Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Sırbistan ’da erken seçim tartışmaları, hükümet karşıtı protestolar, basın özgürlüğü ve Avrupa Birliği ’ne üyelik süreci ülkenin siyasi gündemindeki yerini korurken, Özgürlük ve Adalet Partisi (SSP) Milletvekili Jelena Spirić , mevcut siyasi tabloyu ve muhalefetin beklentilerini Cumhuriyet’ ten Caner Çiftçi ’ye anlattı.
Sırbistan Ulusal Meclisi kayıtlarına göre Spirić, Şubat 2024’ten bu yana milletvekilliği yapıyor ve SSP parlamento grubunda yer alıyor. Sırbistan’daki mevcut siyasi yapının demokratik kurumları zayıflattığını savunan Spirić, Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ’in seçimlerde iktidar partisinin listesiyle özdeşleşmesine dikkat çekti.
Spirić, Anayasa uyarınca cumhurbaşkanının devletin birliğini ve bütün yurttaşları temsil etmesi gerektiğini belirterek, Vučić’in aynı zamanda iktidarın seçim kampanyasının merkezinde bulunmasını eleştirdi. “Cumhurbaşkanı aynı anda hem hakem hem de sahadaki başlıca oyuncu konumunda” diyen Spirić, devlet kurumları ile iktidar partisi arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğini öne sürdü.
Muhalefet milletvekili, olası erken seçimlerin iktidar açısından siyasi sistemi yeniden düzenleme girişimi olduğunu savunurken, muhalefet ve yurttaşların seçim sürecini mevcut yönetim biçimini değiştirmek için bir fırsat olarak gördüğünü söyledi: Sırbistan’da tanık olduğumuz şey demokrasi değil, mutlak iktidarı sürdürmek amacıyla devletin gasp edilmesidir.
Bu saçmalığın doruk noktası, Anayasa’ya göre devletin birliğini ve tüm vatandaşları temsil etmesi gereken mevcut Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in, aynı zamanda tek iktidar partisinin seçim listesinin başında yer almasıdır. O, sahada hem hakem hem de ana oyuncudur.
Sırbistan’da kurumlar artık yok; iktidar Anayasa’ya uymuyor, o anda Vučić’in bulunduğu yere – ister Hükümet binası olsun ister cumhurbaşkanlığı ofisi – kayıyor. Bu erken seçimler, rejim için bir değişim fırsatı değil, desteklerinin düştüğü bir anda sistemi sıfırlamaya yönelik çaresiz bir girişimdir. Ancak bu siyasi maskaralık, aynı zamanda onların korkusunu da ortaya koyuyor.
Muhalefet ve vatandaşlar için bu, bu illüzyonu ortadan kaldırmanın ve bir ülkenin kaderinin tek bir otokratın keyfine göre sonsuza dek aynı döngüde dönemeyeceğini göstermenin tam zamanıdır. MEDYA ELEŞTİRİSİ: “MUHALEFET NEREDEYSE GÖRÜNMÜYOR” Spirić’in en sert eleştirilerinden biri de Sırbistan’daki medya düzenine ilişkin oldu.
Muhalefet milletvekili, ulusal yayın yapan televizyonlarda iktidarın haber sürelerinin büyük bölümünü kontrol ettiğini, muhalefetin ise sınırlı biçimde yer bulduğunu söyledi. Spirić bu değerlendirmesinde bağımsız seçim gözlem kuruluşu CRTA’nın verilerine işaret etti.
CRTA’nın medya izleme çalışmalarına göre ulusal televizyonların ana haber programlarında iktidar çoğunluğu yayın süresinin yüzde 90’ından fazlasını alırken, muhalefetin payı yüzde 10’un altında kaldı. Avrupa Komisyonunun 2025 değerlendirmesinde de kamu yayıncısı RTS’nin ana haberlerinde iktidar çoğunluğunun görünürlüğünün yüzde 94’e ulaştığı belirtilmişti.
Spirić ayrıca Sırbistan Sosyal Araştırmalar Bürosunun (BIRODI) çalışmalarına dikkat çekerek Vučić’in televizyon haberlerindeki görünürlüğünün diğer siyasi aktörlerin çok üzerinde olduğunu söyledi.
BIRODI’nin Ocak-Nisan 2026 dönemine ilişkin araştırmasına göre Vučić, incelenen televizyonların ana haberlerinde toplam 67 saat 13 dakika görünürlük elde etti ve analiz edilen siyasi aktörlere ayrılan toplam sürenin yüzde 15,5’ini tek başına oluşturdu.
GAZETECİLERE YÖNELİK SALDIRILAR GÜNDEMDE Spirić, hükümet karşıtı gösterileri takip eden bağımsız gazetecilere yönelik saldırıların da basın özgürlüğü açısından ciddi bir sorun olduğunu belirtti. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Novi Sad’daki tren istasyonu faciasının ardından başlayan protestoları izleyen gazetecilere yönelik saldırıların rekor düzeye çıktığını bildirdi.
RSF’nin güncel değerlendirmesine göre 2025’te protestoları takip eden gazeteciler en az 100 fiziksel saldırıya maruz kaldı ve saldırıların önemli bir bölümünde polis görevlilerinin sorumluluğu bulunduğu belirtildi. Sırbistan, RSF’nin 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 104. sırada yer aldı. Ülke 2025’te 96. sıradaydı.
Spirić, Vučić yönetiminin Avrupa ile bütünleşme söylemini dış politikada kullandığını ancak ülke içinde medya ve kurumlar üzerindeki kontrolün arttığını savundu: İşte bu nedenle Sırbistan, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde tarihinin en kötü sıralaması olan 104. sıraya gerilemiştir.
Vučić, Batı’daki ortaklarına karşı demokratik bir görünüş sağlamak amacıyla Avrupa entegrasyonunu kullanırken, ülke içinde tam bir medya ve kurumsal otokrasi uygulamaktadır. İşte bu nedenle, ülkemizde özgürlüğün tamamen ortadan kalkmasını önlemek için reformlar talep ediyoruz.
“SİSTEM MERKEZİLEŞİYOR” Son iki yıldaki hükümet ve kurum değişikliklerini de değerlendiren Spirić, bunların demokratikleşme yönünde yapısal dönüşümler olmadığını öne sürdü. Kitlesel protestolara karşın iktidarın yalnızca siyasi isimleri değiştirdiğini savunan Spirić, yargıdan medyaya ve kamu kaynaklarına kadar pek çok alanda karar alma mekanizmalarının giderek merkezileştiğini söyledi.
Spirić, Sırbistan’ın “seçimli otokrasiye” doğru ilerlediğini ileri sürerek, seçimlerin yapılmasının tek başına demokratik bir sistem için yeterli olmadığını dile getirdi.
Bu niteleme Spirić’in siyasi değerlendirmesi olmakla birlikte Avrupa Komisyonunun son raporlarında da Sırbistan’da kamu yayıncılığının bağımsızlığı, medya çoğulculuğu, gazetecilerin güvenliği ve kurumların denge-denetleme kapasitesine ilişkin sorunların sürdüğü belirtiliyor.
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika