Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Tıp dünyasında son yılların en çok konuşulan teknolojik atılımlarından biri olan "çoklu kanser erken teşhis testleri" (MCED) veya yaygın adıyla "sıvı biyopsi", büyük bir umutla birlikte ciddi klinik tartışmaları da beraberinde getirdi. Büyüyen tümörlerin kan dolaşımına saldığı mikroskobik DNA parçalarını tespit etme esasına dayanan bu testlerin, rutin mamografi ve kolonoskopi gibi hayati taramaların yerini alıp alamayacağı sorgulanıyor.
Arizona'da toksinlere maruz kalan itfaiyeciler üzerinde kanser tarama programı yürüten Dr. Vershalee Shukla, son 5 yılda uyguladıkları 10 bine yakın sıvı biyopsi testinde bir düzineden az vaka yakalayabildiklerini açıkladı.
Bir haftada kan alınan 500 itfaiyecinin tamamının sonucu "negatif" çıkmasına rağmen, bu durum tehlikeli bir tabloya yol açtı. Test sonucuna güvenen itfaiyeciler rutin kolonoskopi ve akciğer taramalarını yaptırmaktan vazgeçti. Dr. Shukla ve ekibinin iki yıllık çabasıyla yeniden rutin taramaya ikna edilen aynı grupta tam 15 aktif kanser vakası saptandı. Uzmanlar, testin negatif çıkmasının vücudun tamamen temiz olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor.
Sıvı biyopsi testi Galleri'yi üreten Grail firması yetkilileri de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Test materyallerimizde Galleri'nin rutin taramaların bir alternatifi olmadığı, standart testlere 'ek olarak' kullanılması gerektiği açıkça belirtilmektedir," ifadelerine yer verdi.
Onkologlar, erken evrede bulunan her tümörün öldürücü olmadığını ve bazı yavaş büyüyen dokuların gereksiz cerrahi müdahalelere, biyopsilere ve psikolojik yıkımlara ("bakım kaskadı") yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Kendi üzerinde de kan testini deneyen ve sonucu negatif çıkan beyin cerrahları; 1.000 dolarlık bu testlerin henüz "hayat kurtardığına" dair uzun süreli klinik kanıtlara sahip olmadığını bildiriyor.
Uzmanlar; meme, rahim ağzı, kolorektal, akciğer ve prostat gibi alanlarda uygulanan geleneksel tarama yöntemlerinin (kolonoskopi ve mamografi) hayat kurtardığının kanıtlandığını, sıvı biyopsi teknolojilerinin ise henüz bu klinik kanıt düzeyine ulaşmadığını ilan ediyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika