Özgür Özel'den Erdoğan'a 'fon vurgunu' tepkisi: 'İçerideki tutukluları da dışarıda koruduklarını da o atamış durumda'
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yozgat'ta yaptığı konuşmada 'fon' vurgununda sorumlunun AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'da olduğunu bir kez daha altını çizdi. Özel, "İçerideki tutukluların hepsini de o atamış, dışarıda koruduklarının hepsini de o atamış durumda" dedi.
Özgür Özel'den Erdoğan'a 'fon vurgunu' tepkisi: 'İçerideki tutukluları da dışarıda koruduklarını da o atamış durumda'
Haber detayı
Haberin ayrıntıları
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Yozgat İl Başkanlığı ön seçimine katıldı. Özel, burada partililere bir konuşma yaptı.
Sermaye piyasalarında açığa çıkan dev 'fon' vurgununa değinen Özel, olayın boyutunun 6 Şubat depremlerinin daha büyük hasar yarattığına dikkat çekerek "Hiç sorumlu aramayın oradan-buradan. Sorumlu; Recep Tayyip Erdoğan. Niye sorumlu? Bir, orada yönetenleri tek tek atayan biri, altında ne benim imzam var ne Devlet Bahçeli’nin ne de herhangi bir partinin Genel Başkanı’nın. Hepsinin altında imzası var" dedi.
Image
Özel ayrıca partisinin örgütlenme çalışmasında gelinen noktayı da "Buradan müjdelemek isterim ki arkadaşlar çalışmaları yapıyorlar, dijital demokratik katılım için. Cep telefonlarınızda partinin şimdi 770 bin üyesi var, 1 milyona doğru gidiyoruz Allah’ın izniyle. Kritik kararlarda size danışacağımız, görüşünüzü alacağımız, ‘Çok sıkıştık. Bu hafta sonu bütün üyeleri toplayın bütün ilçelerde, şu konuyu bir karara bağlayın’ diyeceğimiz, doğrudan sizinle birlikte yol yürüyeceğimiz bir anlayışın içindeyiz" diyerek açıkladı.
“Bugün partimiz için önemli, günü geldiğinde hatırladığında Türkiye siyaseti için de çok kıymetli ve geri dönülemez bir adımı hep birlikte atıyoruz. YENİ Parti kurulmadan önce üyelerimize, ‘Tüzüğümüzde ne değişsin?’, ya da ‘Bu partinin üyeleri ile bütünleşmesi için, daha etkili siyaset yapması için ne gerekir?’ diye konuştuğumuzda hep delege sisteminden şikayet edilir ve üyelerin doğrudan söz sahibi olması talep edilirdi. Ancak buna çok kestirmeden, ‘Siyasi Partiler Kanunu buna izin vermez’ diyerek yanıtlar verilir ve hepimizin bildiği, kendimize haksızlık etmeyelim, mahallelerde, sandık kurduğumuz büyükşehirlerde, olanaklı olan ilçelerde delegelerimizi mümkün olduğu kadar seçimle tespit ettiğimiz ama sonucundan kimsenin memnun olmadığı bir sistem vardı. Buradan açıkça söylemek isterim. Örneğin Yozgat’taki AK Parti’nin üyelerine, MHP’nin üyelerine, sesimin ulaştığı Türkiye’deki diğer partilerin üyelerine şunu söylemek isterim. Partiye üyesiniz, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin o üyeye il başkanı, ilçe başkanı, genel başkan sorduğunu duydunuz mu? Bir yerde oturulur, Siyasi Partiler Kanunu’nun gerektirdiği delege işlemleri elle yazılır. Sonra salonlarda kimin, nasıl belirlediği bilinmeyen delegelerin hızlı yaptığı kurultaylarla Ankara’dan sayısı teke indirilmiş ilçe başkanları, il başkanları belirlenir ve dakikalar içinde o kongreler tamamlanır geçer. Biz daha demokratiğini yapmaya çalışırdık ama aksar dururdu. Şikayet çoktu. YENİ Parti kurulduğunda bize sordular, ‘YENİ Parti’de ne olacak yeni?’ Dedik ki ‘Baştan aşağı yepyeni olacak.’ Bir kere bu partinin eskisi yok. Bu partinin kıdemlisi, kıdemsizi yok. Hepimiz yeniyiz, hepimizin ruhu yeni, yürüdüğü yol yeni, hedefi belli, iktidar yolunda yepyeni bir yürüyüşü hep beraber başlatıyoruz.”
“İlk grup toplantısında müjdeledim. Dedim ki ‘Her ne kadar Siyasi Partiler Kanunu doğrudan cevaz vermese de biz belki biraz yorularak, biraz fazla çalışarak bu işi bambaşka bir yere getireceğiz.’ Elbette örneğin gelecek hafta Yozgat’ın resmi kongresi yapılacak ve Siyasi Partiler Kanunu’nun talep ettiği delegeler bu salonda yine usulüne uygun oylar kullanacaklar. Ama biz o salonda kimin il başkanı olduğunu doğrudan, bütün üyelerimizle bir hafta önce yapacağımız bir ön seçimle belirleyeceğiz. Orada demokratik bir yarış olacak ve bu partide üye söz, yetki ve kararın sahibi olacak. İlçe başkanını üye seçecek, il başkanını üye seçecek, Genel Başkan’ı üye seçecek. Bundan 15 gün önce uçaktan indim, İzmir’de ayağımı bastığım ilk ilçe Gaziemir. Oranın ilçe kongresine gittim. İlçe kongresinde iki aday yarıştılar; yarışın sonunda biri kazandı, diğeri kaybetmedi. Çünkü üye artık böyle şeylere izin vermez. Birisi daha çok oy aldı, biri daha az oy aldı ama orada YENİ Parti kazandı. Ardından Bornova’da ve Manisa’da kendi ilçemde, ertesi gün Balıkesir’de, akşamüstü İstanbul’da ilçe kongrelerine katılarak üyelerimizin coşkusuna tanık oldum. Şimdi bu hafta, şu dakikalarda tüm Türkiye’de il başkanlıkları seçimleri için 830’un üzerinde örgütlendiğimiz ilçenin üyelerinin geldiği, adayları dinlediği toplantılar yapılıyor. Yarın herkes kendi ilçesine gidecek, buraya gelen, gelemeyip ilçesinde olan, kendi ilçesinde kurulacak sandıkların başına varacak ve attıkları oylarla il başkanlarını belirleyecekler. Ben bu tarihi ilk adımı Yozgat’tan sizinle birlikte atmak istedim. Hepinize hayırlı, uğurlu olsun.”
“Bugün milletimizin önüne koyduğumuz yeni siyasetin, yani üyenin söz, yetki, kararın gerçek sahibi olduğu yeni siyaset anlayışının ilk adımını Yozgat’ta hep birlikte atıyoruz. Biliyorsunuz, partimiz normal şartlarda, güle oynaya ve kendiliğinden kurulmadı. Türkiye’nin kurucu partisi ve Türkiye’nin kurulduğu gün birinci partisi, son seçimlerin birinci partisi, 47 yıl sonra son yapılan seçimlerin birinci partisi, AK Parti’yi ilk kurulduğundan beri ilk kez yenen son seçimlerin partisi, bizim partimiz; maalesef iktidarın görevlendirdiği birtakım yargı mensuplarının hiçbir kurala, kanuna dayanmayan, bütün partiler kabul ediyor ki Türkiye siyasi tarihinde olmamış ve olmayacak olan, olacak olsa bütün sistemi darmadağın edecek olan saçma sapan bir butlan kararıyla elimizden alınıp, seçilmişler gönderilip, sizin seçtikleriniz gönderilip yerine seçilmemişlere, kazanmamışlara, yenilgiye alışmışlara teslim edilmeye kalktı. İlk önce partimiz için büyük bir mücadeleye giriştik. İlk andan itibaren Yozgat ki partimizin aldığı mütevazı oylardan, partimizin Yozgat’taki oy oranından, üye sayısından dolayı Türkiye’de zaman zaman da haksızlığa uğrayan, birilerinin uzaktan eleştirdiği ama benim potansiyelini bildiğim, insanının sıcaklığını bildiğim, sizin emeğinizi, gayretinizi bildiğim Yozgat; ilk günden beri AK Parti’nin, bir siyasi partinin önce Cumhurbaşkanı adayını, adaysızlaştırarak partiyi, sonra partiyi lidersizleştirmeye çalışarak, partiyi kurumsuzlaştırmaya çalışarak yaptığı darbe girişimine karşı yanımızda, ‘arkamızda’ demiyorum, yanımızda, omuz başımızda dimdik durdu. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.”
“İşte hal böyle olunca iki ay mücadele ettik. Ancak baktık ki bizim azmimiz çoktur ama onlarda da bitecek bir kötülük hesabı yoktur. Millet önce ‘Bu partiyi kimselere vermeyin’ diyordu sokakta, sonra attığımız her adımda şöyle demeye başladılar, ‘Yeniyi kurun, yeni bir parti kurun. Yürüyün, arkanızdayız’ dediler. Milletin elindeki pusulayla, onun gösterdiği yöne, onun işaret ettiği yolda yürüdük. Yeni bir yol bulamadık belki ama yepyeni bir yol açtık. Talimatını milletin verdiği, adını bizzat meydanlarda milletin koyduğu, bütçesini milletin oluşturduğu ve bugün sokak sokak, meydan meydan milletimizle birlikte büyüttüğümüz YENİ Parti’yi sizlerle birlikte kurduk. Hepinizin eline sağlık, emeğine sağlık, yüreğine sağlık. İşte Yozgat’ta yani 19 Mart darbesinden sonra, ‘Efendim Türkiye ayakta diye bakmayın. Kadıköy ayaktadır, Avcılar ayaktadır, Maltepe Meydanı ayaktadır, İzmir Gündoğdu ayaktadır, Samsun İlkadım ayaktadır da Anadolu ne haldedir?’ diye merak edenlere gelip de burada Yozgat tarihinin en büyük mitingini yaptığımız, birilerinin dolduramadıkları meydanın başını, sonunu, kıyısını, köşesini doldurup taşırdığımız, üzerinden fotoğrafımızla Türkiye’deki bütün çiftçilere kasketimizi salladığımızı o günden sonra elbette açılışı, başlangıcı yine Yozgat’tan yapacaktık. Elbette Yozgat’tan yapacaktık. Herkes şunu bilsin Yozgat artık kimsenin kalesi değildir. Yozgat milletin kalesidir. Yozgat yeni siyasetin kalesidir.”
“İşte bu heyecan, bu mücadele, bu azim Yozgat’ta YENİ Parti’ye kurulduğu günden bugüne, iki ay içinde 2 bin 912 üye kazandırdı. Bugün 2 bin 912 üyemiz yeni dönemde YENİ Parti’nin il başkanlığına talip olan iki adayımızın arasında oturuyorum. Bir tarafımda Abdullah Yaşar Başkanımız. Hem geçmiş dönemlerde Osmanpaşa iki dönem belediye başkanımız, hem son 10 yıl birlikte partimize ben Grup Başkanvekiliyken ve son üç yılında Genel Başkan olarak, o İl Başkanı olarak birlikte hizmet ettiğimiz, hem butlan sürecinde hem parti kuruluş sürecinde kurucu İl Başkanı olarak da görev yapan Abdullah Yaşar Başkanım var. Diğer tarafta, yanımda Berkay Apsalmış kardeşim, geçen dönem Sarıkaya Belediye Başkan adayımız olan ve henüz 32 yaşında, YENİ Parti’nin mücadelesinde geçmişte birlikte yürüdüğümüz, partimizden gelirken bir dakika tereddüt etmemiş gençlerden bir tanesi. İkisi yarışacak. Şimdi bana sorsanız seçimin, kurultayın ertesi sabahı ilk toplantıda adını andığım Abdullah Başkan orada. Benim için ‘Rahmetli o gün İl Başkanımız Ferdi Zeyrek neyse bundan sonra Abdullah Başkan da o gün odur’ dediğimiz, o günden beri birlikte mücadele ettiğimiz yol arkadaşımız. Diğer tarafta pırıl pırıl 32 yaşında siyaset bilimci bir genç arkadaşımız. Kardeş ne zor karar. Tecrübe mi gençlik mi? Ne zor karar, ne yapmak lazım? İşte bu kararları bir kişi doğru veremez, bir kişi yanılır, bir kişi yanlış yapabilir. Ama 2 bin 912 kişinin aklından yanlış karar çıkmaz. Söz sizde, yetki sizde, karar sizde.”
“Bunu sadece önceki partimizle ilgili söylemiyorum. Çok mücadeleler verdik. Ama Türkiye’deki eski siyasette kararı verenler yukarıda, bedeli ödeyenler aşağıdaydı. Önceki partimizde de öyleydi. Kararı verenler yukarıda, şikayet edenler aşağıdaydı. Yeni siyasette aşağıdakiler kararı alacak, yukarıdakiler hesabı verecekler. Gerekirse millete hesap verecekler, gerekirse üyeye hesap verecekler. O yüzden bugün Yozgat’ta sizinle birlikte öyle bir yol açıyoruz ki artık Türkiye siyasetinde hiçbir şey bugünden öncesi gibi olmayacak. Her şey yepyeni, her şey bambaşka olacak. Bizim eski siyaset dediğimiz, bir anlayış meselesidir aynı zamanda. Eski siyasette kararları tepede oturanlar alır, denetlenmez. Liyakatin yerini sadakat alır. Kamu imkanları iktidarın malı gibi görülür. Devlet ile parti birbirine karışır. Böyle olunca siyasetçiler de kibrin esiri, kibrin sahibi olur. İşte bugün AK Parti’nin temsil ettiği kibirli siyaset, bu anlayışın eseridir. Bugün Yozgat’ta sokakta AK Parti’nin üyesi ‘Ya 25 yıl önce bu parti bunun için kurulmadı’ diyorsa işte bu denetimsizlikten, bu eşitsizlikten, bu liyakatsizlikten, en sonunda ortaya çıkmış bu kibirden bahsediyordur. YENİ Parti kibirlilerin yukarıda oturmadığı, kararın yukarıdan verilmediği, göz hizasında siyaset yapıldığı, elini uzatanın liderine dokunabildiği, herkesin milletin omzuna, koluna dokunarak siyaset yaptığı bir partidir.”
“Değerli Yozgatlılar, bizim ‘yeni siyaset’ dediğimiz şeyin üçayağı var. Bunlardan birincisi, siyaseti millete vermektir. Yani gönlümden geçenin değil, sandıktan çıkanın kazanması, herkesin buna saygı duyması, üyeye, seçmene, milletin kararına güvenip saygı duymaktır. Kimsenin milletin oturduğu koltuğa kök salmamasıdır. Seçimle gelenin seçimle gitmesidir. Dönem kurallarının gerçekten hayata geçirilmesi ve mutlaka uygulanmasıdır. YENİ Parti’de katı dönem kuralları vardır. İki dönem, üç dönem. Milletvekilleri için iki dönem ve parti yönetimi için üç dönem kuralı vardır. Ama bu kurallardan muaf bir kişi vardır. O da Genel Başkan’dır. Yani ‘Genel Başkan kurala mı tabi olacak?’ değil. Onun kuralı kendisine özeldir. Genel Başkan bir seçime partisini soktu, seçimi kazandı, ne aladır. Kaybederse dönem bitmiştir, evine gitmiştir. Ya kazanacaktır, ya bırakacaktır. Zira 14 kere üst üste kaybedip milletin umutlarını kırandan, kaybettiği seçimden ders almayıp millete kafa tutandan Genel Başkan olmaz, bu millete fayda gelmez. İkinci kural, devletin kapılarını millete açmaktır. Bugün devletin kapısına parti rozeti asılmış, devletin kapısına ampullü bayrak takılmıştır. Adalet kapısına, gelir kapısına bir partinin bayrağı asılmıştır. Devletin kapıları bir partiye açık, millete kapalıdır. Biz devletin kapılarını 87 milyona açmaya geliyoruz. Buradan AK Parti’nin zaman 12-13 milyon diye duyurduğu üyelerine de sesleniyoruz. AK Parti’nin üyesi olmak devletin kapısından girmeye yetmiyor. Torpil için yukarıdan tanıdık bilmek lazım. Garibanın çocuğuna bir şey olmuyor. Zenginleşmek için tepede, sarayda yanında olmak, aileden olmak, eş-dost olmak lazım. Sana bir fayda olmuyor. O yüzden burada, Yozgat’ın AK Partililerine sesleniyorum. Sizin eğer tepedekilerden değil aşağıdakilerdensen, geçinemiyorsan, pancar parasından - süt parasından şikayet ediyorsan, 100 liralık mazotla baş edemiyorsan, 23 bin liralık emekli maaşıyla geçinemiyorsan; sen onlardan değilsin, sen bizdensin. Gel yanımıza, ülkenin kaderini birlikte değiştirelim.”