Pişkin İmamoğlu’nunki ‘savunma’ değil ‘utanmazlık’
Yolsuzluk ve rüşvetten yargılanan Ekrem İmamoğlu, dört gün süren savunmasını ilk üç gün siyasi şov ve tehdit, son gün ise sorulara verdiği utanmazca cevaplarla bitirdi.
Yolsuzluk ve rüşvetten yargılanan Ekrem İmamoğlu, dört gün süren savunmasını ilk üç gün siyasi şov ve tehdit, son gün ise sorulara verdiği utanmazca cevaplarla bitirdi.

2014 yılında Beylikdüzü’nde kurduğu yolsuzluk ve rüşvet sistemini 2019 seçimi sonrası aynı kadro ve yöntemlerle İBB’ye taşıyan İmamoğlu, beraber çalıştığı ama etkin pişmanlıktan yararlanan “yol arkadaşım” dediği kişileri “hasta” ya da “yalancı” olmakla suçlarken suç örgütünün sessiz kalan yönetici ve üyelerini “muteber” ve “güvenilir” olarak tanımladı.
KASASI GÜLİBRAHİMOĞLU İLE YÜZLERCE BAZ VERDİİSKİ’den 500 milyon TL tutarındaki alacağını tahsil etmek için Ekrem İmamoğlu’nun isteği üzerine İmamoğlu İnşaat’ın genel müdürü Tuncay Yılmaz’ın araya girmesiyle 2021 yılında kurduğu Güllüce Tarım isimli şirketi üzerine Emirgan’da iki villa satın alan ve 2024 yılında da İmamoğlu şirketine devreden işadamı Ali Nuhoğlu daha önce verdiği şu ifadesini mahkeme huzurunda da tekrar etti:“2021 yılında Ekrem İmamoğlu’nun bilgisi dahilinde Tuncay Yılmaz beni aradı, bana ‘Biz burayı Ekrem İmamoğlu’na almak istiyoruz, şu anda nakit durumumuz buna uygun değil.
Kendi gayrimenkullerimizi sattıktan sonrasında sizden bu villaları almış olduğunuz şirketi olarak devralacağız’ dedi. Ben, Tuncay Yılmaz’a ‘Şirketimin durumunun iyi olmadığını, bunu şu aşamada satın alamayacağımı’ söyledim. Tuncay Yılmaz bana, ‘İSKİ’de olan alacaklarımdan ödeme çıkartılacağını bu suretle satın alabileceğimi’ söyledi.
Bu süreçte benim İSKİ’de 500 milyona yakın uzun zamandır alamadığım alacaklarım vardı. Tarafıma yapılan bir kısım ödeme ve özkaynaklarım ile Sarıyer’de bulunan iki adet villayı kurmuş olduğum GÜLLÜCE TARIM A. Ş.’ ye aldım. Bu villaları satın almamda devre kadarki süreç içerisinde bu villaların bulunduğu şirkete ilişkin tüm mali ve muhasebe, vergi tüm işlemlerinin takibini İMAMOĞLU İNŞAAT’ın yetkilileri yürütmüştür.
Bu şirketi ben 2024 yılının mart ayında İMAMOĞLU İNŞAAT’a devrettim. Devirle alakalı bu süreçte 15 milyon TL ve Beylikdüzü’nde 6+1 villa vereceklerine (toplamda 48 milyon TL) ilişkin bir sözleşme yapıldı. Bu olayların basında çok tartışılması üzerine şubat ayı içeresinde formaliteden bir ek sözleşme 87 milyon TL cari borç tanımı altında ne olduğu belirsiz ibare eklediler.”
İmamoğlu, savunmasının son gününde utanmazca şu cevabı verdi: “Sayın Başkan devredilen villa değil, devredilen bir şirket. Şirketin sahip olduğu iki ev.” İmamoğlu aynı pişkinliği, 2024 yılı yerel seçimleri öncesi villaları mal beyanında gizlediği şeklindeki soruya “Oradaki mülkümüz İmamoğlu inşaatın üzerinedir” şeklinde verdiği cevapla da göstermişti.
