tribündeki coşkunun nedenini yalnızca tahmin ediyorsanız? VolleyVoice Erişilebilir Tribün Projesi, görme engelli sporseverlerin voleybol maçlarını canlı betimleme ve profesyonel anlatımla bağımsız biçimde takip edebilmesini sağlıyor.
Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı tarafından desteklenen proje, salondaki sesleri görsel betimlemeye dönüştürerek görme engelli izleyicilerin oyunun ritmini anbean takip etmesini amaçlıyor. Projenin nasıl ortaya çıktığını, maç anlatımının nasıl dönüştüğünü ve tribünde nelerin değiştiğini VolleyVoice ekibi ve proje katılımcılarından dinledik.
VolleyVoice Sosyal Medya ve Raporlama Koordinatörü İbrahim Ünsal, İletişim ve Anlatım Koordinatörü Nihan Cabbaroğlu ile proje katılımcısı Bedirhan Güzel, projenin çıkışını, karşılaştıkları zorlukları ve gelecek hedeflerini anlattı. BAŞKA SPORLARA DA YAYMAK MÜMKÜN İbrahim Ünsal - Bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Eğitimde Görme Engelliler Derneği’nin İzmir il temsilciliğini yürütüyorum.
Sporla, özellikle voleybolla yakından ilgileniyorum ve VolleyVoice Erişilebilir Tribün Projesi’nin kurucu üyelerindenim. - Sporla ve özellikle tribün kültürüyle ilişkiniz nasıl başladı? Engellere karşın spor tutkunuz nasıl biçimlendi? Uzun yıllar futbolu düzenli takip ettim, 2008’den itibaren olimpiyatları da yakından izlemeye başladım.
Ancak tribün kültürüyle bağımı ve canlı müsabaka izleme tutkumu asıl güçlendiren voleybolu keşfetmem oldu. Voleybolu takip etmeye başladıktan sonra yalnızca maçları izlemek değil, salon atmosferinin ve tribünün bir parçası olmak da benim için çok daha önemli hale geldi. - “Erişilebilir Tribün” fikri sizin yaşadığınız hangi ihtiyaçtan veya deneyimden doğdu?
2019’da Ankara’da düzenlenen Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası’na televizyonda tesadüfen denk geldim. Heyecanı ve atmosferi beni çok etkiledi. Voleybol tribünündeki sürekli enerji ve kolektif ruhun bir parçası olmak istiyordum. Ancak oyunu anlık ve ayrıntılı biçimde takip etmemi sağlayacak canlı bir anlatım olmadan tribün deneyiminin benim için eksik kalacağını biliyordum.
“Erişilebilir Tribün” ihtiyacını da burada hissettim: Görme engelli voleybolseverlerin yalnızca salonda bulunabildiği değil, oyunu gerçekten takip edebildiği bir tribün deneyimine ihtiyaç vardı. - Projenin ilk fikrinden yaşama geçmesine kadar neler yaşandı? Doğru insanları nasıl bir araya getirdiniz? Proje tek bir kişinin etrafında şekillenmedi.
Benzer ihtiyacı gören, voleybola ve erişilebilirliğe farklı açılardan yaklaşan insanların yolları kesişti. Ortak noktamız, görme engelli izleyicilerin tribünde daha bağımsız ve nitelikli bir deneyim yaşayabilmesiydi. Fikir başta basitti: Görme engelli bir izleyici salonda maçı nasıl daha sağlıklı takip edebilir?
Bunu hayata geçirmek için anlatım biçiminden teknik altyapıya, organizasyonlarla iletişimden katılımcı deneyimine kadar pek çok konuyu birlikte düşünmemiz gerekti. Herkes kendi deneyimini ve uzmanlığını ortaya koydukça proje somut bir yapıya dönüştü. - Projeyi futbol, basketbol gibi başka spor dallarına taşıma fikriniz var mı? Hedefimiz voleybolla sınırlı kalmak değil.
İstediğimiz ivmeyi yakaladığımızda modeli basketbol ve futbola da taşımak istiyoruz. Temel yaklaşımımız çok net: Erişilemeyen spor müsabakası kalmasın. - Maç sırasında görme engelli izleyicinin deneyimi tam olarak nasıl değişiyor? Spikerin anlatımı hangi boşluğu dolduruyor? Betimleme olmadan tribünde çoğunlukla seyircilerin tepkilerini, çığlıkları ve salon anonslarını duyuyorsunuz.
Bunlar atmosferi veriyor ama sahada ne olduğunu anlatmıyor. Top hangi takımda, hücumu kim yaptı, servisi kim kullandı, savunmayı kim çıkardı, blok kimin tarafından yapıldı; bunları bilmeden oyunun akışını sağlıklı biçimde takip etmek mümkün değil. Spikerin anlatımı tam olarak bu boşluğu dolduruyor.
- Proje yalnızca salondaki izleyicilere mi ulaşıyor, yoksa maçı uzaktan takip eden görme engelli kişilerin de yararlanabileceği bir yapı kurulabilir mi? Şu anda proje öncelikli olarak salondaki katılımcılara ulaşıyor. Ancak gerekli finansal ve teknik imkânlar sağlandığında bu anlatımın tribündeki izleyicilerle sınırlı kalması gerekmiyor. Biz de uzun vadede bu erişimi mümkün olduğunca genişletmek istiyoruz.
- “Erişilebilir Tribün”ün gelecekte nasıl bir yapıya dönüşmesini istiyorsunuz? Mottomuzda da söylediğimiz gibi, erişilemeyen spor müsabakasının kalmamasını istiyorum. “Erişilebilir Tribün”ün zamanla yalnızca belirli maçlarda uygulanan bir proje olmaktan çıkıp sporun doğal bir parçası haline gelmesini hayal ediyorum.
Voleybolda başladığımız bu yolculuğun farklı branşlara ve daha fazla insana ulaşması en büyük hedefimiz. Projenin bu aşamaya gelmesinde Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı bizim için çok özel oldu. Program sayesinde hem teknik altyapımızı güncelledik hem de kaynak geliştirme, sosyal etki ölçümü ve mentorluk gibi desteklerle VolleyVoice’un kurumsal yapısını güçlendirmeye devam ediyoruz.
BİR MAÇI TAKİP ETMEK HERKESİN HAKKI Nihan Cabbaroğlu - “Erişilebilir Tribün” projesiyle yollarınız nasıl kesişti? Bu projeyi aslında birlikte ortaya çıkardık. Bir gün, anlattığım bir maçın ardından sosyal medyada bir mesaj aldım: “Nihan Hanım, biz de görme engelliyiz ve voleybol maçlarını takip ediyoruz. Eğer mümkünse maç anlatırken skoru biraz daha sık hatırlatır mısınız? Böylece daha rahat takip ederiz.”
Bunun üzerine skoru daha sık hatırlatmaya başladım ve böylece görme engelli voleybol izleyicisi topluluğuyla yollarımız kesişti. 2025’te İstanbul’da Milletler Ligi’nin bir etabı düzenlenecekti. Öncesinde bu toplulukla bir araya geldik. “Bu maçı salondan takip etmek istiyoruz, anlatım konusunda nasıl bir yol izleyebiliriz?” dediler.
Anlatıcılardan betimlemeli anlatıma ve kulaklık sistemine kadar her şeyi birlikte düşündük ve projeyi oluşturduk. Yaklaşık bir buçuk senedir bu yolda devam ediyoruz. - Sizi dinleyenleri oyunun içine çeken, enerjisi yüksek bir anlatım tarzınız var. Görme engelli izleyiciler için maç anlatmaya başladığınızda bu anlatım biçiminizde neleri değiştirdiniz?
Televizyonda uzun yıllardır maç anlatıyorum ama izleyiciler arasında görme engellilerin olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bu toplulukla tanıştıktan sonra bu konuda bir duyarlılık geliştirdim. Görme engelliler için betimlemeli anlatım yaparken topun konumunu çok daha net aktarmaya çalışıyorum.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika