Haber detayı
Haberin ayrıntıları
AKP iktidarının toplum içinde karşılığı nedir? Sıradan anketlerin, son yaşadığımız büyük olaylar, yani 5-6 yıldır süren ekonomik kriz, derin yoksulluk, büyük pahalılık ve en son belki de yüzyılın 20 milyar doları veya daha üstündeki büyük fon soygunu konusuna salt “ Yarın seçim olsa...” sonuçlarından bir yanıt üretmemiz olası değil veya çok zor. Hele ASAL masal gibi anketçilerin (araştırmacı demiyorum!)
veya başka iktidar şirketlerinin AKP’yi birinci sırada veya oylarını artırmış göstermesine bakacak olursak şunu söylemek gerek: Bu yetmez, AKP’nin tek başına iktidara gelebilmesi için ülkede daha büyük soygun, daha büyük ekonomik çöküş ve daha büyük yoksullukların gerçekleşmesi gerekir. *** Bu açıdan bakarsak iktidarın toplum içindeki karşılığı daha yüksek oy almak mı?
Araştırmacılar çok farklı açılardan toplumun nabzını tutmak zorunda, evet pahalı bir şey ama ayda bir telefonla yapacaklarına, 2-3 ayda bir doğru ve farklı bilgi üretmeyi seçmeliler. Bu bağlamda “AKP neden tüm bunlara rağmen yüzde 30’a yakın oy alıyor” sorusu soruluyor. MHP’lilerin desteği dahil... Bu soruya yanıt vermeyi birkaç kez denedim. Bugün buna girmeyeceğim.
*** Sorum baki: Toplum vicdanında karşılığı ne AKP’nin? Bu soruya AKP milletvekilleri de muhataptır. İçlerinden bugüne kadar salt bir tanesi, İstanbul milletvekili, üstelik 3 kez üst üste seçilmiş Serkan Bayram, fon soygununun da patlak vermesi karşısında vicdanen uyuyamamış, milletvekili olduğunu anımsayarak isyan etmiş, Reis’ine çağrı yapıyor (Cumhuriyet linki: https://l24. im/ lPXAt).
Sadece fon yağmalaması değil derdi. YENİ Parti ve CHP’li belediyelere karşı yürütülen insafsız saldırılar, belediyeleri AKP’ye geçirme rezilliği, milletin iradesine aslında inancın ve bağlılığın AKP’de sıfır karşılığının ortaya çıkması... Hepsini sıralamış. Yeniden seçilmemeyi de göze alarak.
*** Peki Meclis’te AKP’de başka Serkan Bayram’lar, tüm milletin temsilcisi olduğu görevini anımsayan, seçmenine karşı bir sorumluluk duygusu taşıyan milletvekili var mı? Şimdi onlardan şöyle yanıt da gelebilir tabii: Biz bizi hâlâ destekleyen yüzde 30 yakın seçmenin temsilcisiyiz. Onlara göre ülkede bir sorun yok, bizim için de yok.
Bu AKP vekilleri, seçimlerde toplam vekillerin yüzde 60’larının değişeceğini, yeniden aday gösterilmeyeceklerini, gösterilseler bile seçilme olasılıklarının çok düşük olduğunu bilmiyorlar mı? *** Bu milletin 20 milyar dolarına çöküşün, bir iktidar politikasının sonucu olduğunu unutturmamalı. Tera patronu , tüm para trafiğini-alım satımı izleyen Merkez Kayıt Kurumu MKK’nin üyesiydi. Yani has AKP’li...
Devlet bürokrasisinin tam göbeğinde, AKP’li politikacılarla iç içe... Kendine güvenli, ülkesi ve milleti adına orada görevli olduğunu bilen bir cumhuriyet savcısı, Teracının kimleri tüyo vererek büyük kazançlarla beslediğini ve milyar dolarları hangi yurtdışı hesaplara kaçırdığını çözer. Savcılık, bir dedektif gibi gerçekleri bulup ortaya çıkarmaktır. Herhalde, Serkan Bayram gibi birini arıyorum.
*** Reis, koskoca AKP ailesine bu suçun bulaştırılmayacağını söylerken fon yatırımlarına bulaşan üst düzey bürokrat ve siyasilere işin yayılmayacağını mı söylemek istiyordu. Bilmiyorum, sanmıyorum, demek zorundayım. Ama Reis, Serkan Bayram’ı anımsamalı. *** Peki Fatma Hanım hakkında neden soruşturma açılmıyor hâlâ? Bir şeyler söyler endişesi mi var?
Yoksa Fatma Hanım, içimizdekileri temizledik, bakın denerek ortalığa atılan bir kurban olabilir mi? Aşağıda bir okurdan gelen değerlendirmeyi paylaşmanın tam yeri: Orhan Bey, Sayan kardeşlerden ÖFS , son 3-4 ay içinde büyük ihtimalle ailenin gücünü yitirmesi (ya da başka ailelere karşı gerilemesi) sonucu önce YK başkanı olduğu Türk Telekom’da genel müdür Ü. ile giriştiği güç kavgasını kaybederek YK görevinden alındı.
Sonra Ü. Bey yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’na getirildi ve ÖFS’nin oyuncağı olan BTK’nin yetkilerinin çoğunu ve binasını devraldı (ÖFS bu binanın bir katını kendi ofisi olarak kullanırdı). ÖFS son olarak da Ulaştırma ve Haberleşme Bakan Yardımcılığı görevinden alındı. Bu açıkça bir gözden düşme hikâyesi.
Bence gözden düşmüş ailenin küçük kardeşi de bu fon rezaletinde verilecek kurban seçildi, “Bak kendimizden insanları da cezalandırıyoruz” demek için. Bence o turbun küçüğü, bilgi de hedefli sızdırıldı... *** Bilmiyorum ama sorayım yine, öyle mi?
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika