Perşembenin gelişini siz hazırladınız!
“Bunlardan biri Nuşirevan ’ın büyük oğlu, diğeri de veziridir. Bunlar, buraya gelen iki Arap’ı soymuşlar.
“Bunlardan biri Nuşirevan ’ın büyük oğlu, diğeri de veziridir. Bunlar, buraya gelen iki Arap’ı soymuşlar.

Nuşirevan, ceza olarak ikisini de asarak idam etti.” Bizim İslamcılar Halife Ömer ile Şam valisi arasında geçtiğini söyledikleri menkıbeyi yıllarca anlatıp “Bilesin ki ben Nuşirevan’dan daha az adil değilim” dediler. Gelgelelim...
Hayatlarında Halife Ömer’in verdiği adaleti geçtim, içlerindeki bir azınlık dışında kimseye gül yüzünü göstermediler. Herhalde konuyu anladınız. Fatma Betül Sayan Kaya ’nın dört ayda garip gurebadan vurduğu 2 milyar 200 milyonu ifşa olunca iade etmesinden söz ediyorum. Ortaya çıktığında aklıma beş yıl önce yaşadıklarım geldi. İçimden “O gün doğru olanı yapsaydınız bugün bu noktada olur muyduk” dedim.
İŞE GİRDİĞİ GİBİ BURS Şöyle anlatayım. 15 Ağustos 2019 tarihinde eski AKP milletvekili Ravza Kavakçı Han ’ın İBB’den aldığı burstaki olağandışılıkları yazmıştım. Ardından Kavakçı açıklama yapıp “yalnız olmadığını” söyledi, “Burs almaya hak kazanan 39 kişi arasında bulundum” dedi. İşte bu açıklamanın ardından İBB müfettişleri diğer 38 kişinin peşine düştü.
Özetle; birilerine İBB’de burs adı altında ayrıcalık yaratılıp yaratılmadığını, kamunun zarara uğratılıp uğratılmadığını araştırdı. Sonucunda, Teftiş Kurulu Başkanı Abbas Yaşar ’ın imzasıyla, 30 Kasım 2021 tarihli rapor ortaya çıktı. Doğru hatırlıyorsunuz. Raporda Fatma Betül Sayan Kaya da vardı.
Onun hikâyesi özetle şöyleydi: - Kaya, önce 14 Kasım 2008 tarihinde, İSBAK AŞ’de elektrik/elektronik mühendisi olarak işe alınmıştı. - Kaya, işe girmeden önce ABD’nin New York şehrinde bulunan NYU-Polytechnic Üniversitesi’nde yüksek lisans için kabul almıştı. İş başvurusu ile beraber burs başvurusu da yapmıştı.
- Şirkette işe alındığı gün olan 14 Kasım 2008 tarihinde, İBB şirketinden talep ettiği burs uygun görüldü, yurtdışı eğitim bursu sözleşmesi imzalandı. Sözleşmede Kaya’nın yanı sıra, kefilleri olarak babası Ramazan Sayan ve ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak’ın da imzası vardı. - Kaya, eğitimi devam ederken 1 Nisan 2010 tarihinde, İSBAK AŞ Genel Müdürlüğü’ne başvurarak “özel nedenlerden dolayı” ücretsiz izin talep etti.
1 Nisan-21 Mayıs 2010 arası özel izin verildi. OKULU BIRAKTI AMA... - İSBAK AŞ’ye 21 Mayıs 2010 tarihinde verdiği dilekçesinde; “yaşadığı güçlükler ve sağlık sorunları nedeniyle” eğitimini devam ettiremez duruma geldiğini söyledi. Bu durumda, 14 Kasım 2008 tarihli sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekiyordu. Ancak bunun yerine 21 Mayıs 2010 tarihinde 9 maddeden oluşan ek sözleşme yapıldı.
- İş akdi sözleşmesi 1 yıl süreyle askıya alındı. Ek sözleşme ile de yurtdışı eğitim sözleşmesinin süresi de 1 yıl uzatıldı. - İBB müfettişleri; İSBAK AŞ İnsan Kaynakları Müdürlüğü’nde şef olarak görev yapan Hüseyin Özdemir ile İştirakler Koordinasyon Müdürü Hasan Özçelik ’in, 4 Temmuz 2011 ile 18 Ekim 2011 tarihleri arasında, kurum e-postası aracılığıyla konu üzerine yaptıkları yazışmaları inceledi.
Aradan 1 yıl geçmişti. Bu yazışmalarda, Sayan Kaya’nın görevine başlamadığı anlatılıyor, ne zaman işbaşı yapacağına ilişkin bilgi talep ediliyor, ancak bir türlü alınamıyordu. - SGK kayıtlarında, Fatma Betül Sayan Kaya’nın İSBAK AŞ’de 14 Kasım 2011 tarihinde tekrar işe alındığı, 1 Nisan 2015 tarihli dilekçe ile istifa talep ettiği, 20 Nisan 2015 tarihinde işten resmen ayrıldığı görülüyordu.
PARA GERİ İSTENDİ - Sayan Kaya’ya, yurtdışı yüksek lisans eğitim sözleşmesi kapsamında, İSBAK AŞ tarafından, toplam 85 bin 791 dolar ve ayrıca 20 bin 289 lira ücret ödendiği hesaplandı. - İBB’nin müfettiş raporu, 3 temel ihlal tespit etmiş. Birincisi, başlangıçta sözleşme yapılırken İSBAK AŞ Yönetim Kurulu’nun yurtdışı eğitim bursu kararına uyulmamıştı.
İkincisi, ilk sözleşmeye göre bursiyerin şirketin kendisi için üstlendiği masrafları tazmin etmesi gerekirken bursiyer ile ek sözleşme yapılmıştı. Üçüncüsü, Sayan Kaya’nın eğitimi bitince İSBAK AŞ’de çalışması gerekiyordu. Başka bir yerde çalışamazdı. Ancak bunun olmadığı, bizzat Sayan Kaya’nın özgeçmişiyle itiraf ediliyordu: “... 2009 yılında AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildi.
2010-2012 yılları arasında Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Genel Başkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ’ın danışmanlığını yürüttü. 2012 yılında yapılan kongreyle tekrar AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi olarak seçildi ve AK Parti İstanbul Tanıtım Medya’dan sorumlu il başkan yardımcılığına atandı...”
Sonuç olarak İBB, dönemin İSBAK AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karahan ’ın da aralarında olduğu 13 kamu görevlisi hakkında, 6 Aralık 2021 tarihinde, savcılığa dosya sundu. Bunun dışında söz konusu memurlarla birlikte, Sayan’dan ve aile üyesi kefillerinden; 20 bin 289 lira ve 85 bin 791 doları ve masrafları, yasal faiziyle birlikte talep etti. DOSYA NASIL KAPATILDI İşte o günlerde yazdığım bu dosya ne oldu diye baktım.
Kamuya yansıyan kısmını biliyorsunuz. Fatma Betül Sayan Kaya’nın peşine düşen İBB’nin CHP’li yönetimine başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere operasyonlar yapıldı, tutuklu yargılandıkları davalar açıldı. Peki Fatma Betül Sayan Kaya? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 16 Haziran 2022’de Fatma Betül Sayan Kaya’nın bursu ile ilgili yapılan şikâyette “Kovuşturmaya yer yok” kararı verdi. “Ya para” derseniz...
Bunun için de İş Mahkemesi’nde dava açıldı. Davada neler olduğunu İBB’nin temyiz dilekçesinden yorumsuz aktarayım: “8 Haziran 2023 tarihli duruşmada dosyayı bilirkişiye tevdi edeceği yönünde karar kuran yerel mahkeme, dosyayı tevdi edecek bir bilirkişi aylarca bulamamıştır. Dosya aylarca bilirkişiye gitmek için beklemiştir.
Akabinde ise dava açıldıktan 17 ay sonra davalılardan Fatma Betül Sayan Kaya’nın vekili, tebligatın yanlış olduğunu belirten bir dilekçeyi yerel mahkemeye sunmuştur.
Yerel mahkeme, TBMM Başkanlığı’na müzekkere yazmış ve TBMM Başkanlığı vermiş olduğu cevabında, tebligatı alan kişinin davalılardan Fatma Betül Sayan Kaya yanında çalışan danışmanı olduğunu belirtmiş olmasına rağmen, tebliğden 16 ay sonra yapılan itiraz kabul edilmiştir.” Sonunda İş Mahkemesi davayı usulden reddetti. Dosya iki yıldır temyizde.
Sonuç olarak Fatma Betül Sayan Kaya, “okul okumak için” aldığı burs parasını kamuya geri ödemedi. Dahası... Yine mahkeme kararlarıyla hakkındaki burs haberlerini de erişime engelletti. Eğer o gün gereği yapılsaydı, “bizdendir” diyerek siyaset ve yargı el ele vererek dosyayı kapatmasaydı, burs için verilen para kamuya geri ödenseydi...
Kaynak: Cumhuriyet Son Dakika


