Haber detayı
Haberin ayrıntıları
Sonrasında yine benzer sosyal medya yorumları, benzer çirkinlikler. Yok şunu yaptı, bunu yaptı diye kendini ortaya atanlar. Kendine “haberci” diyen bazı hesapların çirkin paylaşımları... Arkadaşlar, dostlar! Bilgi kirliliği denen şey tam da bu işte. Çamur at izi kalsın tam da bu işte. Sizler bunları bir-iki dakika içinde yazıyorsunuz ama arkada büyük bir enkaz bırakıyorsunuz.
Farkında mısınız bilmiyorum ama durum çok vahim. İnsanların ailesini, onurunu, itibarını hiç düşünmüyorsunuz. Çünkü çoğu kişi hep ilk çıkana, ilk konuşulana bakıyor, sonrasını ya takip etmiyor ya da hafızasında öyle kalıyor. Bir çukur var, adı sanal medya çukuru mu, yoksa lağım çukuru mu ya da ikisi de aynı şey mi inanın bilmiyorum.
Gözden Kaçmasın Oyuncu Serhat Kılıç alkışlarla uğurlandı Haberi görüntüle Severiz böyle akustik projeleri Severiz sevmesine ama iyi yapanı da bulmak zor, değil mi? Ben müzikten anlarım, hatta iyi de anlarım, iddialıyım. Akustik furyasını da ilk başlardan beri takip ederim. Oradaki müzik hep daha temiz, daha canlı gelir bana. Birçok isim sayarım size akustik şarkılarını YouTube platformunda yayınlayan.
Fakat iyi yapan, bir elin parmaklarını geçmez. En son Ebru Yaşar başladı YouTube akustik projesine. “6+1” koydu o serinin adını. Yani 6 şarkı var, bazıları kendisinin, bazıları dile destan olan şarkılar. Onları sektörün başarılı isimleriyle söylüyor. +1 ise yepyeni bir şarkı. O sanırım en son çıkacak. İzleyince görüyorsunuz ki burada büyük bir prodüksiyon var, burada emek fazla.
Bence hem yetenekli ve genç isimlere destek olmak açısından hem de bu işin nasıl yapıldığını merak edenler için güzel hizmet Yaşar’ın yaptığı. 6’nın artı 1’i de tamamlansın, sonra en güzel, bazen melankolik, bazen de kıpır kıpır günlerinize eşlik etsin bu akustik seri... Alıştık sanki ne dersiniz? Nasıl da garip geliyordu böyle başarılar. Şimdi nasıl da alıştık 2 ayda bir kupalara!
Kadın Milli Voleybol Takımımız yani Filenin Sultanları, Avrupa şampiyonu oldu. Zaten onlardan bir madalya bekleniyordu ama rakip İtalya olunca herkes biraz da olsa temkinliydi. “Acaba altın olur mu” diyorduk... Aslında gitti gidiyordu maç. Olmayacak, canınız sağ olsun derken geri döndük. Ve unvanımızı koruyarak bir şampiyonluk daha aldık. Ellerimiz kızarana kadar alkışlamaktan başka ne yapılır ki!
Maç sonunda kaptan Eda Erdem’i dinledim... “Sadece kupa kazanmadık, Türk kadının neler başarabileceğini gösterdik” dedi. Doğru söylüyor Eda. Gençlere, kadınlara, “Biz yapamayız yahu” diyenlere öyle iyi bir örnek oldular... Kadın konusunda hassasız biz. Biliriz ki onlar ne zaman ne isterlerse ve istedikleri şey uğrunda pes etmeden yürürlerse yaparlar! Onlara ne kadar teşekkür etsek, ne yapsak, ne desek az.
İki kelime edemezlerÖzellikle futbol maçları sonrasında yorum programları çok moda oldu. Sosyal medyada, televizyon kanallarında bir sürü program çıkıyor karşımıza. Programların sayısı artınca kalitesini tutturmak pek mümkün olmuyor tabii. Hafta sonu gördüm, bazı programcılar pardon sözde programcılar internette hangi yorumu görüyorlarsa ekranda onu söylüyorlar. Çünkü iki kelimeyi bir araya getirme becerileri yok.
Gündeme pek hâkim olmayan da diyor ki; “Adam ne konuştu beee”! Aslında konuşan çoktan konuşmuş, o sadece tekrar etmiş. Saçları başları bir garip, ekran ahlakından uzak, konuşmayı beceremeyen insanları çıkarmayın lütfen ekranlara...
Kaynak: Hürriyet