ERTAN YILDIZ “BÖĞÜRÜYORDU” Yetmedi kasası Murat Gülibrahimoğlu hakkında bilgiler veren yakın dostu Ertan Yıldız’ın anlattıkları ile de benzer tutum sergiledi. Ertan Yıldız’ın tutuklu olduğu dönemde ruh sağlığının bozulduğunu, koğuşta “böğürdüğünü” söyledi. Ertan Yıldız, mahkeme huzurunda da tekrar ettiği etkin pişmanlık ifadesinde İmamoğlu hakkında şunları söylemişti: “Yapılanma alanı Cebeci hafriyat alanıdır.
Bu yapının bir ayağında Fatih Keleş bulunmaktaydı. Fatih Keleş ve İbrahim Bülbüllü, Murat Gülibrahimoğlu ile birlikte Cebeci döküm sahalarından gelen sıcak paranın kontrolünü sağlıyorlardı. İBB üzerinden dolgu alanı izni Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketlerine verilmiştir. Buraya giden hafriyat yaklaşık İstanbul’un tüm hafriyatının yüzde 70’idir. Buranın yıllık cirosu 150-200 milyon dolar civarındadır.
Bu paraların bir kısmı Ekrem İmamoğlu’nundur... Ekrem İmamoğlu, döküm sahası alanındaki işlerin gayri resmi eşit ortağıdır... 2025 yılı mart ayı gibi de kendisi yurtdışına kaçtı. Londra’da olduğunu duydum. Londra’da ciddi bir parası olduğunu, bu paraların da yarısının Ekrem İmamoğlu’nun olduğunu tahmin ediyorum” demişti.
Duruşma savcısı, mahkemede Murat Gülibrahimoğlu’nu tanımadığını söyleyen İmamoğlu’na “Sanık Gülibrahimoğlu ile telefonlarınız 2020-25 yılları arasında yüzlerce kez sıfır metre baz veya sıfır-elli metre arasında ortak baz vermesi konusunu nasıl açıklıyorsunuz? Yine aynı zamanda 2024 yılında Bodrum’da bir baz birliğiniz var. Bu konu hakkında bir diyeceğiniz var mı?”
şeklindeki soruya da “Onu Telekom’a sorun ya da o işten sorumlu bakanlığa sorun. Ben o işten anlamam” diye cevap verdi. “DİK DUR BİZİ SATMA” NOTU Mahkeme Başkanı, İmamoğlu’nun sıvacısı Adem Soytekin’in 16 Haziran 2025 tarihi ifadesinde, “... cezaevinde avukatlar aracılığıyla şahsımı ciddi baskılar, milletvekili teklifi yapılarak susturulmaya çalışıldım.
Hatta el yazısıyla Ekrem İmamoğlu’na ait notlar tarafıma okutularak susturulmaya çalışıldım. Hatırladığım notlardan birisi de ‘Adem dik dur, bizi satma’ içerikli nottur’” dediğini hatırlatarak, “Siz böyle bir not gönderdiniz mi Adem Bey’e?” diye sordu. İmamoğlu, pişkince ve utanmadan şu cevabı verdi:“Hatırlıyorum durum, ama dik dur güzel laf yani. Yan durma dik dur, güzel laf yani. Beğendim. Demişsem demişim.
Öyle öyle bir not demedim, yazmadım ama dik dur güzel laftır yani. Hani durup durmama kendi takdirine. Keşke herkes dik dursa, horan dik oynanır bizim orada da Sayın Başkan. Belki oradan aklıma gelmiştir...” İmamoğlu, avukatı aracılığıyla gönderdiği mesaj hakkında net cevap vermek yerine aklınca alay ederken; mesajın “bizi satma” bölümü için bir şey uyduramamış anlaşılan.
Usulsüz üniversite diplomasından yolsuzluk ve rüşvet davasına kadar hakkındaki iddialara net cevap vermeyen İmamoğlu’nun bu savunması benim için hiç şaşırtıcı olmadı. Ama artık yalanlarının ve şovunun sonu görünüyor.
Kaynak: Hürriyet


